Sapan dua bilir mi?

Abone Ol

Antalya Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu’nun (ASKF), Ramada Otel’de düzenlediği, “Amatörler Dayanışma Yemeği’ne” gittim. Kapıdan içeriye girdim, ilk karşılaştığım kişi, CHP 4. sıra Milletvekili adayı Yıldıray Sapan.
8 kişilik masada eşiyle baş başa oturan milletvekili adayımıza tebessüm edip, kafamla, “İyi akşamlar” dercesine selamımı verip, şahsıma ayrılmış olan hemen arka taraftaki masaya gidip oturdum.
Benim oturduğum masada kimler var?
Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Meral Gültekin, Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Hasan Subaşı, Gazeteciler Cemiyeti eski başkanı Erdoğan Kahya, Beyaz Gazetesi imtiyaz sahibi ve gazeteci Ahmet Dökdök.
Aradan belli bir zaman geçti. Geriye döndüm, Yıldıray Sapan’ın eşiyle baş başa oturduğu masaya baktım.
8 kişilik masada onlardan başka hala kimse oturmamıştı.
Hasan Subaşı, Ahmet Dökdök ve Erdoğan Kahya’ya dönüp, “Allah hiç kimseyi Sapan’ın düşürdüğü duruma düşürmesin. Koca masada hala tek başlarına” dedim.
Antalya’da CHP’nin 4. sıra milletvekili adayı olacaksın. Katıldığın bir yemekte masana kimse gelip oturmayacak. Koca salonda tek başına geceyi tamamlayacaksın.
Yıldıray Sapan için bu durum garip olmayabilir fakat, bana garip.
Hazır garipliğe girmişken.,
Antalya CHP 4. sıra milletvekili adayı Yıldıray Sapan dün basın toplantısı düzenledi.
Toplantı daveti CHP Kepez İlçe Teşkilatı’ndan çekilmiş.
Sapan’ın basın toplantısı yaptığı yer, CHP İl teşkilatı.
Genel seçimlere çok kısa bir süre kaldığı şu ortamda, senin bir tane seçim ofisin mi yok?
Basın danışmanın mı bulunmuyor.
Diyelim ki, “Yıldıray Sapan gariban ve mecburen teşkilatları kullanmak zorunda kaldı. CHP eski genel Başkanı Deniz Baykal olmasa, Yıldıray Sapan İl teşkilatında basın toplantısı yapabilir miydi?
Sapan’ın basın toplantısı daveti geldiğinde, bir gazeteci olarak gece yarısına kadar o toplantıya gitmeye kararlıydım.
Sabah kararımdan caydım.
Eğer ki o toplantıya gitmiş olsaydım. CHP’nin 4. sıra milletvekili adayı Yıldıray Sapan’ın dünkü basın toplantısında elleri titreyerek okuduğu basın açıklamasının, 3’ncü paragraf, 15’nci satırındaki, rahmetli İsmet İnönü’nün sözü olan, “Bu ülkede namusluların namussuzlar kadar cesaretli” ibaresini okuduğum an.,
“Bu ülkede namustan bahsedecek olan en son kişi sensin” der, beraberimde getirdiğim Yıldıray Sapan’ın eşinin Demircikara Karakolu’nda verdiği ifade tutanağını yüzüne fırlatır, kendim açısından o toplantıyı o an bitirirdim de, ondan Sapan’ın toplantısına gitmemeye karar verdim.
Yıldıray
Sen dua bilir misin?
Biliyorsan eğer
Senin mübarek Cuma günü yapman gereken şey basın toplantısı olmamalıydı!.
Yapman gereken şey, o mübarek günde Muratpaşa Camii’ne gidip, Deniz Baykal için 7 kere kulfallah okumak olmalıydı.