Bir YÖREX’i daha uğurladık. Gelecek yıl yapılacak olanı şimdiden iple çekerek…
Yöresel Ürünler Fuarı. Kısa adıyla YÖREX’le ilk kez 2010 yılında tanıştık. Antalya Ticaret Borsası’nın hayatımıza kattığı önemli bir renk oldu. Borsanın cevval başkanı Ali Çandır’ın fikir babası olduğu YÖREX daha ilk yıldan itibaren öylesine sevildi, öylesine benimsendi ki, birkaç yıl içinde ‘Türkiye’nin en sevilen fuarı’ diye anılmaya başladı. ‘Sizin oraların nesi meşhur’ sloganı ile tüm Anadolu’yu bir mekanda buluşturan, buram buram Anadolu kokan YÖREX ilk yılında 20 binin biraz üzerinde ziyaretçi ağırlarken, ziyaretçi sayısı yıllar içinde 300 binleri aştı. 2021’de 350 bine yaklaştığını biliyorum, bu yıl 22-26 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen YÖREX’in ziyaretçi sayısını henüz öğrenemedim ama yine 300 bini aşmıştır diye düşünüyorum.
Peki ilk günlerde onlarca örneği olan ‘lokal bir etkinlik’ gibi görülse de, bu bakış açısını, algıları kısa sürede tersine çeviren YÖREX’in sırrı ne?
Halk tarafından niye bu kadar sevildi?
Aslında bu soruların yanıtını bu köşeden birçok kere anlatmıştım, bir kere daha anlatayım.
Malum, yöresel ürün demek, bir bölgeye ait olan ürünler ile üretilen çeşitli yiyecek-içecek, el emeği göz nuru eserler vs. demek. Ancak bunlar sadece birer damak keyfi, lezzet malzemesi olarak algılanmamalı. ATB Başkanı Çandır’ın da dediği gibi bu ürünler aynı zamanda bulundukları coğrafyanın tarihi ayrıcalıklarını, uygarlık birikimini ve sosyal zenginliğini anlatan hikayelere sahip ürünler. Yani yöresel ürünlerin kendine ve yöresine has bir değeri, ruhu, özü, kimliği mevcut. Medeniyetlerin beşiği Anadolu’da binlerce yıldan bugünlere ulaşabilen sayısız yöresel ürün bulunuyor. Hepimiz çocukluk, gençlik dönemlerimizden biliriz. Analarımızın elinden tattığımız nice lezzetler vardır ‘yöresel’ diye tanımlayabileceğimiz. Güzel ülkemizin her bir köşesinde ayrı bir lezzet, ayrı bir güzellik bulmak mümkün.
Ancak böylesine geniş bir potansiyele rağmen bunu nemaya dönüştürememişiz bugüne kadar.
Dünyanın birçok gelişmiş ülkesi, Avrupa, yöresel ürünlerden milyarlarca dolar kazanırken, bizim onlardan çok daha kaliteli nice ürünlerimiz hep kendi coğrafyalarında sıkışıp kalmış. İşte YÖREX, bu lokal kalmış ürünlerimizin ulusal ve uluslararası alanda farkındalığı noktasında önemli bir misyon üstlendi. İlk YÖREX’te ülkemizdeki coğrafi işaretli ürün sayısı 109 iken bugün rakam 1828’e ulaşmış durumda. Başkan Çandır’ın ifadesine göre 837 ürün başvuru aşamasında, bir bu kadar ürün için de çalışmalar sürüyor. Yani tescilli ürün sayımız çığ gibi artıyor. Yani binlerce yıllık geçmişleri olan yöresel ürünlerimizin gün yüzüne çıkarılmasında, birer marka haline gelip ulusal ve uluslararası piyasada hak ettikleri yeri almasında YÖREX’in rolü ve katkısı inanılmaz büyük. Günümüzde ‘Yöresel Ürün Marketleri’ trendi başlamışsa, yöresel ürün pazarlayan e-ticaret siteleri pıtırak gibi çoğalmışsa bunda da en büyük pay sahibi kesinlikle YÖREX’tir…
YÖREX’i diğer fuarlardan ayıran ve bu kadar çok sevilmesinde en önemli etken olan bir başka husus ise yöresel ürünler vasıtasıyla tüm Türkiye’yi bir mekanda buluşturuyor olması. Fuarı dolaşırken bir Anadolu turuna çıkmış hissine kapılıyorsunuz. Çünkü tüm Anadolu burada sadece yöresel ürünleriyle değil kültürleriyle de bir araya geliyor. Daha önceleri yazdığım yazıların birinde, “Ben bu fuara adım attığımda sanki doğduğum kente girmiş gibi hissediyorum. Her köşe başında tanıdık bir yüz karşıma çıkacakmış duygusuna kapılıyorum. Burada memleket hasreti gideriyorum” demiştim. Bu duygu hali birçok insana da yansıyor olmalı ki, son yıllarda fuar daveti yapılırken özellikle ‘memleket hasreti’ çekenlere sesleniliyor. Biri biterken sonraki yıl yapılacak olanı iple çekiyoruz. Yolunu dört gözle bekliyoruz. Çünkü YÖREX’te özlemlerimiz, kavuşmalarımız var. YÖREX’te buram buram kokan Anadolu var…
Antalya’da doğan ve fakat kısa sürede ‘Türkiye’nin fuarı’ olan, bir marka haline gelen YÖREX giderek daha da parlıyor. Başta bu muhteşem projenin mimarı ATB Başkanı Ali Çandır olmak üzere, emek veren, destek koyan herkesi ne kadar takdir etsek, ne kadar alkışlasak azdır.
Son söz; YÖREX sadece bir fuar değil. Anadolu lezzetlerinin, kültürünün bir arada sunulduğu, memleket hasretinin dindirildiği muhteşem bir organizasyon. Eğer bugüne kadar gitmediyseniz 2027 YÖREX’i için şimdiden planlamanızı yapın ve mutlaka gidin…