Eğitim

VELİ-DER'den alarm zili: ‘Eğitim sistemi çöküyor çocuklarımız tehlikede’

2024–2025 eğitim öğretim yılı sonunda VELİ-DER Antalya Şube Başkanı Tülin Koç’tan çarpıcı bir değerlendirme geldi. Koç, “Bu yıl da çocuklarımız aç kaldı, çalıştırıldı, cemaat ve tarikat yurtlarına mecbur bırakıldı” dedi ve MEB’i eleştirdi

Abone Ol

Öğrenci Veli Derneği (VELİ-DER) Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, zorunlu eğitimin süresine yönelik tartışmaların ‘eğitim devlete yük’ anlayışıyla gündeme getirildiğini belirterek, “Eğitim bir hak, masraf değil. Zorunlu eğitimi azaltmak, çocuk yaşta işçiliği, evliliği ve tarikat baskısını artırmaktır” dedi. Son üç yılda 1 milyon 578 bin öğrencinin okulu terk ettiğini hatırlatan Koç, “Bu çocukların geri dönmesi için politikalar geliştirmek yerine, eğitim süresini kısaltmayı gündeme getirmek kabul edilemez” diye konuştu. Kamusal eğitim hakkı sistematik şekilde yok ediliyor,” diyerek, Milli Eğitim Bakanlığı’nı (MEB) sert sözlerle eleştirdi.


‘Tarikatlar protokoller STK kisvesiyle okullarda’
VELİ-DER Başkanı Koç, eğitimde laiklik ilkesinin sistemli şekilde ihlal edildiğini belirterek, ÇEDES başta olmak üzere birçok protokol ile okulların tarikat ve siyasi yapıların faaliyet alanı haline geldiğini ifade etti. “4-6 yaş arası çocukların Kuran kurslarında ideolojik eğitimle karşı karşıya kalması bir çocuk hakkı ihlalidir” diyen Koç, eğitimde yalnızca kamu görevlilerinin yetkili olması gerektiğini vurguladı.

‘Çocuk işçiliği tırmanıyor MESEM’lerle sistemleşiyor’
TÜİK’e göre 2024 yılında 869 bin çocuk kayıtlı işçi konumunda. Koç’a göre bu sayı, MESEM gibi modeller ve kayıt dışı istihdamla birlikte 2 milyonu aşıyor. SGK verileri ise 2023’te 45 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini gösteriyor. ‘MEB artık çocuk işçi bulma kurumu gibi çalışıyor’ diyen Koç, çocukların eğitim yerine işgücüne yönlendirilmesinin vahim sonuçlarına dikkat çekti.

‘Karma eğitim hakkı geri çekilmek isteniyor’
Karma eğitim hakkının anayasal bir hak olduğunu belirten Koç, “Karma eğitim bir tercih değil, bilimsel ve pedagojik bir zorunluluktur” diyerek, son dönemde bu hakkın çeşitli uygulama ve açıklamalarla hedef alındığını ifade etti. Karma eğitimin kaldırılmasının çocuk yaşta evlilikleri artıracağına işaret etti. 8 Nisan’da açıklanan proje okullara öğretmen atamaları sonucu “tarihin en kapsamlı öğretmen kıyımının yaşandığını ifade eden Tülin Koç, “Okullar özel işletme değil, kamunun ortak değeridir. Öğretmenler keyfi biçimde görevlerinden uzaklaştırılamaz” dedi.

‘Sınav merkezli sistem çocukları dışlıyor’

Koç, LGS ve YKS’ye başvuru oranlarının yoksulluk ve umutsuzluk nedeniyle azaldığını belirterek, sınava dayalı sistemin kaldırılması, her öğrencinin ilgi ve yeteneğine göre desteklenmesi gerektiğini söyledi. “Sınav değil, toplumsal fayda esas alınmalıdır” dedi. MEB bütçesinin merkezi bütçe içindeki payının 2016’da %13,3 iken 2024’te %9,9’a düştüğünü belirten Koç, 22 yılda 19 bin 708 köy okulunun kapandığını hatırlattı. “Taşımalı eğitim yerine köy okulları yeniden açılmalı” çağrısında bulundu.

‘Okul yemeği politikası hâlâ yok’
VELİ-DER, 2025 eğitim yılının çocukların aç geçirdiği bir yıl olduğunu vurgulayarak, “Her iki çocuktan biri yoksulluk riski altında yaşıyor. Okula aç gidiyor, öğle yemeği yok, suya erişim yok. Bu tablo sadece eğitim değil yaşam hakkı ihlalidir” dedi. Koç, okul yemeği uygulamasının acilen başlatılması gerektiğini belirtti. ‘106 ülkede uygulanıyor, bizde neden hâlâ yok?’ diye sordu. Tülin Koç, özel okullara yapılan devlet desteklerinin kamu eğitimini tasfiye ettiğini ifade ederek, “Kamu kaynakları şirketlere değil, devlet okullarına aktarılmalıdır. Bu bir sosyal adalet ve gelecek meselesidir” dedi. Tülin Koç son olarak tüm velilere seslenerek, “Çocuklarınızın laik, bilimsel eğitim hakkı için yalnız değilsiniz. VELİ-DER olarak yanınızdayız. Hiçbir veli yalnız yürümeyecek. Hiçbir çocuk yalnız büyümeyecek” diyerek konuşmasını tamamladı.