Sigarayla mücadele..

Abone Ol

Sigara, doğum öncesi dönemden başlayarak, çocuk ve erişkinlikte ölüme kadar götüren 50’nin üzerinde sağlık sorununa yol açmaktadır. Önlenebilir hastalık ve ölüm sebeplerinin en önde gelenlerinden biri. Günümüzde yüzde 80’i gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere, dünyada 1,3 milyar kişi ülkemizde ise 14,8 milyon kişi sigara içiyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 100 bin kişi tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Sigara, içenleri olduğu kadar çevresindeki kişileri de olumsuz etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, 700 milyon çocuk yani dünyadaki çocukların yarısı sigara dumanına maruz kalıyor. Her yıl dünyada 600 binin üzerinde kişi sigara dumanına maruz kalma sonucu hayatını kaybediyor…

Ülkemizde tütünle mücadelede ilk uluslararası anlaşma olan ‘Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi (TKÇS)’ 21 Mayıs 2003 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü’nün 56’ıncı Dünya Sağlık Asamblesinde kabul edildi. Bu sözleşme 28 Nisan 2004 tarihinde ülkemiz adına Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ tarafından imzalandı ve akabinde TBMM’nde kabul edildi. TKÇS’nin imzalanması ile birlikte ülkemizde başlatılan tütün kontrolüne yönelik çalışmalar büyük ivme kazandı. Bu kapsamda gerekli yasal düzenlemeler yapıldı, kahvehane, lokanta, kafe, birahane vs. gibi kamuya açık eğlence mekanlarında açık-kapalı alan düzenlemeleri ve kapalı alanlarda sigara tüketimine getirilen yasaklar ilk etapta kimi çevrelerce tepkiyle karşılandıysa da, kısa süre sonra bu önlemlerin ne kadar yararlı ve gerekli olduğu anlaşıldı. Nitekim uygulana cezai müeyyideler sonucu kapalı alanlarda sigara yasağında büyük ölçüde başarı elde edildi. Yine mücadele kapsamında; 01 Mayıs 2010 tarihi itibariyle sigara paketleri üzerinde resimli sağlık uyarıları (birleşik uyarılar) kullanılmaya başlandı.  27 Ekim 2010 tarihinde ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı faaliyete geçti. 07 Ocak 2011 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından 4207 sayılı Kanunun devamı yönünde tarihi bir karar verildi.

 07 Ocak 2011 tarihinde ‘Tütün Mamulleri ve Alkollü İçeceklerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’  TAPDK tarafından yayınlanmış olup Yönetmelik hükümleri 07 Temmuz 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. Sağlık Bakanlığı’nca sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçlardan 360 bin kutu Kasım 2010 tarihinde satın alınıp 01 Şubat 2011 tarihinde tüm sigara bırakma polikliniklerine ulaştırılarak,  uygun görülen sigara bağımlılarının tedavisinde bu ilaçların ücretsiz olarak kullanılması sağlandı. Uygulamada olan daha bir çok benzer önlem var. Tek tek hepsini yazmkaya bu köşe yetmez. Neticede bu kararlı duruş sayesinde bugün ülkemizde sigara bağımlılığına karşı yürütülen çalışmalar artık tüm dünyada örnek gösteriliyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan ve 10 Temmuz 2013 tarihinde Panama’da açıklanan ‘2013 Küresel Tütün Epidemisi Raporu’nda, Türkiye’nin M-POWER kriterlerinin tamamını karşılayan ilk ve tek ülke olduğu, tütün kontrol çalışmalarında tüm dünyaya örnek gösterildiği resmen ilan edildi. Nitekim geride bıraktığımız 2016 yılı ‘Tütünle Mücadele Yılı’ olarak ilan edildi.

Ancak tüm bu olumlu çalışmalara rağmen sigarayla mücadelede elde edilen başarı seviyesi arzu edilen noktada değil. Bunu söyleyen de bizzat Sağlık Bakanı Recep Akdağ. Bakan Akdağ geçtiğimiz günlerde, mücadele ile ilgili ikinci bir önlem paketi hazırladıklarını deklere etti. Akdağ’ın söylediğine göre bu yeni pakette sigara kullanımını daha da zorlaştırılacak. Akdağ’ın ifadesine göre sigara içmek ‘zor ve rahat bozucu’ olacak. Örneğin yeni düzenleme devreye girdikten sonra sigara paketlerinde markalar çok küçük ve görülmesi zor yerlerde yeralacak. Paketin kalan kısımları tamamen uyarılarla doldurulacak. Satış noktalarında sigaraların yerleri yeniden düzenlenecek ve sigaralar kesinlikle içi görünmeyen kapalı kutularda yeralacak. Kafe-restoran-eğlence yerlerinde sigara içmeye izin verilen, üstü ve yanları açılır-kapanır alanlar da ‘kapalı alan’ sayılacak ve sigara içilmesi yasaklanacak. Eğlence yerleri ve kafe-restoranlarda, otellerde kapılardan en az 5 metre uzaklıkta sigara içilebilecek. Bu arada sarma tütün olarak adlandırılan, sigara sarmaya uygun kıyılmış tütün satışına yönelik kısıtlayıcı düzenleme de yapılacak. Bu ürünlerin vergisiz, kayıt dışı ya da kaçak olarak satılması önlenecek.

Görüldüğü gibi Sağlık Bakanlığı sigara denilen illeti yok etmekte, bu büyük belayı defetmekte oldukça kararlı. Tabi mesele sadece yasal düzenlemelerle veya yasaklarla halledilebilecek bir mesele değil. Toplumun da aynı kararlılığı göstermesi gerek.

Çocuklarımız, gençlerimiz için en büyük risk unsurlarından olan sigaraya karşı toplumsal direnç göstermeliyiz.

Sağlıklı bir toplum, müreffeh bir ülke istiyorsak buna mecburuz…