SUÇ VE CEZA 

Abone Ol

Ülkemizde özellikle son aylarda artan ceza alması gereken insanların ceza almayıp sosyal yaşamın göbeğinde suç işlemeye devam etmesi Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere hemen hemen tüm siyasiler akademisyenler ceza hukukçularının üzerinde durduğu konuların başında gelir oldu. 
Bu konunun yoğun olarak gündeme gelmesi dünya klasiklerine girmiş Rus yazar Fyodor Dostoyevski'nin eseri “Suç ve Ceza" eserini aklıma getirdi. 
Romanın konusundan çok beni ilgilendiren, bende çağrışım yapan romanın adı "Suç ve Ceza". 
Dünyadaki tüm devletlerin kendilerine göre ceza hukukları mevcut. 
"Suç ve Ceza” kavramlarının bende uyandırdığı duygu "işlenen bir suç varsa bunun hukuki ölçülerde cezası da olmalı" düşüncesidir. 
Ülkemizde başta Emniyet teşkilatımız olmak üzere kolluk kuvvetlerimiz tüm güçleriyle kendilerini tehlikeye atarak zaman zamanda "Şehitler” vererek görevlerini fazlasıyla yapıyorlar suçlu ya da suçluları yakalayıp adalete teslim ediyorlar. 
Ondan sonrası adaletin inisiyatifinde oluyor haliyle, ceza hukuk sistemimizin işlenen suçlarda yeterli ceza verememesi özellikle son yıllarda ceza hukuk sistemimizin sorgulanmasını getirdi. 
Toplumun işlenen suçlarda suçluya yeterli ceza verilmemesi genelde üzülmesine neden olduğu yapılan bilimsel araştırmalarda ortaya çıkıyor. 
Ceza hukukçuları ve siyasiler bu durumun düzeltilmesi ve işlenen suçla uyumlu cezaların verilmesi tedirginliklerin giderilmesi için uğraşıyorlar. 
Aslında birçok bilim insanıda daha suç işlenmeden suça yatkın insanların suçu işlemeden düşüncelerinin rehabilite edilerek suçtan uzak tutulması gerektiğinde anlaşmış durumdalar mühim olan bu düşüncenin pratiğe geçirilmesidir. 
Gönlünüz ve kalbiniz suça uzak insanlara yakın olsun.