Reklam
Reklam
Gülsen YAVUZ

Gülsen YAVUZ

Dünya üzerinde notaya dökülen ilk şarkı

18 Ocak 2020 - 00:01



Dünya üzerinde notaya dökülen ilk şarkı. Evet dünya üzerinde bir şarkının nota ile yazılması bizim topraklarımızda gerçekleşmiştir. Hem de Aydın’da! Geçmişten günümüze sevdaları, özlemleri, hasretleri, sevdiğine duyulan aşkı dile getirmiş şarkılar. İnsan ruhunun en ıssız, en ücra köşelerine hatta hücrelerine sızmış aşkı, o mistik duyguyu dile getirmenin yolu geçmişde de, bu gün de şarkılara düşmüş o büyülü notalarla.
Yaşadığın müddetçe parılda,
Hiçbir şeyin seni üzmesine izin verme.
Çünkü hayatın kısa
Ve zaman, verdiklerini geri alacak.
 
Mezar taşında bulunan bestenin günümüz notaları ile yazılışı şu şekildedir.

 
Bu şarkı bir mezar taşında ortaya çıkmıştır. 1882 yıllarında ki Aydın–İzmir demir yolu kazılarında ortaya çıkmıştır. Eski Tralleis antik kentinde bulunan bu mezar taşı MÖ.200 ve MS.100 yılları arasında yaşamış olan Seikilos isimli birinin karısına yazdığı metinden oluşmaktadır. Metinin yanına kazılmış notalar bulunmaktadır. Ayrıca bu yapıt dünyada müzikal nota olarak bilinen en eski yazılı kayıt kalıntısıdır.
Müzik tarihinin en önemli materyali olan bu mezar taşı bulunduktan sonra hemen İzmir’e getirilmiştir. Mezar taşı daha sonra İzmir Buca’da oturan De Joung adındaki bir koleksiyoncuya verilmiştir. Uzun süre villasının bahçesinde bulunan bu mezar taşı Kurtuluş Savaşına kadar burada kalmıştır. Daha sonra İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali sırasında De Joung tedbir amaçlı olarak mezar taşını yurt dışına çıkartır. Aile bu mezar taşını uzun süre muhafaza ettikten sonra yine aile tarafından açık arttırma ile satılmıştır. Kopenhag Üniversitesi Klasik Filoloji Bölümünde görevli Prof. C.Hoeg mezar taşını satın alır. 1966 yılında Danimarka-Kopenhag Müzesine taşınmış ve sergilenmeye başlanmıştır. Ve hala bu müzede sergilenmektedir.
Nota ve sözleri aşağıdaki gibidir. Phrygia’da bilinen nota sistemine uygun yazılmıştır.
 

 
Dünya; üzerinde ilk insan ırkı var olduğu günden beri ne aşklara,  ne sevdalara tanıktır kim bilir. İster bir taşa, ister bir ağaca kazınmış olsun, hangi dilde hangi alfabeyle yazılmış olursa olsun, müziğin o dilsiz, sınırsız tınısıyla bize ulaşır.  Bizim kültürümüzde de türkülerin diliyle söylenmiş sevda sözleri her daim yürek telimizi titretmiş ve titretmeye devam edecektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum