Dünyanın gözü günlerdir Antalya’da.
Nedeni ise G-20 Liderler Zirvesi.
Gelişmiş 20 ülkenin liderleri tek tek Antalya’ya ayak bastı.
İlk gelen Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz Al Suud olmuştu.
Bin kişilik Suudi heyeti Kundu’daki Mardan Palace Otel’i 18 milyon Dolara kapatmıştı.
İhlas Haber Ajansı (İHA) önceki gün dikkat çekici bir habere imza attı.
Suudi Kralı’nın kaldığı otelin hemen yanı başında canını kurtarmak için savaştan kaçan Suriyeli mültecilerin dramını yazdı.
Bir yandan milyon dolarlarla kapatılan oteldeki şatafatı, diğer yandan ekmek bulmak için çadırda yaşayan Suriyelilerin durumunu gözler önüne serdi.
En az Suriyeli mülteci kabul eden Suudi Arabistanlıların duyarsızlığını bizlere bir kez daha hatırlattı.
Evet, Suudi Arabistan bir Müslüman ülke. Savaştan kaçan Suriyelilerin de büyük bir çoğunluğu Müslüman. Durum bu kadar net ortadayken bu insanların çığlığını duymamak anlaşılabilir değil. Bugün birçok Müslüman olmayan ülke mültecilere kapılarını açarken Suudi Arabistan’ın bunu görmezden gelmesini tarih yazacaktır.
Tarih bir şeyi daha yazacaktır.
O da Türkiye’nin insancıl durumunu.
Bugün belki çok önemsenmiyor. Ancak yıllar sonra tarih kitapları Beşşar Esad zulmünden kaçan Suriyelilere Türkiye’nin kucak açtığını yazacaktır. İşte o zaman çocuklarımız bugün Türkiye’yi yönetenlere teşekkür edecektir, gurur duyacaktır.
Suriyelilerin Türkiye’ye sığındığı günleri hatırlayın. Özellikle CHP ve MHP, iktidarı çok sert sözlerle eleştirmişti. Buna bir kesim vatandaşımız da destek vermişti. Ancak iktidarın attığı bu cesur adım dünyanın birçok ülkesi tarafından takdirle karşılanmıştı. Adeta insanlık dersi veren Türkiye’de de muhaliflerin sesi de artık kesildi. Zira onlar da artık gerçeği gördü ve atılan adımı olumlu buluyor.
Yukarıda ifade ettiğim gibi tarih Suudi Arabistan’ı da Türkiye’yi de yazacak. Tarihi okuyan evlatlarımız bizimle gurur duyacak, Suudi torunları ise dedelerinin utancıyla baş başa kalacak.