YAZMAK

Abone Ol

Yazmak ile yazmamak arasında bir tercih yapmak zorunda değilim. Zira yazmak, iki elimden daima ve sımsıkı tutar beni. Sanki bir cankurtaran halatı gibi, beni hayata bağlar. Yazmak eylemi, her yolculukta adımlarıma eşlik eden bir gölge gibi yakınımda durur. İster şehirlerin kalabalığında kaybolayım ister doğanın sessizliğinde dinleneyim, yazmak hep yanımdadır. Yazmak arzusu, içimi gece gündüz demeden, aralıksız bir mesaiyle işgal eder. Bu arzu, bazen tatlı bir melodi, bazen de içimde yanan bir ateş gibi beni sürekli harekete geçirir. Yazmak ile kavgam her seferinde dostane bir şekilde son bulsa da üzerimdeki etkinliği devamlı sürer. Bu kavga, aslında bir tür dans gibidir; birbirimizi iter ve çekeriz, gün sonunda hep barışırız. Yazmakla münasebetim direncini korur. Çünkü yazmak veya yazı demek, her yanıyla ben demek. Benim kimliğim, benim kişiliğim, benim hayata bakış açım... Her şey yazıda saklıdır.

Yazma konusunda kendimi ve yüreğimi özgür hissederim. Konu sıkıntısı çekmem. Tema meselesiyle uğraşmam. Çünkü yaşamak başlı başına bir yazı alanı kalemim için. Bu alanda nem kapmak her zaman mümkündür benim için. En ufak bir detay bile, beni yeni bir hikayeye sürükleyebilir. Bir kuşun kanat çırpışı, bir yaprağın düşüşü, bir insanın gülümsemesi... Hepsi benim için birer ilham kaynağıdır.

Yazıyla hemhâlliğimi devam ettiririm. Esti mi yazarım. İlham uğradı mı buyur ederim. Yazıya dair her türlü fırsat ve havayı iyi değerlendiririm. Bir cümleden sonra başka bir cümle yazmaktan üşenmem. Çünkü her cümle, beni yeni bir dünyaya götüren bir kapıdır. Duygularımı karalamaktan tembellik göstermem. Bende duygular, yazının en önemli yapı taşlarıdır. Düşüncelerimi kağıda dökmekten yavaş hareket etmem. Çünkü düşünceler, yazının ruhunu oluşturur. Onları ne kadar hızlı yakalarsam o kadar iyi ifade edebilirim.

Kelimeler yazıya başladığımda sıraya girer. Sanki bir ordu gibi, emrime amade beklerler. Yakınlığımı sözcükler terk etmez. Onlar benim en yakın ve en sadık dostlarımdır. Beyaz sayfalarımda yer edinmek için alfabelerin tümü gönüllü olur. Her harf, kendi hikayesini anlatmak için can atar. Yazmaya niyet ettiğimde tüm koşullar uygun olur ve yazmak ile aram her tümcede, her paragrafta ve her metinde doruğa ulaşır.

Yazı, benim için bir zirveye tırmanış yönüdür. Her adımda daha da yükselir, daha da özgürleşirim. Sonrasında yazı da ben de mutluluktan bir ömür tüketiriz. Yazmak, benim için bir yaşam biçimidir; ve ben bu yaşam biçiminden asla vazgeçmeyeceğim. Yazdıkça var olur, var oldukça yazarım. Bu döngü, beni sonsuza kadar yaşatacaktır. Yazmak, benim için ölümsüzlüğün apaçık sırrıdır.