Eğitim

YKS’de skandal iddialar

Balıkesir’de bir sendika başkanının oğlunun kimliksiz sınava alındığı iddiası ÖSYM’yi karıştırdı. Eğitim-İş Antalya 1 No’lu Şube Başkanı Sadık Acar, “Binlerce öğrenci mağdur olurken, yandaşlar için kurallar esnetiliyor” diyerek sınav güvenliğindeki zafiyete dikkat çekti

Abone Ol

Eğitim-İş Antalya 1 No’lu Şube Başkanı Sadık Acar, kamuoyuna yansıyan olaylar ve kendilerine ulaşan bilgiler ışığında ÖSYM’nin hem sınav güvenliği hem de uygulama eşitliği konusunda sınıfta kaldığını savundu. Sadık Acar, özellikle Balıkesir Ayvalık’ta yaşanan skandala dikkat çekerek, “Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanının oğlu, kimliği yanında olmadan sınava alınmış, 25 dakika sonra babası tarafından camdan uzatılan pasaportla sınav işlemi tamamlanmıştır. Üstelik sınav sorumlusu açıkça ‘Sorumluluğu ben alıyorum’ diyerek yönetmeliği hiçe saymıştır” dedi. Acar, sınav kurallarının sıradan vatandaş ve iktidar çevresi arasında farklı uygulandığını öne sürerek, “Kimliğini unuttuğu için sınava alınmayan, 1 dakika geç kaldığı için kapıdan çevrilen, sadece küpe ya da bileklik taktığı gerekçesiyle sınav hakkı elinden alınan binlerce öğrenci hafızalarımızda tazeyken; yandaş sendika üyeleri söz konusu olduğunda tüm kurallar esnetiliyor. Bu açık bir çifte standarttır” diye konuştu.

‘Sınav güvenliği ihmal edildi’

Yaşanan olayın tüm yönleriyle soruşturulması gerektiğini vurgulayan Sadık Acar, “Başta bina ve sınav sorumluları olmak üzere tüm yetkililer hakkında derhal yasal işlem başlatılmalıdır. Bu olay münferit değil, sistemin genelindeki kayırmacılığın bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı. Acar, birçok sınav salonunda ciddi personel eksikliği yaşandığını belirterek, “Tarafımıza ulaşan bilgilere göre, birçok sınav salonunda yalnızca bir salon başkanı görev yapmış, yeterli sayıda gözetmen bulunmadığı için sınav güvenliği ihmal edilmiştir. Kamera sistemi yokluğu ve görevli eksikliği nedeniyle oluşan usulsüzlüklerin tespiti ve denetimi de neredeyse imkânsız hale gelmiştir. İtiraz mekanizması fiilen işlemez durumdadır” dedi.

Soruşturma çağrısı

Öte yandan artan enflasyona rağmen sınav görev ücretlerinin düşük tutulduğunu belirten Acar, “Uzun süren sınav mesaileri, düşük ücretler ve sınav öncesi kişisel eşyalarımıza, kıyafetlerimize yapılan gereksiz müdahaleler nedeniyle öğretmenler sınav görevini haklı gerekçelerle kabul etmiyor” diye konuştu. Eğitimde yaşanan aksaklıkların sadece bir sınav organizasyon problemi olmadığını belirten Acar, “Bu tablo, eğitim sisteminde yıllardır derinleşen yapısal sorunların sonucudur. Kamuda ‘tasarruf’ denilince akla kendi lüksü değil, halkın temel hakları geliyor. Eğitim sistemi de bundan payını fazlasıyla alıyor” dedi. Milyonlarca öğrencinin geleceğini belirleyen böylesine kritik bir sınavda yaşanan güvenlik açıkları ve adaletsizliklerin kabul edilemez olduğunu söyleyen Acar, ÖSYM ve ilgili tüm kurumları bir kez daha uyararak, “Sınav güvenliği ihlalleri derhal soruşturulmalı, gözetmen sayısı artırılmalı, görev ücretleri güncellenmeli, tüm öğrencilere eşit ve adil uygulama sağlanmalıdır. Eğitim bir ülkenin geleceğidir, kimsenin bu geleceği karartmaya hakkı yoktur” diyerek sözlerini tamamladı.