Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı (ZMO) Ebru Kaçın’ın paylaştığı verilere göre, ülkemizdeki tarım topraklarının yaklaşık yüzde 12’sinin halihazırda kaybedilmiş durumda olduğunu hatırlatarak, “Türkiye’nin tarımsal üretim gücü ve gıda güvenliği ciddi bir tehdit altında” dedi. Çiftçilerin ortalama yaşının 58’e ulaştığını ve genç nüfusun tarımdan hızla uzaklaştığını belirten Kaçın, her yıl tekrarlayan sel felaketleri ve plansız yapılaşma nedeniyle üreticilerin çiftçiliği bırakma noktasına geldiği uyarısında bulundu.
‘Görüntü yetmez, çözüm gerek’
Su baskınları yaşandığında bölgeye gidip izlemenin gerçek bir destek olmadığını ifade eden Ebru Kaçın, "Üreticinin ve vatandaşın yanında olmak; yaşanan hasarlara bilimsel temelli, kalıcı ve sürdürülebilir çözümler üretmekle mümkündür. Sadece görüntü vermekle bu sorunlar çözülemez" dedi. Kaçın, her yıl aynı bölgelerde benzer felaketlerin yaşanmasının önlenebilir bir risk olduğunu hatırlattı.
Antalya’da TOKİ ve sel riski
Antalya özelinde de kritik uyarılarda bulunan Kaçın, özellikle Konyaaltı ilçesi Çakırlar bölgesinde yapılması planlanan TOKİ konutlarına dikkat çekti. Bu bölgenin sel ve su baskını riski taşıdığının bilindiğini belirten Kaçın, plansız ve bilimsel veriden uzak yapılaşmaların sadece konutları değil, çevredeki birinci sınıf tarım arazilerini de geri dönüşü olmayan zararlara sürükleyeceğini ifade etti. Kumluca, Aksu (Kemerağzı, Kundu, Boztepe) ve Serik bölgelerinin her yıl benzer mağduriyetleri yaşadığı vurgulandı. ‘Bacasız fabrikalarımız’ olarak nitelendirilen üreticilerin korunması gerektiğini belirten Kaçın, "Doğal afetler kaderdir diyerek sorumluluktan kaçılamaz. Önlenebilir riskler için gerekli tedbirleri almak yetkililerin görevidir. Ülkemizin gıda güvenliğini korumak için acilen bilimsel ve kalıcı çözümler hayata geçirilmelidir” diyerek konuşmasını tamamladı.