Güncel

SAYD’dan ‘Coğrafi Veri İzni’ tepkisi: ‘Bugün acentalar, yarın tüm iş dünyası’

SAYD, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın web sitelerinde konum bilgisi kullanan işletmelere yönelik ‘Coğrafi Veri İzni’ uygulamasına sert tepki gösterdi. Dernek, uygulamanın yalnızca seyahat acentalarını değil, bankalardan otellere, restoranlardan taşımacılık şirketlerine kadar tüm ticari işletmeleri etkileyecek yeni bir mali yük oluşturacağını savundu

Abone Ol

Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği (SAYD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Gem tarafından yapılan açıklamada, 7221 sayılı Kanun kapsamında uygulanmaya başlanan coğrafi veri izin sürecinin, dijitalleşmeyi teşvik etmek yerine cezalandırdığı ileri sürüldü. Açıklamada, müşterilerine adres veya konum bilgisi sunmak amacıyla internet sitelerinde harita kullanan işletmelerden lisans bedeli talep edilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.

‘İlk hedef seyahat acentaları oldu’

Açıklamada Bakanlığın uygulamayı ilk olarak seyahat acentaları üzerinden başlattığı belirtilirken, bunun yalnızca turizm sektörünü ilgilendiren bir konu olmadığı vurgulandı. SAYD, mevcut yorumun devam etmesi halinde web sitesinde konum bilgisi paylaşan banka şubeleri, restoranlar, oteller, taşımacılık firmaları ve birçok işletmenin de aynı yükümlülüklerle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti.

‘TÜRSAB süreci yönetemedi’

Açıklamanın en dikkat çeken bölümü ise TÜRSAB yönetimine yönelik eleştiriler oldu.

SAYD, TÜRSAB’ın idareden gelen düzenleme karşısında gerekli hukuki ve idari girişimleri zamanında yapmadığını savunarak, üyelerine yalnızca bilgilendirme yapmakla yetindiğini öne sürdü. Dernek, bu yaklaşımın yalnızca seyahat acentalarını değil, tüm ticari sektörler açısından tehlikeli bir emsal oluşturduğunu iddia etti.

Otel sektörü ve TOBB’a çağrı

SAYD, konaklama sektöründeki meslek örgütlerinin de konuya sessiz kaldığını belirterek, bugün seyahat acentalarını ilgilendiren düzenlemenin yarın otelleri de kapsayabileceğini ifade etti. Açıklamada ayrıca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile ticaret odalarına da çağrıda bulunularak, milyonlarca işletmeyi ilgilendiren bu düzenleme karşısında girişimde bulunmaları istendi.

‘Yerli işletmeler cezalandırılıyor’

SAYD, uygulamanın esas veri üreticisi olan küresel teknoloji platformları yerine, bu verileri yalnızca kullanan yerli işletmeleri hedef aldığını savundu. Dernek açıklamasında şu görüşlere yer verildi: “Uluslararası teknoloji şirketleri Türkiye’ye ait konum verilerini işlerken herhangi bir mali yükümlülükle karşılaşmazken, aynı verileri sadece müşterisini bilgilendirmek amacıyla kullanan yerli işletmeler ağır lisans bedelleriyle karşı karşıya bırakılıyor. Bu yaklaşım kendi esnafını cezalandırmaktır.”

Seyahat acentalarına yol haritası

SAYD, sektör temsilcilerinin hak kaybı yaşamaması için de çeşitli önerilerde bulundu. Seyahat acentalarına Bakanlık sistemine doğrudan kayıt yaptırmamaları, web sitelerinde doğrudan harita verisi depolamaktan kaçınmaları, tüketiciyi bilgilendirme amacıyla kullanılan konum bilgilerinin hukuki niteliğini açıklayan notlar eklemeleri ve olası tebligatlar karşısında süresi içerisinde idari itiraz ve dava haklarını kullanmaları tavsiyesinde bulunuldu. SAYD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Gem, dernek olarak sektörü ilgilendiren idari düzenlemeleri yakından takip etmeyi sürdüreceklerini belirterek, kamuoyunu bilgilendirmeye ve sektör temsilcilerine hukuki yol göstermeye devam edeceklerini ifade etti.

İşte SAYD’ın açıklamasının tamamı:

“KAMUOYUNA VE TÜM İŞ DÜNYASINA ZORUNLU ÇAĞRI:

KÜRESEL DEVLER MUAF, YERLİ İŞLETMEYE CEZA: COĞRAFİ VERİ TSUNAMİSİ TÜRKİYE’Yİ VURMADAN UYANIN!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 7221 sayılı Kanun dayanak gösterilerek, web sitelerinde tüketiciyi bilgilendirmek amacıyla “konum/harita” bulunduran ticari işletmelerden “Coğrafi Veri İzni” adı altında ağır lisans bedelleri talep edilmeye başlanmıştır.

Bakanlık, bu uygulamanın ilk işaret fişeğini Seyahat Acentaları üzerinden ateşlemiştir.

Ancak hiç kimse bu sorunun sadece seyahat acentalarıyla sınırlı kalacağı yanılgısına düşmemelidir.

Ufukta görünen bu yeni idari yük, sadece turizm sektörünü değil, Türkiye’deki tüm ticari ekosistemi derinden etkileyecek devasa bir tsunamidir.

