Türkiye’de gayrimenkul piyasasını doğrudan etkileyecek önemli bir düzenleme gündemde. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran yeni düzenleme ile, belirli bir parasal sınırın üzerindeki tapu işlemlerinde avukatla temsil zorunluluğu getirilmesi planlanıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi beklenen bu düzenleme, yalnızca hukuki bir değişiklik değil; aynı zamanda ekonomik, sosyal ve mesleki sonuçlarıyla da dikkat çekiyor.
YENİ DÜZENLEMENİN ARKA PLANI
Tapu işlemleri, Türkiye’de her yıl milyonlarca vatandaşın doğrudan temas ettiği kritik bürokratik süreçlerin başında geliyor. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre, bu işlemler yalnızca mülkiyet devri değil, aynı zamanda ekonomik güvenin temel taşlarından biri olarak görülüyor. Ancak bugüne kadar tapu işlemlerinde avukat bulundurma zorunluluğu bulunmuyordu; işlemler çoğunlukla tarafların bireysel beyanları ve tapu memurlarının denetimiyle yürütülüyordu.
2026 yılı itibarıyla gündeme gelen yeni model ise bu yaklaşımı kökten değiştirmeyi hedefliyor. Özellikle yüksek değerli gayrimenkul satışlarında tarafların bir avukat aracılığıyla temsil edilmesi zorunlu hale getirilecek. Bu düzenlemenin, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, “12. Yargı Paketi” kapsamında hayata geçirilmesi planlanıyor.
AMAÇ: HUKUKİ GÜVENLİĞİ ARTIRMAK
Düzenlemenin en önemli gerekçesi, tapu işlemlerinde yaşanan hukuki ihtilafların önüne geçmek. Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde artan gayrimenkul değerleri, dolandırıcılık vakalarını ve hukuki uyuşmazlıkları da beraberinde getiriyor.
Yeni sistemle birlikte:
- Tarafların hak ve yükümlülükleri daha açık şekilde belirlenecek
- Sözleşmeler profesyonel hukukçular tarafından hazırlanacak
- Sahtecilik ve yanlış beyan riskleri azaltılacak
- Sonradan açılan davaların sayısında düşüş hedeflenecek
Adalet Bakanlığı yetkilileri, bu düzenlemenin “hukuki güvenliği artırma” amacını taşıdığını açıkça ifade ediyor.
AVUKATLAR İÇİN YENİ BİR ALAN
Düzenlemenin bir diğer boyutu ise avukatlık mesleği açısından taşıdığı önem. Türkiye’de son yıllarda hızla artan hukuk fakültesi mezunu sayısı, meslekte ciddi bir rekabet ortamı yaratmış durumda. Bu bağlamda tapu işlemlerinde avukat zorunluluğu, avukatlara yeni bir çalışma alanı açma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Barolar Birliği gibi meslek kuruluşlarının uzun süredir savunduğu bu model, avukatların yalnızca dava süreçlerinde değil, önleyici hukuk alanında da daha aktif rol almasını sağlayabilir.
VATANDAŞ AÇISINDAN NE DEĞİŞECEK?
Yeni düzenlemenin en çok tartışılan yönü ise vatandaş üzerindeki etkisi. Tapu işlemlerinde avukat zorunluluğu, beraberinde ek maliyetleri de getirecek. Özellikle orta gelir grubundaki vatandaşlar için bu durum önemli bir yük olarak değerlendiriliyor.
Yeni sistemde vatandaşlar:
- Tapu işlemi için ayrıca avukat ücreti ödeyecek
- Süreç daha uzun ve prosedürel hale gelebilecek
- Ancak daha güvenli bir işlem gerçekleştirecek
Bu noktada temel tartışma şu soruda düğümleniyor: “Hukuki güvenlik mi, ekonomik yük mü?”
GAYRİMENKUL PİYASASINA ETKİLER
Türkiye’de gayrimenkul sektörü, ekonominin lokomotif alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Bu nedenle tapu işlemlerine getirilecek her yeni düzenleme, doğrudan piyasa dinamiklerini etkiliyor.
Uzmanlara göre avukat zorunluluğu:
- Büyük ölçekli işlemlerde güveni artırabilir
- Yabancı yatırımcı açısından Türkiye’yi daha cazip hale getirebilir
- Ancak küçük ve orta ölçekli alım-satımlarda işlem hacmini yavaşlatabilir
Özellikle konut piyasasında işlem maliyetlerinin artması, kısa vadede talepte daralmaya yol açabilir.
ELEŞTİRİLER VE TARTIŞMALAR
Düzenlemeye yönelik eleştiriler de oldukça güçlü. Eleştiren kesimler, tapu işlemlerinin zaten devlet güvencesi altında yürütüldüğünü ve ek bir zorunluluğun gereksiz olduğunu savunuyor.
Öne çıkan eleştiriler şöyle:
- Zorunluluk yerine isteğe bağlı model tercih edilmeli
- Maliyet artışı sosyal adaleti zedeleyebilir
- Bürokrasi daha karmaşık hale gelebilir
Buna karşılık düzenlemeyi savunanlar ise “önleyici hukuk” anlayışının uzun vadede daha az dava ve daha düşük toplumsal maliyet anlamına geldiğini ifade ediyor.
ULUSLARARASI UYGULAMALAR NE DİYOR?
Dünyanın birçok ülkesinde gayrimenkul işlemlerinde avukat ya da noter zorunluluğu bulunuyor. Özellikle Avrupa ülkelerinde bu tür işlemler profesyonel hukukçular aracılığıyla yürütülüyor. Türkiye’nin bu modele yaklaşması, aslında küresel uygulamalarla uyum sağlama çabası olarak da değerlendirilebilir.
SONUÇ: YENİ BİR DÖNEMİN EŞİĞİNDE
Tapu işlemlerinde avukat zorunluluğu, Türkiye’de mülkiyet hukukunun işleyişinde önemli bir kırılma noktası olabilir. Henüz taslak aşamasında olan bu düzenleme, yasalaşması halinde hem vatandaşların işlem alışkanlıklarını hem de gayrimenkul piyasasının dinamiklerini köklü biçimde değiştirecek.
Önümüzdeki süreçte gözler, düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçip geçmeyeceğinde olacak. Eğer kabul edilirse, Türkiye’de tapu işlemleri artık yalnızca bir bürokratik süreç değil, aynı zamanda profesyonel hukuki danışmanlık gerektiren bir alan haline gelecek.
Bu da şu soruyu daha da önemli hale getiriyor:
Tapuda yeni dönem, güvenliğin mi yoksa maliyetin mi adı olacak?
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
Zaferozcivan59@gmail.com