Döşemealtı Belediyesi tarafından10’ncusu düzenlenen Nar Festivali Yağlı Pehlivan Güreşlerine bu yıl 54’ü başpehlivan olmak üzere çeşitli boylarda toplam 600 güreşçi katıldı. Müsabakaların sonunda finalde rakibini yenen Aksu İlçesi’nden Mehmet Yeşil Yeşil Döşemealtı güreşlerinin başpehlivanı oldu.
Bu vesile ile “Yağlı Güreşler”imizin kaidelerini yeni nesillere aktarmaya devam edelim.
Yağlı öyle midir?
Hem bu güreş öylesine bizimdir ki, antik olimpiyat oyunlarında meydana çıkan güreşçiler, çırılçıplak mücadele ederlerken, bizde pehlivanların diz kapaklarının üstünden göbeklerinin altına kadar olan bölüm kısbetle kapatılır. Cazgır, Allah Allah illallah" diye güreş açar, davul-zuma cenk havalarını vurur, pehlivanların helalleşmeleri, birbirlerine başarı dilemeleri, her şeyi ve her şeyi ile yağlı güreş, Türk'ün öz sporlarındandır.
Eşleştirmede usul
Pehlivanların eşlendirmesinde o yıl çeşitli bölgelerde yapılan kapışmalarda elde etmiş oldukları dereceler göz önünde bulundurulur. Bazıları güreşçilerin bir boy yukarda güreşmekten kaçınarak bir alt boya soyundukları görülür. Bazıları da "Boğulursan büyük suda boğul" tabirine uygun olarak "ille de baş" deyip tuttururlar. Bu durumlarda meydan hakemleri olaya el koyarlar. Er Meydanı'nı kontrol altına alan ve yenme-yenilme olaylarını kule hakemlerine bildiren, yasak oyunları uygulayanları ayrıca ikaz eden meydan hakemleri, Kırkpınar güreşlerini tertipleyen kurulca eski pehlivanlar arasından seçilir. Bunların bazıları kapışmalar sırasında kendi bölgelerini temsil eden pehlivanları belli etmeden kollamak hevesine kapılırlar, bu türlü hallerde de müsabakaları kuleden takip etmekte olan hakemler olaya müdahale ederler.
Kırkpınar'da bir yıl önce bir büyük boya soyunan bir pehlivan, şayet o yıl katıldığı boyda birincilik elde etmişse, ertesi yıl bir üst boyda güreşmek mecburiyetindedir. Boy birincisi, ne bir küçük boya, ne aynı boya katılır. Bu sporcular ancak bir büyük boyda kol bağlamak zorundadırlar. Ne var ki, her saniye Kırkpınar'da keyfi hareketler yapılmaktadır. Başa soyunan ve bir netice elde edemeyen bazı pehlivanlar, daha sonra kule hakemleri kararı ile başaltına alınmışlardır. Kırkpınar’ın törelerinde bu türlü kararlar asla yoktur.
Ayak, deste, orta, başaltı ve baş olmak üzere, kilo, yaş ve teknikleriyle bir yıl önceki ve o mevsim elde ettikleri başarılara göre sıralanan sporcular, böylece eşlenmiş olurlar. Kırkpınar kule hakemleri, geleneksel eşlendirme yöntemi yerine, "kura ile" de eşlendirme yolunu seçmektedir. Bu karar ve vebal, onlarındır. Kırkpınar'da ayaktan başlayıp başa kadar güreşmiş pek çok pehlivan vardır. Bunların arasında Zülküf Karabulut'la, daima temiz pak gezen Manisalı Niyazi Güreşen’i sayabiliriz.