1. Bakanlık Dijitalleşmeyi Cezalandırıyor: Sıra Bankalarda, Restoranlarda ve Tüm İşletmelerde!

Müşterisine adresini göstermek için web sitesine harita entegre eden bir banka şubesi, konumunu paylaşan bir restoran, güzergah bildiren bir taşımacılık firması veya havaalanı transferini gösteren bir otel…

Yeni idari yoruma göre hepsi “coğrafi veri kullanıcısı” ilan edilip lisans bedellerine ve idari para cezalarına tabi tutulma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

2. Sektörün İlk Kurbanı: TÜRSAB Sınıfta Kaldı

İdareden gelen bu haksız dayatmayı, gerekli idari ve hukuki süreçleri işletmeden, 15 gün boyunca sessiz kalarak üyelerine ileten TÜRSAB yönetimi, sadece kendi üyelerini değil, tüm ticari sektörler için tehlikeli bir emsalin kapısını aralamıştır.

3. Otelci Derneklerinin “Ölü Taklidi” ve Bekleyen Tehlike

Konaklama alanında faaliyet gösteren dernekler, “bize dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla sessizliğe bürünmüş, adeta ölü taklidi yapmaktadır.

Unutulmamalıdır ki;

Bugün acentanın web sitesindeki paket tura uygulanan bu sistem, yarın otele ulaşım haritası koyan konaklama tesisinin kapısını da çalacaktır.

4. TOBB ve Ticaret Odaları Nerede?

Bu konu bir turizm meselesi olmaktan çıkmış, doğrudan Türkiye’deki ticaret hayatının temel bir sorunu haline gelmiştir.

Bünyesinde milyonlarca ticari işletme barındıran Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve bağlı Ticaret Odalarının, bu orantısız mali yüke karşı henüz bir aksiyon almamış olması düşündürücüdür.

TOBB’u derhal siyasiler ve ilgili Bakanlıklar nezdinde ağırlığını koymaya davet ediyoruz.

Bizler, bu uygulamanın asıl veri üreticisi olan küresel teknoloji devlerinden alınamayan bedellerin, zincirin en sonundaki pasif kullanıcı olan yerli işletmelere kesilmesi olduğuna inanıyoruz.

İlgili makamlara açıkça soruyoruz: Merkezleri yurt dışında bulunan, ülkemize ait konum verilerini işleyip pazarlayan dev arama motorlarına ve küresel platformlara bu tarifeyi uygulayabilecek misiniz?

Uluslararası şirketler ülkemizdeki verileri paylaşırken fiilen bu tahsilattan muaf kalacakken, yurt içindeki işletmelerimizin adeta hazır bir “gelir rezervi” olarak görülüp aynı veriler üzerinden ağır maliyetlere çarptırılması, kendi esnafımızı kendi elimizle cezalandırmaktır.

Tüketiciyi aydınlatmak amacıyla yapılan zorunlu konum bildirimleri ticari veri satışı değildir.

SEYAHAT ACENTALARI İÇİN SAHA EYLEM REHBERİ

SAYD olarak, diğer çatı örgütlerin aksine sektörümüzü savunmasız bırakmıyoruz. Sektör temsilcilerimizin ve acente yöneticilerimizin, bu süreçte hak kaybına uğramaması ve kendi idari/hukuki tedbirlerini alabilmesi için aşağıdaki adımları hassasiyetle uygulaması gerekmektedir:

• Zımni Kabulden Kaçının: Doğrudan Bakanlık portalı üzerinden giriş yapıp izin veya vize süreci başlatmayın. Sisteme kayıt olmak, hukuken “Ben coğrafi veri üretiyorum ve bu kanuna tabiyim” kabulü anlamına gelir.

• Altyapı Sorumluluğunu Devredin: IT departmanlarınıza talimat verin; kendi sunucularınızda konum verisi depolamayın. Web sitelerinizde doğrudan global platformların dış bağlantılarını (link) kullanarak sorumluluğu devredin.

• Ön Bilgilendirme Şerhi Düşün: Çevrimiçi sayfalarınızdaki konum bilgilerinin, tüketiciye veri satmak amacıyla değil, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği kapsamında “Tüketiciyi Aydınlatma Yükümlülüğü” çerçevesinde sunulduğunu belirten hukuki notlar ekleyin.

• Sosyal Medya ve Pazarlama Dilini Denetleyin: Paylaşımlarınızda dinamik haritalar veya telif/veri işleme riski doğurabilecek “ekran görüntüleri” kullanmaktan kaçının. Sadece metinsel adres tarifleri veya telif riski barındırmayan açık kaynaklı yönlendirmeler tercih edin.

• Tebligatlara İtiraz ve Bireysel Hukuki Süreç: Bakanlıkça tarafınıza resmi bir tebligat ulaşması durumunda paniğe kapılmayın. Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde işletmenizin veri üreticisi olmadığını belirten resmi itirazınızı idareye bizzat sunun. Örnek rehber itiraz dilekçesi derneğimizden (SAYD) temin edilebilir.

• Hukuki Sürecin Takibi: İtirazın idarece reddi halinde yüksek idari para cezaları ile karşılaşmamak için, vakit kaybetmeden kendi hukuk müşavirleri/avukatları aracılığıyla İdare Mahkemelerinde “Yürütmeyi Durdurma” talepli iptal davalarını açmaları hayati önem taşımaktadır.

SAYD olarak, sektörümüzü bekleyen bu tür idari tehlikelere karşı vizyon çizmeye, kamuoyunu aydınlatmaya ve yol gösterici olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”