Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' davasında savunma yapan tutuklu sanık Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, "Açık ihalelerde kimsenin yapabileceği bir şey yoktur. Kamuya açık ihaledir. 'Sen niye giriyorsun, sen girme' deme şansımız yoktur. Birden fazla firma girer, en uygun teklifi verene ihale komisyonu ihaleyi vermek zorundadır. Belediye başkanlarının ihale verdiği ya da ihale aldırdığı bir rol yoktur" dedi.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında, 5'i tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu toplam 33'ü tutuklu 200 sanığın yargılanmasının ikinci günü başladı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan 1 numaralı salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, başka tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ve tarafların avukatları hazır bulundu. Saat 10.45 sıralarında başlayan duruşmada Tutuklu sanık Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve eşi Celal Tekin ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar savunmalarını yaptı.
'EV ADRESİNİ DAHİ HATIRLAMAYAN BAKİ NUGAY'IN İFADELERİ ÜZERİNE BURADAYIM'
Savunma yapan tutuklu sanık Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, "Seyhan Belediyesi dönemimizde şirketlere iş aldırmadık. Aldırabilirdik de; açık ihalelerde kimsenin yapabileceği bir şey yoktur. Kamuya açık bir ihaledir. 'Sen niye giriyorsun, sen girme' deme şansımız yoktur. Birden fazla firma girer, en uygun teklifi verene ihale komisyonu ihaleyi vermek zorundadır. Başka yapılabilecek hiçbir şey yoktur. Şimdi bir anlayış ortaya çıktı; belediye başkanlarının ihale verdiği, ihale aldırdığı söyleniyor. Bu herhalde yeni bir moda. Böyle bir şey yok. Belediye başkanlarının ihale verdiği ya da ihale aldırdığı bir rol yoktur. Dolayısıyla hem Aziz İhsan Aktaş'ın şirketleri hem de ortak olduğu şirketler, Seyhan Belediyesi döneminde bizimle çalışmadı, çalışamadı. Böyle bir imkan da olmadı. Ayrıca Baki Nugay ve Seyhan Belediyesi'nde yaptığımız işlerle ilgili olarak, 'Baki Nugay benim resmi ya da gayri resmi ortağım değildir' diyor. Ama nedense ben Aziz İhsan Aktaş'ın dosyasındayım. Bir şey daha söylemek istiyorum. İsnat edilen suçlar, 2019 seçimleri sonrasında açılan bir dosyaya dayanıyor. Ben bu dosyada neden yer alıyorum? Neden buraya bağlandım? Ben Adanalıyım. Silivri'yle işim yok. Ben kimseye bağlı değilim. Aziz İhsan Aktaş etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye ediliyor. Hemen ardından, yaklaşık 12 gün sonra Baki Nugay da etkin pişmanlıktan yararlanmak için ifade veriyor. O süreçte bizim bundan haberimiz yok. Seyhan Belediyesi'nde 2014-2019 döneminde hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik. Belediyeden belgeleri istedik; bu belgelerde de hak edişlerin düzenli olarak yapıldığı görüldü. İrtikap suçlaması ise varsayımlara dayanmaktadır. 'Ödeme alamıyorduk, Zeydan Karalar bizi Özcan Zenger'e yönlendirdi' iddiası tamamen yalandır. Böyle bir durum yoktur ve bu iddianın maddi bir temeli bulunmamaktadır. Buna rağmen tutuklandık. Dört ay sonra iddianame önümüze geldi. İddianamede, 'Suç örgütüne ait firmaya 2015 yılındaki ihale kapsamında yapılan ödemelerin tarihleri dikkate alındığında çok ödeme aldığı görülmüştür. Örgüt lideri Baki Nugay'ın rüşvetle ödeme aldığı iddialarına itibar edilmemiştir' denilmektedir. Burada açıkça suç olmadığı ifade edilmektedir. Buna rağmen, iddianamede yer almayan iki taslak metin ve emniyet ifadesinde dahi ev adresini hatırlayamayan Baki Nugay'ın beyanı üzerine burada bulunuyorum" diye konuştu.