Sendika yetkilileri, kamu işçilerinin henüz yılın 5’inci ayında yüzde 27’lik vergi dilimine girdiğini belirterek, bu durumun yıl sonuna doğru daha da ağırlaştığını ifade etti. Açıklamada, “Yılın daha ortasına gelmeden maaşlarımız eriyor, alın terimizin karşılığı her geçen ay daha fazla kesiliyor” denildi. Sendikanın paylaştığı verilere göre, bir kamu işçisi yıl boyunca kazandığı maaşın yaklaşık 2,5 aylık kısmını vergi olarak ödüyor. Bu durumun, çalışanların geçim şartlarını zorlaştırdığı ve ekonomik refahı olumsuz etkilediği kaydedildi. Açıklamada, “Üreten, emek veren işçi; yıl sonunda kazancının önemli bir bölümünü devlete geri vermek zorunda kalıyor” ifadelerine yer verildi.
‘Vergi farkı eşitliğe aykırı’
Sendika, memurlar için uygulanan yüzde 15’lik sabit vergi oranını örnek göstererek, kamu işçileriyle memurlar arasındaki vergi yükü farkına dikkat çekti. Aynı devlet çatısı altında çalışan iki kesim arasında bu denli fark olmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Açıklamada, bunun eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve sosyal adalet duygusunu zedelediği belirtildi. Tüm Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası, kamu işçilerinin taleplerini özetleyerek, “Vergide adalet istiyoruz. İşçinin kazancı yıl içinde erimesin. Vergi oranı, memurlarda olduğu gibi yüzde 15’te sabitlenmeli. Emekçi nefes almalı, geçimini insanca sağlayabilmelidir” diye konuştu.
‘Emeğin korunması şart’
Sendika, güçlü bir ekonominin ancak emeğin değer gördüğü bir sistemle mümkün olacağını belirterek, vergi düzeninin çalışanı koruyan bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Açıklamada, “Emeğin hakkını aldığı, alın terinin korunduğu bir düzen için vergi sisteminde adalet sağlanmalıdır” denildi. Kamu işçilerinin artan vergi yüküne karşı yükselen bu çağrının, önümüzdeki süreçte ekonomi politikalarının şekillenmesinde etkili olup olmayacağı merak konusu.