Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Trendyol Süper Lig’in 25’inci haftasında deplasmanda Rizespor’a 1-0 mağlup oldukları karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Maçın genelinde iyi mücadele ettiklerini ifade eden Uğurlu, basit bir hatanın sonucu belirlediğini belirterek, “İç saha performansımızı dışarıya da yansıtmak istiyorduk. Bunun için sahaya çıktık. İyi de hazırlandık. Son iki haftayı çok iyi geçiren, her geçen hafta üzerine koyan bir Rizespor takımı vardı. Özellikle kanatları ve merkez orta sahasıyla etkili olan bir ekip. Bu noktalara önlem aldığımızı düşünüyorum. Maça da iyi başladık ancak çok basit, olmaması gereken seviyede bir penaltı ile gol yedik. Ondan sonra oyundan düştüğümüzü düşünmüyorum. İlk yarıda oyuna daha çok hakim olan, topla daha fazla oynayan taraf bizdik. Gol bulabilirdik. İkinci yarıda risk aldık, ön bölgede daha kalabalık oynadık. Bu riskleri alınca pozisyon da veriyorsunuz. Kenar ortalarıyla sonuca gitmeye çalıştık ama olmadı. Bazen futbol şansının da yanında olması gerekiyor. Bugün o gün değildi. Ancak hiçbir zaman pes etmedik, etmeyeceğiz. Ligde kalacağımıza maç öncesinde ne kadar inanıyorsak şimdi de aynı şekilde inanıyoruz” dedi.
‘Etkilendiklerini düşünüyorum’
Uğurlu, Türk futbolunda son dönemde sıkça tartışılan yabancı hakem konusu hakkında da dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Türk hakemlerine güvendiklerini vurgulayan tecrübeli teknik adam, hakemlerin baskı altında kaldığını düşündüğünü belirterek, “Türk hakemlerine güveniyoruz, hep bunu söyledik. Onlar kalsın, onlar yönetsin isteriz. Ancak dediğimiz gibi olmuyorsa, nasıl yabancı teknik direktör varsa, yabancı başkan varsa, yabancı futbolcu varsa son zamanlarda diyeyim, Türkiye’ye yabancı hakem gelmesi de gerekebilir. Çünkü hakemlerin bazı konularda etkilendiklerini düşünüyorum. Şunu özellikle söyleyeyim, yabancı hakem bizim hakemlerimizden daha iyi demiyorum. Bu yanlış anlaşılmasın. Bizim de çok iyi hakemlerimiz var. Ancak maçlara göre, rakibe göre etkilendiklerini düşünüyorum. Türkiye’de gözler biraz yukarıda. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi büyük kulüpler Türkiye’nin kalbi olarak görülüyor. Tabii ki bunların büyük camialar olduğunu anlıyorum. Ancak biraz aşağıya bakıldığında, kafayı çevirdiğinizde asıl ihtiyacın alt sıralardaki takımlarda olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.