Sosyal medyada gece yarısı panikleri

Abone Ol

Gece saatlerinde Adana’da yaşandığı iddia edilen bir olay, kısa sürede sosyal medyada büyük bir bilgi kirliliğine dönüştü. Saat 03.30 sularında bölgede siren seslerinin duyulduğu ve ardından bir patlama yaşandığı yönündeki paylaşımlar hızla yayılmaya başladı. İddiaların odağında ise Adana’daki İncirlik Hava Üssü vardı.
Sosyal medyada dolaşıma sokulan bazı görüntüler, olayın İncirlik’e yakın bir noktada gerçekleştiğini ve üssün hedef alındığını öne sürüyordu. Ancak olayla ilgili resmi makamlardan herhangi bir açıklama yapılmadan önce yayılan bu görüntü ve iddiaların önemli bir kısmının gerçeği yansıtmadığı kısa sürede ortaya çıktı.
Bazı görüntülerin güncel olmadığı, farklı bir ülkede geçmişte yaşanan bir olaya ait görüntüler olduğu tespit edildi. Konuyla ilgili olarak dezenformasyon içeren paylaşımlar hakkında soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Aslında bu durum son dönemde sıkça karşılaştığımız bir tabloyu yeniden gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz haftalarda bu köşede değindiğim gibi dünya artık yalnızca savaşların değil, aynı zamanda bilginin de savaşının yaşandığı bir döneme girdi. Özellikle uluslararası gerilimlerin arttığı dönemlerde sosyal medya, doğrulanmamış görüntü ve iddiaların en hızlı yayıldığı alan haline geliyor.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sahte içerik üretimi de hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Yapay zekâ araçları sayesinde birkaç komutla patlama görüntüleri, savaş sahneleri ya da yıkım görüntüleri üretilebiliyor. Bu görüntüler çoğu zaman gerçek videolarla ayırt edilmesi zor olacak kadar ikna edici olabiliyor.
Yakın zamanda sosyal medyada “Dubai’de CIA merkezi vuruldu” iddiasıyla paylaşılan bir yangın videosunun aslında 2015 yılında Şarjah’ta çıkan bir konut yangınına ait olduğu ortaya çıkmıştı. Benzer şekilde Burj Khalifa’nın saldırı sonucu yandığını gösterdiği iddia edilen görüntülerin de yıllar önce çekilmiş sıradan bir sis görüntüsü olduğu anlaşılmıştı.
Yalnızca şehir görüntüleri değil, siyasi figürlere ait olduğu iddia edilen fotoğraflar da bu dezenformasyon dalgasının bir parçası haline gelebiliyor. İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in enkaz altında kaldığını gösteren fotoğrafların da dijital ortamda üretildiği tespit edilmişti. Hatta bazı cenaze töreni videolarının, farklı ülkelerde yıllar önce çekilmiş görüntüler olduğu ortaya çıktı.
Adana’da gece saatlerinde yaşanan bu son olay da aslında aynı sorunun yeni bir örneği. Henüz resmi bir açıklama yokken sosyal medyada yayılan iddialar kısa sürede gerçekmiş gibi dolaşıma girdi. Oysa kriz anlarında en sağlıklı bilgi her zaman resmi kurumlardan ve güvenilir haber kaynaklarından gelir.
Bu nedenle sosyal medyada karşımıza çıkan her görüntüyü doğru kabul etmek yerine birkaç basit kontrol yapmak büyük önem taşıyor. İçeriğin kaynağına bakmak, tersine görsel arama yapmak ve güvenilir haber ajanslarında yer alıp almadığını kontrol etmek çoğu zaman gerçeğe ulaşmayı kolaylaştırıyor.
Unutmamak gerekir ki bugün sosyal medya yalnızca bilgi paylaşımının değil, aynı zamanda algı yönetiminin de en güçlü araçlarından biri haline geldi. Birkaç saniyelik bir video milyonlarca insanın düşüncesini etkileyebiliyor.
Kısacası artık yeni bir çağdayız. Bu çağda sadece gördüklerimize değil, gördüklerimizi nasıl doğruladığımıza da dikkat etmek zorundayız. Çünkü bazen tek bir sahte görüntü bile toplumda büyük bir paniğe yol açabiliyor. Gerçek ile kurgu arasındaki farkı belirleyecek olan şey ise artık yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda bizim sorgulama alışkanlığımız olacak.