Vatan derdinden ‘koltuk’ derdine

Abone Ol

Ortada parti yokken herkes vatanı kurtarma derdindeydi ..!

Parti kuruldu ‘koltuk’ telaşı başladı…

Tahmin ettiğiniz gibi İYİ Parti’den bahsediyorum…

Yaşananları ibretle izliyorum. Parti kuruldu ve beklendiği gibi hızlı bir şekilde teşkilatlanmaya başladı. Antalya’da da geminin dümenine Avukat Nizamettin Sağır geçirildi. Usta kaptandır ve bence doğru bir seçim yapıldı. Lakin sosyal medyadaki bazı yorumları görünce ‘koltuk’ sevdalılarının benim gibi düşünmediğini anlıyorum…

Daha ortada fol yok yumurta yok ama yeni partiye kefen biçen biçene…

Kimi ‘Sağır MHP kökenli, partiyi MHP’nin eskileriyle dolduracak’  diyor, kimi ‘Eski DYP ve ANAP’lılar olmazsa bu gemi batar’ yorumunu yapıyor…

Kimileri DYP’nin sembol isimlerinden Hasan Subaşı’nı öne çıkararak ‘ipleri ele geçirme’ telaşında, kimileri Bekir Kumbul adını ortaya atarak ‘Yörük’ kartıyla oynuyor.

Daha düne kadar çay-kahve muhabbeti için dahi bir araya gelemeyenler bugün ‘yer kapma’ telaşıyla aynı ağızdan konuşuyor…

Parti yokken, ‘alternatif’ yokluğundan yakınanların daha yolun başında böyle yan çizmeleri ne kadar ilginç değil mi?..

İşte ülkemizde siyaset böyle bir şey ne yazık ki.

Bir şeyler verirsen senden iyisi yok, vermezsen yerin yok…

Mevcut MHP’liler desen, onlar da ayrı bir terane…

Yeni partiyi iktidara değil de MHP’ye alternatif sanıyorlar. MHP’den kopanların ekseriyeti bu parti saflarında yer aldığı için kendi varlıklarına tehdit olarak algılıyorlar sanırım. Antalya üzerinden konuşursak, bir zamanlar baş tacı ettikleri efsane il başkanları Nizamettin Sağır’ın işin başına getirilmesi de kuşkusuz bu endişelerini doğrular nitelikte. Ancak durumun aslı böyle değil. Şu ana kadar gördüğümüz kadarıyla İYİ Parti’de bölücü mihraklar hariç her kesimden, her görüşten insan mevcut. Zaten partinin deklare edilen programında, milliyetçilik hakim paradigma olarak görülse dahi  ‘her kesimi kucaklama’ iddiasına yer veriliyor. Teşkilatlanma sürecinde nelerin olacağını ve nasıl bir yol izleyeceklerini ise hep birlikte göreceğiz…

Bir de ‘durumdan vazife çıkaran’ tipler var, her partide olduğu gibi...

Bir yandan gemide kendilerine yer kapmak için takla üstüne takla atarken, öte yandan sanki parti onun sayesinde kurulmuş gibi çevresindeki ikbal avcılarına ‘hayal’ satan tipler…

Geminin kaptanına yakın duran, her fotoğraf karesine girmeye özen gösteren ve bu ‘suni yakınlığı’ nemaya çevirmeye çalışan bu acuzeleri sadece işin başında ve bir başarı yakalandığında görebilirsiniz ancak. Şu an İYİ Parti mevcut durumundan hoşnut olmayanlar için bir umut olarak ortaya çıktığı için bu acuzelerden bolca görebilirsiniz. Batan gemiyi ilk fareler terk eder ya, parti beklentileri karşılamaz ise emin olun bu tiplerden birini dahi bulamazsınız…

Neyse, yeni partiyle ilgili gözlemlerime şimdilik nokta koyayım. Önümüzde uzun bir süreç var. Biz takipte olmaya devam edeceğiz. Sürecin ne getirip ne götüreceğini izleyecek ve buna ilişkin gözlemlerimizi de sizlerle paylaşacağız…