Antalya Haberleri

Tarımda tedarik krizi derinleşiyor

Küresel gerilimler ve hammadde krizi Türk tarımını çıkmaza sürüklüyor; ZMO eski Başkanı Vural Şahin, gübre ve ilaçta tedarik zincirinin kırıldığını belirterek karaborsa ve üretimde durma riski uyarısında bulundu

Abone Ol

Türkiye’de tarımsal üretim, küresel gerilimlerin etkisiyle tarihinin en zorlu süreçlerinden birine giriyor. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) önceki dönem başkanlarından Vural Şahin, artan maliyetler, tedarik zinciri kırılmaları ve belirsizliklerin Türk tarımını ciddi bir çıkmaza sürüklediğini belirterek çarpıcı uyarılarda bulundu. Şahin’e göre özellikle gübre, zirai ilaç ve ambalaj sektörlerinde yaşanan sıkıntılar, üretimin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Küresel ölçekte yaşanan savaşların etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış, tarımsal üretimin en temel bileşenlerinden biri olan plastik ambalaj sektörünü doğrudan etkiledi. Şahin, plastik şişe, bidon ve kapak gibi ürünlerde “afaki” fiyat artışları yaşandığını vurgularken, yalnızca fiyatların değil tedarikin de ciddi şekilde zorlaştığını ifade etti. Bu durumun özellikle sıvı gübre üretimi yapan firmaları köşeye sıkıştırdığını belirten Şahin, “Üretici firmalar ürünlerini hazırlasa bile sevkiyat aşamasında ambalaj bulmakta zorlanıyor. Bu da piyasaya ürün arzını doğrudan kısıtlıyor” dedi.

İhracat durdu, üretim sıkıntılı

Tarım sektöründeki krizin bir diğer boyutunu ise hammaddeye erişimde yaşanan sıkıntılar oluşturuyor. Çin ve Hindistan başta olmak üzere birçok ülkenin hammadde ihracatını durdurması, Türkiye’deki üreticileri ciddi bir darboğaza sürükledi. Şahin, “Hammaddeye ulaşamayan üretici firmalar üretim planlaması yapamaz hale geldi. Bu nedenle birçok gübre firması satışlarını durdurmak zorunda kaldı” ifadelerini kullandı. İthal gübre ve bitki besleme ürünleri de krizden payını aldı. Artan navlun ve dış ticaret maliyetleri nedeniyle ithal ürünlerde yüzde 30 ila 40 arasında fiyat artışları yaşandığını belirten Şahin, bu durumun doğrudan çiftçiye yansıdığını söyledi. Zirai ilaç sektöründe de benzer bir tablo yaşandığını ifade eden Şahin, bazı etken maddeli ilaçların piyasada yok denecek kadar az bulunduğunu, bu ürünlerin ilerleyen süreçte karaborsaya düşme riskinin bulunduğunu dile getirdi.

Belirsizlik üretimi felç ediyor

Sektördeki en büyük sorunlardan birinin de belirsizlik olduğunu vurgulayan Şahin, fiyatların artık günlük ve haftalık olarak değiştiğini, buna ek olarak ürünlerin bulunamama ihtimalinin piyasada ciddi bir karamsarlık yarattığını belirtti. Zirai ilaç bayilerinin dahi talep ettikleri ürünlere ulaşmakta zorlandığını söyleyen Şahin, “Tedarik firmalarının stokları yok denecek kadar az. Üstelik ambalaj sorunu da devam ediyor. Bu şartlarda ileriye dönük üretim planlaması yapmak neredeyse imkânsız hale geldi” dedi. Gübre başta olmak üzere tüm tarımsal girdilerde yaşanan artışın çiftçiyi ekonomik olarak çıkmaza sürüklediğini belirten Şahin, maliyetlerin “elde cepte yakar” seviyeye ulaştığını ifade etti. Artan maliyetler karşısında birçok çiftçinin üretimden çekilmeyi düşündüğünü vurgulayan Şahin, “Çiftçi bir yandan gübreyi nasıl temin edeceğini düşünüyor, diğer yandan ürettiği ürünü maliyetini kurtaracak fiyata satıp satamayacağını hesaplıyor” dedi.

‘Ürün en az 2 dolardan satılmalı’

Çiftçinin ayakta kalabilmesi için ürün fiyatlarının maliyetleri karşılayacak seviyede olması gerektiğini belirten Şahin, çarpıcı bir hesap ortaya koyarak, “Çiftçi ürettiği ürünü en az kilogramı 2 dolar seviyesinden satabilmeli. Aksi halde borçlanır, üretimden çekilir ve uzun vadede iflas eder” dedi. Tüm bu gelişmeler ışığında önümüzdeki süreç için ciddi riskler bulunduğunu ifade eden Şahin, gübrede tedarik sıkıntısının daha da derinleşebileceğine dikkat çekerek, “Bugün yaşananlar bir başlangıç olabilir. Eğer bu süreç böyle devam ederse, ileride gübrede ciddi bir kıtlık yaşanması kimse için sürpriz olmamalı. Karaborsa ihtimali artık kapıda” diyerek sözlerini tamamladı.