Türel’e yaptığınızı Akaydın’a da yapın..

Abone Ol

Her şey, “Akaydın’ın planladığı gibi” gidiyor..
Örneğin, “Antalya’nın konumuna uygun hizmetlerin yapılmayışı”nı hiç tartışan yok..
Yaşanmış bir sürü skandallardan, verilmeyen maaşlardan, tutulmayan sözlerden hiç söz eden yok..
Ama..
4.5 yıl önce başkanlığı kaybetmiş birine karşı yürütülen bir “karalama kampanyası” var..
Daha önce tartışılmış, hatta dava konusu edilmiş, ama sonucunda hiçbir suç bulanamamış bilgi ve belgeler ortaya dökülüyor..
Niye?
Yüzde 99.99 ihtimalle Menderes Türel’in Ak Parti’nin Büyükşehir adayı olacağı düşünüldüğü için..
Oysa..
Türel dönemi çok konuşuldu, tartışıldı, mahkemeler görüldü, Türel hepsinden aklandı..
Şimdi mahkemelerde görülen ve sorulan konular ısıtıldı, “yeni bir şeymiş” gibi ortaya konuyor..

Her seçimde bu tür yalan-yanlış-eksik-fazla söylentiler ortalığa dökülüp-saçılır..
Bu nedenle, böylesine “Türk tipi siyaseti” normal karşılıyorum artık..
Dedim ya, her şey “Akaydın’ın planladığı gibi” gidiyor..
Neredeyse 4.5 yıldır, MHP’den ve de Türel döneminde yeri-göğü inleten STK’lardan, Antalya’ya yapılmayan hizmetlerle ilgili soru yönelten pek yok..
Sadece, 2010 yılıydı sanırım, zamanın MHP İl Başkanı Adnan Kaya şöyle bir eleştiri getirmişti: (Sonra arkası hiç gelmedi)
“Bunlar bilboard belediyeciliğini iyi öğrenmiş..
İşçinin maaşını vermiyor, belediye borçlarını ödemiyor, ama reklama para saçıyor..
Büyükşehir Belediyesi vicdansızca yönetiliyor..”
Peki nasıl yönetilmeli?
Buna asla cevap verilmiyor..

Sanırım Kaya, Akaydın’ı o zamanlar yeni yeni tanımaya başlamıştı..
Ama..
Konu “vicdan” olunca ve yeri de gelmişken MHP’lilere (ve de vatandaşlara) küçük bir hatırlatma yapma gereği duyuyorum..
Yıllar önce..
11 Ocak 2006’da..
Akaydın rektörken yazdığım bir yazının başlığı, “Rektörün vicdanı ve cüzdanı” idi..
Şöyle demiştim:
“Şimdi, eminim Rektör Akaydın, sadece hastaları kapı dışarı ettiğinde değil, kimi konularda da vicdan azabı çekmiyordur(!)..
Neler mi?
Gelin bunlara bir bakalım:
-PACS sisteminin bütün ihale bedeli ödenmesine rağmen, 6 yıl boyunca ihale şartları yerine getirilmediği halde vicdan azabı çekmedi..
-Emekli Sandığı’na ait usulsüz faturalar ortaya çıktığında, asıl sorumlular yerine birkaç tane çalışan ekmeğinden edildiğinde ve ihbarı yapan kişiyi istifaya zorladığında da vicdan azabı çekmedi..
-Paramız yok” diye ağlarken, 1.5 yıl sonraki rektörlük seçimine yatırım olsun diye 300 öğretim elemanının odalarının tefrişine 420 milyar lira harcarken de vicdan azabı çekmedi..
-Üniversite’de meydana gelen ve kanıtlarıyla ortaya konan “intihal” (bir bilgiyi çalma, aşırma) olayına rağmen, intihali yapan kişiyi korumak adına bunu inkar ederken de vicdan azabı çekmedi..
-Deniz Baykal’ın kızı Aslı Baykal’ın kızının “Profesörlük” ünvanını alması konusundaki gerçeklerde de vicdan azabı çekmedi..

Aslında liste uzun..
Anlayacağınız..
“Akaydın’ın vicdanı”yla fazla uğraşmayın..
O tür laflarla etkileyemezsiniz..
Yapacaksanız..
Akaydın’ın seçim öncesinde yaptığı kayıtlı konuşmalar var..
Bastırdığı kitap-dergi-broşürler var..
Milletin gözünün içine baka baka verdiği sözler var..
Hala mahalle mahalle dolaşıyor, oralarda sözler vermeye devam ediyor..
Alın bunları..
Neyi yapmış, neyi yapmamış..
Neleri inkar ediyor..
Ne yapması gerekiyor..
Ele alın..
Düşünün..
Alternatif düşünceler geliştirin..
Ve..
Bütün bunları millete anlatın..
Bıkmadan, her gün..
Yani Türel’e yaptığınızı, Akaydın’a da yapın..
Yapın ki, Antalya’yı düşündüğünüzü anlayalım..

Bir yandan Akaydın..
Öte yandan siz muhalif siyasiler..
Ve de..
2004’teki seçimden sonra ortadan kaybolan sivil toplum örgütleri..
Sürekli olarak Antalya halkını uyutmaya devam etmeyin..
Bu kentte yaşayanlar olarak..
Ucu hepinize dokunuyor..