Antalya’da faaliyet gösteren üç hukuk ve insan hakları örgütü, Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda (YGC) kritik aşamaya ulaşan açlık grevlerine dair çarpıcı bir açıklama yaptı. İnsan Hakları Derneği (İHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), ‘kuyu tipi’ olarak adlandırılan hapishane modelinin bir ‘işkence sistemine’ dönüştüğünü söyledi. Antalya’daki hukuk örgütleri, ‘kuyu tipi’ hapishanelerin fiziksel ve psikolojik sağlığı yok ettiğini belirterek, 246 gündür açlık grevinde olan mahpusların sağlık durumunun kritik eşiği aştığını duyurdu. Havalandırmasız hücreler ve ağır tecrit koşullarının insan onuruna aykırı olduğunu ifade eden Avukat Ferdi Parim, “Geçen her gün yaşam hakkının gaspı anlamına gelmektedir” dedi.
‘Kuyu tipi insanlık dışıdır’
Basın açıklamasında, yüksek güvenlikli kapalı cezaevlerinin ‘kuyu tipi’ yapısı sert bir dille eleştirildi. Bu hapishanelerin mahpusları dış dünyadan ve diğer insanlardan tamamen izole etmek amacıyla tasarlandığı belirtilirken, özellikle havalandırma pencerelerine çekilen sık fens tellerinin hava sirkülasyonunu imkansız hale getirdiği vurgulandı. Kurumlar adına konuşan Avukat Ferdi Parim, sistemin yarattığı tahribatı anlatarak, “Bu hapishaneler mahpusların fiziki ve psikolojik sağlığını tehdit etmektedir. Uyaran sayısındaki azalma algı kaybına, sürekli yalnızlık bunalıma, dar alan ise göz bozukluklarına yol açıyor. Şehrin en uzak noktasına inşa edilen bu yapılarla, siyasi tutsakların düşünceleri teslim alınmak istenmektedir” şeklinde konuştu.
‘Üç mahpus ölüm sınırında’
Açıklamada, süresiz açlık grevini sürdüren Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen’in durumlarının geri dönülemez bir noktaya evrildiği ifade edildi. 246’ncı güne giren Sağaltıcı’nın 42 kilonun altına düştüğü, hafıza sorunları yaşadığı ve görüşlere ancak tekerlekli sandalye ile katılabildiği bilgisi paylaşıldı. Diğer mahpuslar Türkoğlu ve Özen’de de ciddi his kayıpları, iltihaplanmalar ve denge sorunları baş gösterdiği bildirildi. Hukuk örgütleri, sorunun çözümü için yaptıkları girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirtti. Parim, sürece dair hayal kırıklığını şu sözlerle dile getirerek, “Maalesef mevcut koşulların iyileştirilmesine yahut mahpusların sevk edilmesine yönelik herhangi bir olumlu sinyal veya değişiklik iradesi gözlemlemedik. TBMM ve Adalet Bakanlığı’na yapılan başvurulara da somut bir yanıt verilmiş değil” diye konuştu. Açıklamada mahpusların taleplerinin meşru ve hukuki olduğu hatırlatılarak; YGC, Y veya S tipi olmayan bir hapishaneye sevk edilmeleri istendi. Avukat Ferdi Parim, tüm yetkilileri sorumluluk almaya davet ederek, “Başta Adalet Bakanlığı ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere ilgili tüm idareleri derhal harekete geçmeye çağırıyoruz. Mahpusların sevk talepleri gecikmeksizin karşılanmalıdır. Aksi yöndeki her türlü ihmal, geri dönülmez sonuçlara ve yaşam hakkı ihlaline yol açacaktır” diye konuştu.