Reklam
Reklam
Halil Demir

Halil Demir

Organik tarımın rakamsal değerlendirmesi 

26 Kasım 2020 - 00:00

Sağlıklı gıdaya verilen önemin her geçen gün arttığını görüyoruz. Bu konuda yapılan toplantıların, konferansların, bilimsel kongrelerin ve buralardan elde edilen bilgilerin basın aracılığıyla paylaşılmasının büyük rolü var.  

Sağlıklı gıda denilince de ilk akla gelen organik ürünlerdir. Organik tarım son yıllarda dillerde dolaşan önemli tarım kavramlarından birisidir. Bu yazıyla sizlere organik tarımın gelişimini Dünya ve Türkiye açısından rakamlarla aktaralım.  

Dünya’da 2018 yılı verilerine göre 186 ülkede sertifikalı organik tarım yapılıyor ve Türkiye’miz de bunlardan birisi. 1999 yılında 11 milyon hektar (ha) olan organik üretim alanı 2018 yılına geldiğinde 71.5 milyon hektara ulaşmış durumda. Toplam tarım alanı içerisinde organik tarım sadece %1.5’nu kapsıyor. Dünya’da toplam üretici sayısı ise 1999 yılında 200 bin kişi iken, 2018 yılında 2.8 milyon kişiye ulaşmış durumda.  

Dünya genelinde bütün bölgelerde organik üretim alanlarında artış var. Genel olarak Avrupa’da %8.7 olan artış, Asya kıtasında %8.9, Kuzey Amerika’da %3.5, Afrika’da %0.2, Okyanusya’da %0.3, Latin Amerika’da %0.2 ve Afrika’da %0.2 olmuştur.  

En fazla organik üretim alanına sahip ülkelerden ikisi Avustralya (35.7 milyon ha) ve Arjantin (3.6 milyon ha)’dir. Buralarda yayılımcı tip organik hayvan yetiştiriciliği yapılması alanın fazla olmasına neden olmaktadır.  

Alan bakımından ilk 10 ülke içerisinde 4 Avrupa ülkesi yer alıyor. İspanya 2.25 milyon ha, Fransa 2.04 milyon ha, İtalya 1.96 milyon ha ve Almanya 1.52 milyon ha alana sahip. Türkiye’de ise 646 bin ha alan bulunuyor. 2017 yılı ile kıyaslandığında organik alan bakımından Fransa’da %16.7’lik çok önemli bir artış vardır.  

Avrupa’da toplam tarım alanı içerisindeki organik alanın paylarına örnekler verildiğinde, çok küçük bir ülke olan Liechtenstein’da bu oran %38.5’dir. Avusturya’da %31.9, İtalya’da %15.8, Fransa’da %10 olan bu oran Türkiye’de %1.7’dir.  

Dünya geneli organik tarım pazarı 2000 yılında 15.1 milyar avroiken 2018 yılında 96.7 milyar avroolmuştur. En büyük pazar 40.6 milyar avro ile ABD’dedir. Almanya’da 10.9 milyar avro olan pazar, Fransa’da 9.1 milyar avro ve Çin’de 7.6 milyar avro kadardır.  

Organik ürünlere harcanan kişi başı harcamada Danimarka’da önemli bir atış olmuştur. Danimarka’da kişi başı organik ürün harcaması 312 avrodur. Bu rakam İsviçre’de de 312 avroolup, en fazla harcama yapan diğer ülke 231 avro ile İsveç’dir. Lüxemburg’da en fazla harcama yapan ülkelerdendir. Ülkemiz ile ilgili bu konuda belirlenmiş bir istatistiğe ulaşamıyoruz. En fazla harcama yapan birkaç ülkeye bakıldığında bile kişi başı ekonomik kazancın ön plana çıktığını görebiliyoruz.  

Organik tarım istatistiklerine 2019 yılı açısından Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre bakıldığında 213 üründe 74 545 üretici bulunuyor. Yetiştiricilik yapılan 505 bin ha ve 33 bin hektar doğal toplama alanı ile toplam alan 545 870 hektardır. Elde edilen toplam üretim miktarı ise 2 milyon tonun üzerindedir.  

2018 yılı ile kıyaslandığında, 2019 yılında çiftçi sayısında %-6.3, alan bakımından %-12.9 ve üretim bakımından %-14.4 azalma vardır.Üretim miktarında 2016 yılına göre 2017 ve 2018 yılında da azalma olduğunu görüyoruz. Ülkemizin 2019 yılı itibariyle organik ürün ihracatı yaklaşık 203 milyon dolardır.  

Türkiye açısından kısa bir değerlendirme yapmak gerekirse, son birkaç yıldır organik üretim miktarının azaldığını görüyoruz. Organik tarım açısından yaşanan bu daralmaya sağlıklı gıdaya verilen önem penceresinden bakıldığında, paralel bir gelişme olmadığını anlıyoruz.  

Bazı dönemlerde organik üretim yapan üreticilerin elde ettikleri ürünü geleneksel üretim fiyatından sattığını ve hatta satamadıklarını biliyoruz. Hal böyle olunca gelişme seyri de düşük olmaktadır. 

Organik üretimin gelişebilmesi için organik ürünlerin satılması gerekiyor. Organik ürünlere rağbet gösterirsek organik üretimimiz artacaktır.  

YORUMLAR

  • 0 Yorum