Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte grip ve soğuk algınlığı yeniden gündemin ilk sıralarında yer aldı. Özellikle kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirilmesi, ani sıcaklık değişimleri ve mevsimsel şartlar, bu hastalıkların toplum genelinde hızla yayılmasına neden oluyor. Basit gibi görünen ancak ihmal edildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bu hastalıklara karşı bireysel önlemlerin artırılması gerektiği belirtiliyor.
Güçlü bağışıklık sistemi için
Grip ve soğuk algınlığı, benzer belirtiler göstermesine rağmen farklı hastalıklar olarak biliniyor. Soğuk algınlığı çoğunlukla burun akıntısı, hapşırma, boğaz ağrısı ve hafif halsizlikle seyrederken; grip ani başlayan yüksek ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, titreme ve yoğun halsizlikle kendini gösteriyor. Grip, özellikle bağışıklığı zayıf bireylerde daha ağır seyredebildiği için dikkatle takip edilmesi gerekiyor. Hastalıklardan korunmanın temelinde güçlü bir bağışıklık sistemi yer alıyor. Dengeli ve yeterli beslenme, düzenli uyku ve günlük yaşamda stresin azaltılması bu süreçte önemli rol oynuyor. C vitamini açısından zengin turunçgiller, kivi ve kuşburnu; çinko içeren kuruyemişler; protein bakımından zengin yumurta, yoğurt, balık ve baklagillerin düzenli tüketilmesi öneriliyor. Sarımsak, soğan, zencefil ve zerdeçal gibi doğal ürünlerin de vücut direncini desteklediği ifade ediliyor.
Kronik hastalığı bulunanlar
Soğuk havalarda su tüketiminin azalmasının bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğine dikkat çekiliyor. Günlük en az 2–2,5 litre su içilmesi, bunun yanı sıra ıhlamur, adaçayı ve kuşburnu gibi bitki çaylarının tüketilmesi boğazın rahatlamasına ve vücudun desteklenmesine katkı sağlıyor. Hijyen kurallarına uyulmasının hastalıkların yayılmasını önlemede etkili olduğu vurgulanıyor. Ellerin sık sık sabunla yıkanması, öksürürken ve hapşırırken ağız ve burnun mendil ya da dirsek içiyle kapatılması, ortak kullanılan alanların temiz tutulması önem taşıyor. Kapalı mekânların düzenli olarak havalandırılması ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulması da alınabilecek önlemler arasında yer alıyor. Grip aşısının, özellikle risk grubunda bulunan kişiler için koruyucu bir uygulama olduğu belirtiliyor. Aşının, hastalığın ağır seyretmesini ve olası komplikasyonları azaltmada etkili olduğu, her yıl yenilenmesi gerektiği hatırlatılıyor. Hastalık belirtileri görüldüğünde dinlenmenin büyük önem taşıdığı, yüksek ateş ve uzun süren şikâyetlerde sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiği ifade ediliyor. Grip ve soğuk algınlığının viral kaynaklı hastalıklar olduğu hatırlatılarak, antibiyotiklerin bu hastalıklarda etkili olmadığı ve bilinçsiz kullanımın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor. Özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, hamileler ve küçük çocukların bu dönemde daha dikkatli olması gerektiği vurgulanarak, alınacak basit önlemlerle hem bireysel hem de toplumsal sağlığın korunabileceğine dikkat çekiliyor.