Siyaseti yoksullaştıranlar..

Abone Ol

Hemen her gün..
Özellikle muhalefet kesiminden sürekli olarak “yolsuzluk” iddiaları yapılıyor..
Hatta..
MHP seçim broşürüne bile yazmış..
“İktidar olurlarsa” programlarını uygulayacakları “kaynak”lardan bir tanesi (9.9 milyar lira) “yolsuzluk-usulsüzlük önleme tasarrufu yüzde 10” olarak gösterilmiş..

Önce şunu söyleyeyim..
Bu milletin tek kuruşunu kim haksız yere yemişse, bunun hesabını vermelidir..
Ve yargı ne karar vermişse..
Sonucuna da herkes katlanmalıdır..

Ben işin bu yönünde değilim..
Hoşuma gitmeyen şey..
Bunun bir “siyaset” malzemesi yapılması..
Mustafa Akaydın seçildikten sonra yaptığı ilk toplantıda..
“Araştırdım, Menderes Türel’le ilgili yolsuzluk yok, usulsüzlük var. Yargıya gitmeyeceğim” demişti..
Gitti..
Sonra ne oldu?
Yıldıray Sapan, dava açılmasına bile gerek görülmeyen bu suç duyurularını seçim öncesi yeniden pişirdi ve halkın önüne koydu..
Gördünüz..
“Varan-1 ve Varan-2” açıklamalarını kimse ciddiye almadı..
Çünkü..
“Şiddet sanığı” olarak toplumun gözünden düştü..

Öte yandan..
Yapılan bu açıklamalar..
CHP’nin son yıllardaki “genel politikası”nın bir sonucudur..
CHP muhalefetinin iktidar partisini esas olarak yolsuzluk suçlamalarıyla sıkıştırıp, seçmen nezdinde yıpratma stratejisini benimsemesinin bir sonucudur..
Daha önce Deniz Baykal, şimdi de Kemal Kılıçdaroğlu..
Bu tür bir muhalefet biçiminin, CHP’yi sıkıştığı “otoriter-devletçi” kapandan kurtarma imkanı yaratacağını düşünmüş ve uygulamaktadır..
Ama..
“Yolsuzluk” temasının siyasal tartışmaya neredeyse bütünüyle yönelmesi..
Türkiye’de siyasetin daralmasının yeni bir aşaması olmuştur..
Çünkü..
Yolsuzluk iddialarının siyasetin merkezini işgal etmesi..
Diğer siyasal tartışmaların cazibelerini yitirmelerine ve gündemden düşmelerine yol açarak, siyasetin yoksullaşmasını da beraberinde getirmiştir..

Dönün tekrar Antalya’ya..
Bu kentte ne konuşulmalıdır?
Çevre düzeni..
Ulaşımdaki rahatsızlıklardın giderilmesi..
Daha yaşanabilir ve ekonomi grafiği yükselen bir şehir..
Geleceği dönük yatırımlar..
Seçim öncesi vaadlerin yerine getirilmesi..
Ve buna benzer konuların politikaları..
Peki..
2.5 yıldır Antalya’da ne konuşuluyor?
Ne tür bir siyaset uygulanıyor?

Bu kentin toplum önderleri..
Bu kentin sivil toplum kuruluşları..
Bu kenti yönetmekle yetkili kişileri ve milletvekilliği için aday olanları uyarmak zorundadır..
Önümüzde bir “genel seçim” var..
Projelerini öne çıkarmak yerine “yolsuzluk siyaseti”nden medet umanlara itibar edilmemesi gerektiğini her yerde vurgulamalılar..
Yoksa..
Önce siyasetimiz..
Sonra da ülkemiz..
Daima “yoksulluk” içinde yaşamaya devam eder..