Turşusunu kur!..

Abone Ol

Turşucuların hatırı kalmış!..
Bugün de turşu kuracağız!..
Konserve koyu ile ilgili konuyu dilimiz döndüğünce, parmaklarımız oynadığınca ele almaya çalıştık da.,
Okuyanlar arasında, “Sana ne be adam” diyenler kesin olmuştur.
“Ellerine sağlık” diyenlerden birisi, sabahın köründe telefon ile aradı.
“E tabi arar. Çünkü işin içerisinde rant var!. Arayan kesin orada oturan yada söz konusu yerde mülkü olan birisi de ondan aramıştır” denilecektir.
Denmesin.
Yakından uzaktan alakası yok. Tek alakalı olduğu şey, doğma büyüme Antalyalı olup, Arapsuyu’ndan tutun da, Lara’nın en uç noktasına kadar avucunun içerisi gibi Antalya’yı bilen birisi.
“Ben Karayolları’nda çalışırken, yazları Lara’daki işçi kampında kalırdım. Günde iki sefer yapan belediye otobüsü ile bir de karayollarının servis aracı vardı. Ulaşım konumuzu bu iki araçla giderirdik. Kampa giderken de gelirken de Akdeniz’in uçsuz bucaksız uzunluğunu alabildiğince seyreder, yolun ne çabuk bittiğini dahi anlayamazdık. Ama şimdi aynı mı? Mahvettiler Lara sahil şeridini. Konserve koyu olayını ilk günden itibaren takip ediyorum. Söz konusu yerdeki binalar bana göre yapım hatasından kaynaklanan durumdan dolayı tahliye yoluna gidilmektedir. O da bir yada iki binadır. Bu durumda kurunun yanında yaşı da yakacakları kesin. Çünkü ben oradaki tahliye olayında rant seziyorum. Neden afet sahası ilan etmiyorlar. İşin bir başka yönü ne biliyor musunuz? Üç-dört katlı binaları falezler kaldıramıyor diye tahliyesini isteyenler, falezlerin üzerindeki 10-15 katlı binalar için ne yapacaklar işte bunu çok merak ediyorum. Bu iş burada kalmaz. Rant var bu işte arkadaş rant.”
Ne noktasına dokunulmuştur, ne de virgülüne.
Telefondaki sesi aynen kaydettim ve çözüp buraya aktardım.
Belli ki düz birisi.
Doğru bildiğini Antalya şivesiyle öyle güzel anlatıyordu ki, mahkemede hakim karşısına çıksa insanın ikna olmaması mümkün değil di.
Peki ama Konserve koyunda ne rantı olabilirdi?
Konserve Koyu’ndaki 10 binada yaşayan vatandaşların evlerini mühürlemek üzere zabıta gönderen Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın, “Oradan siz çıkacaksınız, biz gireceğiz” diyebilme şansı var mı?
Büyükşehir Zabıtası’na Zabıta takviyesinde bulunan Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen mi, “Çıkın arkadaş. Konserve Koyu ile ilgili dev bir projem var” diyecek?
Nah (!) farzederiz de, Farzettik ki dediler.
Konserve Koyu’nun turşusunu mu kuracaklar?
Konserve Koyu’nun turşusunu mu kurarlar, Konservesi’ni mi yaparlar bilemiyorum ama, Koy’a göz diktikleri apaçık ortada arkadaş.
Mağdur vatandaşlar çıksa, “Koy’unuz sizin olsun (!), Konservemizi vermeyiz” deseler, bana göre birileri dünden razı da.,
İlle de oradaki koy!.
Bir bakmışız üç-beş yıl sonra Konserve ismi değişmiş, bilmem ne yat limanı adını almış. Ben diyeyim size onlarca, siz deyin yüzlerce ultra lüks yatlar göz kamaştırıyor.
Otur banka, doya doya seyret.
Benim gibi, “Ah uleyn ah. Şimdi o yatlardan birisinin içerisinde olmak vardı” diye katiyen iç geçirmezsin, çünkü zaten ona sahipsindir.
Vicdanın bile sızlamaz!..
Zaten vicdan olsa, kurunun yanında yaşı da yakıp, üç-beş yıl sonrasının yatırım yoluna gidilmez.