Kibir Abideleri
Reklam
Reklam
İbrahim Güllü

İbrahim Güllü

Kibir Abideleri

07 Aralık 2019 - 00:01

Bir insana mütevazı olmak ve kibirden, gösterişten uzak olması çok yakışır. Hele hele bu mütevazılık ve kibirden uzaklık bir idarecide ise daha çok yakışır.
 
Yüzde 99’u Müslüman olduğu iddia edilen bir ülkede yaşıyoruz. Müslümanım diyen ve Müslüman olduğunu iddia eden bir kişinin rehberi peygamberimizdir. Peygamberimiz ise kibirden ve gösterişten uzak ve mütevazılığın zirvesini tutmuş müstesna bir insandı.
 
Onu bize anlatanlar;
"İnsanların Hz. Peygamber (ASM)’den daha çok sevdikleri bir kimse yoktu. Buna rağmen onu gördüklerinde ayağa kalkmazlardı. Çünkü onun bundan hoşlanmadığını bilirlerdi" derler.
 
Sosyal medyaya düşen ve Twitter’da adeta infiale yol açan Güngören Belediyesi’ndeki sandalye skandalına her kesimden tepki yağmaya devam ediyor.
 
Güngören Belediye Başkan Yardımcısı Veysel İpekçi, kendisini görüp ayağa kalkmadığı gerekçesiyle belediyede çalışan bir şoförden, tuvaletin önüne oturtarak kendisinin her geçişinde ayağa kalkıp selam vermesini istemişti.
 
Ekmeğinin peşinde bir insan, işinden olmamak için cezaya itiraz dahi edemiyor. İpekçi ise, yönetici olmasının mağruriyeti ile kendince insanlık haysiyetine yakışmayacak ceza veriyor ve kendisine temenna durdurtuyor.
 
Olayın fotoğraf ve videoları sosyal medyaya düşünce başkan yardımcısı Veysel İpekçi’ye tepki yağmıştı.
 
Skandal üzerine bir açıklama yapan Güngören Belediye Başkanı Bünyamin Demir, İpekçi’nin istifasının alındığını Twitter’dan duyurdu.
 
Tepkiler üzerine de olsa kibir abidesi İpekçi’nin görevinden alınması yerinde bir karar. Peki bu yeterli mi?
 
Sormak lazım. Müslümanlıkta ayağa kalmak var mı? Ayağa kalkınmasına zorlamak ancak firavun zihniyetine sahip insanlarda olur. Sen peygamberimizi mi örnek alıyorsun firavunu mu? Yaptığın hareketin peygamberimizin hal ve hareketlerine uygun olduğunu düşünüyor musun? İnsanlığa ve idareciliğe yakışıyor mu? Yok uyduğunu düşünmüyorsan hangi inançla ve düşünce yapısıyla bu rezaleti yaptın. O kişiden özür dilemeyi düşünüyor musun?
 
Daha bir valinin öğretmen zannettiği kişiye muamelesi hala hafızalarda canlılığını korurken birbiri ardına gurur ve kibir kokan idareci hareketleri peşpeşe geliyor.
 
Konya’daki olayı da kısaca hatırlamakta fayda var.
Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, Öğretmenler Günü etkinliğinde oturuşunu beğenmediği kişiye; “Sen öğretmen misin birader? Öğretmen gibi otur da görelim ya” diyerek nasıl bir nezakete sahip olduğunu ve üslubunun ne olduğunu ortaya koymuştur. Bu nasıl bir hitaptır? Toplum içinde bir insan hata bile yapsa bu hatası yüzüne çarpılır mı? Öğretmen oturuşu nasıl olur? Bacak bacak üstüne atılamaz mı?
Bir devlet yetkilisinin önünde herkes düz oturmak zorunda mıdır? Bir valinin görevi insanların oturuşları ile ilgilenmek midir? Öğretmenler Günü’nde bir öğretmeni toplum içinde rencide etmek nasıl bir düşünce yapısıdır?
Çok rahatsız olduysan bir kişiye söylersin, o gider uygun bir şekilde uyarır. Ne demek sen öğretmen misin birader demek?
 
Bu memleketten bir Vali Yazıcıoğlu geçti.
 
Halk merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nu niye unutmuyor? Çünkü vali halktan birisiydi. Protokolü sevmez ve önem vermezdi. Kendisini halka hizmete adamıştı. Kibir ve gururdan uzaktı. Nezaketli ve üslubu ile zarifti.
 
Halk içinden bir insandı ve kendisini halkın üstünde hiçbir zaman görmedi. İşte bu yüzdendir ki Yazıcıoğlu adı hiçbir zaman unutulmadı ve unutulmayacak.
 
Sayın idareciler, siz millete efendi olmaya gelmediniz, millet sizin efendinizdir.
O koltuklar sizin babanızdan kalan malınız değil, milletin size emanetidir. Siz asıl değil vekilsiniz. Asıl ve asil olan millettir.

 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum