Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

TÜKETİCİ HAKKINI ARIYOR

Tüketici hak ihlalleri ile mücadele eden Tüketici Başvuru Merkezimize şikâyetler gelmeye devam ediyor. Bu şikâyetler arasında sizleri de ilgilendireceğini düşündüğümüz ve bilinçli bir tüketici olmasını istediğimiz insanımıza faydalı ve lüzumlu bilgileri bu köşede sizlerle paylaşıyoruz.

TÜKETİCİ HAKKINI ARIYOR

Tüketici hak ihlalleri ile mücadele eden Tüketici Başvuru Merkezimize şikâyetler gelmeye devam ediyor. Bu şikâyetler arasında sizleri de ilgilendireceğini düşündüğümüz ve bilinçli bir tüketici olmasını istediğimiz insanımıza faydalı ve lüzumlu bilgileri bu köşede sizlerle paylaşıyoruz.

TÜKETİCİ HAKKINI ARIYOR
11 Şubat 2020 - 15:09

Bilinçli tüketici ve bilinçli toplum olma yolunda bir katkımız olursa Tüketici Başvuru Merkezi görevini yapmış demektir.
 
UZMAN EKİBİMİZ
 
Köşemize destek veren uzman ekibimizden
-Av. İbrahim Güllü,
-Ferruz Mutlucan,
-Ahmet Turan Çetindere,
-Özgür Bükcüoğlu,
-Mehmet Tulga Düldül,
-Av. Seyfullah Yıldırım,
-Ahmet Saki Mertoğlu’na teşekkür ederiz.
 
SORULARLA TÜKETİCİ HAKLARI
 
Soru: Tüketici hakem heyetleri kararlarında yapılan açık maddi hatalar düzeltilebilir mi?
Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin “Kararın düzeltilmesi” başlıklı 27 nci maddesi uyarınca, tüketici hakem heyeti kararlarında yer alan tarafların kimlik bilgilerine, ticaret unvanlarına ait yanlışlıklar, ifade ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, tüketici hakem heyetince re’sen veya taraflardan birinin yazılı talebi üzerine düzeltilebilir.
Madde metninde düzeltmenin de tüketici hakem heyeti tarafından verilecek bir karar ile yapılması öngörülmüştür. Düzeltme kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlara ilişkin ek karar, tüketici hakem heyetinde bulunan nüshaların altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır ve imzalanır. Düzeltme kararları on iş günü içinde taraflara tebliğ edilir ve talep edilmesi halinde taraflara verilmiş olan suretlere de düzeltme kararı yazılır ve imzalanır.
 
Soru: Tüketici hakem heyeti kararlarının imzalanmasında imza kaşesi kullanılabilir mi?
Bilindiği üzere imza, bir kimsenin yazdığı bir yazı veya düzenlediği bir belge altına, o yazıyı veya belgeyi kendisinin yazdığını veya düzenlediğini onaylamak ve içeriğini kabul ettiğini belirtmek için koymuş olduğu ad ve işarettir.
Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin “Karar tutanağı” başlıklı 24 üncü maddesinde, toplantıda alınan kararların, toplantıya katılan üyeler tarafından imzalanacağı ve hangi hususları kapsayacağı düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm uyarınca, tüketici hakem heyeti üyeleri düzenlenen karar tutanağını imzalamakla bu kararı onayladığını ve içeriğini kabul ettiğini belirtmiş olmaktadırlar.
Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İmza atamayanların durumu” başlıklı 206 ncı maddesinde, imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesinin, noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlı olduğu düzenlenmiştir.
Dolayısıyla imza atmaya muktedir olan kişilerin imzasını el ile atması; imza atmaya muktedir olmayan kişilerin ise mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle işlem yapabilecekleri kural olarak kabul edilmiştir. Ancak bu şekilde yapılacak hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliği taşıyabilmesi ise noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlı kılınmıştır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun E. 2012/2648 sayılı ara kararında, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 24 ve 25 inci maddelerinin yürürlükte olduğu ve bu hükümlere göre de mahkeme karalarında bulunacak imzanın ıslak imza olarak değerlendirildiği ve yerine 5070 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre güvenli elektronik imza ile atılan imzanın aynı hukuki sonucu doğuracağı belirtilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, tüketici hakem heyeti kararlarının üyeler tarafından ıslak imza ile imzalamaları gerekmekte olup, imza kaşesi kullanılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
 

 
TÜKETİCİ GÜNDEMİ
 
Kart Aidatı Kalkıyor mu?
 
Finans kurumlarının kredi, mevduat, kredi kartı aidatı ile komisyon ücretlerini belirleme yetkisinin Merkez Bankası’na devredilmesini öngören kanun teklifi tüketicileri umutlandırdı.
Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 40 maddelik kanun teklif ile; “Finans kurumlarının kredi, mevduat, dış ticaret, transfer, nakit yönetimi, kredi kartı gibi tüm faaliyetlerinden aldıkları ücretler ile komisyonları tespit yetkisi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) alınıp Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) verilecek”
Bu taslak ile tüketicinin yıllardır derdi olan kart aidatları tarihe karışacak mı?
 
Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu;“Bankacılık Kanunu’nun baştan aşağı değiştirilmesi gerekmektedir. Umarız, yeni düzenlemeyle kronik problemlerin önüne geçilir.

Faiz dışı komisyonların ve ücretlerin BDDK tarafından belirlenmektedir. Kurum, kendine verilen bu yetkiyi iyi kullanamadı. 3 Ekim 2014’te kafaları karıştıran bir yönetmelik yayınladı. Yönetmelikte 20 kalem faiz dışı ücrete yer verildi. Tüketicilerden alınabilecek ücretlere kredi kartı aidatı da eklendi. Bu uygulama sorunlara, zaman zaman da ‘Aidat legalleşti” yorumlarına neden oldu. Yönetmelik, tüketicilere aidatsız kart sunulmasını zorunlu kılıyordu. Ne var ki bankalarca bu zorunluluk görmezden gelindi ve art arda aidatlı kart çıkartıldı. Kart aidatı polemiği devam ederken, hesap işletim ücreti de tartışmaları başladı. Ücret davalara konu oldu. Neyse ki; Danıştay tüketicileri haklı buldu ve bu ücreti iptal etti.

Öyle zannediyorum ki mağduriyetler göz önünde bulunduruldu. Yakınmalar dikkate alındı. Ve bankaların hizmet ücretlerini tespit etme görevi BDDK’dan alınıp TCMB’ye verildi. Dosya masrafları ve kart aidatlarıyla ilgili binlerce başvurunun değerlendirilmesi, yeni bir düzenlemeye gidilmesi memnuniyet verici. Bakıp göreceğiz. TCMB’yi yakından takip edeceğiz.
Getirilen teklifte talepte bulunulmadığı halde kredi kartı çıkaran ya da limit artırımına giden kurumlara 25 bin liradan 50 bin liraya kadar, koruyucu hükümlere aykırı halinde de 50 bin liradan 250 bin liraya kadar idari para cezası uygulanabilecek cümlesi bulunmaktadır. Bu cümle tüketicileri koruyacaktır” dedi.
 

 
Tüketici Başvuru Merkezi: Tüketicinin Dostu
Hazırlayan: Av. İbrahim GÜLLÜ 

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum