Antalya’nın geleceğine yön verecek konuların ele alındığı Antalya Forum X toplantılarının yeni gündemi, kentin yıllardır çözüme kavuşamayan liman ve kruvaziyer yatırımları oldu. ‘Antalya Limanı’nda Yeni Vizyon Arayışı’ başlığıyla düzenlenen toplantıda, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın katılımıyla limanın geleceği masaya yatırıldı. Katılımcılar ise Antalya’nın geleceğinin ortak akıl ve kurumlar arası iş birliğiyle şekillenmesi gerektiği görüşünde birleşti. DoubleTree by Hilton Antalya’da gerçekleştirilen toplantıya ATSO Başkanı Hacısüleyman’ın yanı sıra ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Antalya Forum X Dönem Başkanı Mehmet Hacıarifoğlu, Forum X’in Genel Sekreterlik görevini yürüten Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı İzzet Ünlü, Çevre Mühendisi Cem Arüv ile çok sayıda iş insanı, STK temsilcisi ve gazeteci katıldı.
Ortak akıl platformu olarak kuruldu
Toplantının açılış konuşmasını yapan Antalya Forum X Genel Sekreteri İzzet Ünlü, platformun yaklaşık iki buçuk yıl önce Antalya’nın sorunlarına çözüm üretmek amacıyla kurulduğunu belirterek, amaçlarının siyaset yapmak değil, bilimsel veriler ve ortak akıl doğrultusunda kentin geleceğine katkı sunmak olduğunu söyledi. Ünlü, “Antalya bize çok şey verdi. Peki biz Antalya’ya ne verdik? Bu sorudan hareketle farklı kesimlerden insanların bir araya geldiği Antalya Forum X’i oluşturduk. Amacımız kutuplaşmalar üretmek değil, ortak aklı ortaya koyarak şehrin geleceğine katkı sağlamaktır” dedi.
İki önemli konu gündeme taşınacak
Daha önce yapılan toplantılarda alınan kararlar doğrultusunda iki önemli çalışmayı kamuoyunun gündemine taşımayı hedeflediklerini açıklayan Ünlü, bunların ‘Antalya’nın Trafik Sorunu ve Çözüm Önerileri’ ile ‘Antalya Gençlik ve Toplumsal Araştırması 2026’ başlıkları olduğunu söyledi. Gençlere yönelik araştırmanın çocuk istismarı, ergenlerde şiddet, yalnızlık ve sosyal destek gibi başlıkları kapsayacağını ifade eden Ünlü, bu çalışmaların bilimsel veriler ışığında hazırlanacağını kaydetti.
‘Siyaset değil, çözüm üretmek istiyoruz’
Forum X Antalya’nın hiçbir siyasi amaç taşımadığını vurgulayan Ünlü, “Bizler bu şehri algılarla değil, bilimsel verilerle geleceğe hazırlamak istiyoruz. Siyaset üretmeyeceğiz ancak ortaya koyacağımız nitelikli bilgilerle siyasetçileri ve bürokratları olumlu yönde etkilemeyi hedefliyoruz. Karar vericilerin önüne güvenilir ve tarafsız veriler koymak istiyoruz” diye konuştu.
‘Kruvaziyer limanı yıllardır hayata geçirilemedi’
Toplantının ana gündeminin Antalya Limanı olduğunu belirten Ünlü, Antalya’da kruvaziyer limanı projesinin yaklaşık 37 yıldır gündemde olmasına rağmen somut bir ilerleme sağlanamadığını dile getirerek, “Yüzen şehirleri ağırlamak, dar rıhtımlarda geçici çözümlerle değil, Antalya’nın 640 kilometrelik sahiline yakışır modern ve bağımsız bir kruvaziyer limanı ile mümkündür. Bunun için kapsamlı bir master plan hazırlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
‘Toplantının takipçisi olacağız’
Yarım günlük toplantıyla tüm sorunların çözülemeyeceğinin farkında olduklarını belirten Ünlü, buna rağmen toplantı sonunda ortaya çıkacak değerlendirmelerin ve önerilerin takipçisi olacaklarını söyledi. Ünlü, “Bugün bütün sorunları çözeceğimizi iddia etmiyoruz. Ancak burada ortaya çıkacak değerlendirmeler doğrultusunda üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye hazırız. Antalya’nın liman vizyonuna katkı sağlayacak her çalışmanın ısrarlı takipçisi olacağız” dedi.
‘Stratejik yatırım olarak ele alınmalı’
Toplantıda daha sonra ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya Limanı’nın mevcut durumu, kruvaziyer turizminin ekonomik katkıları ve limanın geleceğine yönelik projeler hakkında değerlendirmelerde bulunarak katılımcıların sorularını yanıtladı. Hacısüleyman, Antalya Limanı’nın yalnızca kentin değil, Türkiye’nin dış ticareti, lojistiği ve turizmi açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, limanın büyütülmesi, fiziki altyapısının güçlendirilmesi ve deniz ulaşımının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Hacısüleyman, limandaki eksikliklerden kruvaziyer turizmine, deniz taşımacılığından Antalya’nın trafik sorununa kadar birçok konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
‘Sorunları tek taraflı dinleyerek çözemezsiniz’
Antalya Limanı’nın uzun süredir gündemlerinde olduğunu belirten Hacısüleyman, göreve geldiği günden bu yana ihracatçıların ve liman işletmecilerinin taleplerini dinlediklerini söyledi. Bu konuyu hiçbir zaman tek taraflı değerlendirmediklerini ifade eden Hacısüleyman, “Üyelerimizden gelen şikâyetleri dinledik, ardından liman işletmecileriyle bir araya geldik. Çünkü sadece ihracatçıyı dinlerseniz eksik kalırsınız. İşletmecinin de yaşadığı sorunlar var. Çözüm üretmenin yolu her iki tarafı da dinlemekten geçiyor” dedi.
‘Limanın büyümesi artık zorunluluk’
Antalya Limanı’nın mevcut kapasitesinin ihtiyaçları karşılamakta zorlandığını belirten Hacısüleyman, genişleme projelerinin vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyerek, “Limanın fiziksel kapasitesi artırılmalı. Antrepo alanları yetersiz. Gemi yanaştığında yükün hızlı şekilde organize edilmesini sağlayacak depolama sistemleri kurulmalı. Yükleme ve boşaltma süreçleri modern lojistik anlayışıyla yeniden planlanmalı” şeklinde konuştu.
‘Fiyat politikası rekabetçi olmalı’
Antalya Limanı’ndaki hizmet ücretlerinin diğer limanlarla rekabet edebilir seviyeye çekilmesi gerektiğini belirten Hacısüleyman, “Yüksek maliyetler nedeniyle bazı ihracatçıların yüklerini İzmir gibi farklı limanlardan göndermeyi tercih ediyor. Bu sadece ihracatçı için değil liman işletmesi için de kayıp oluşturuyor. İş hacmini artırmanın yolu rekabetçi fiyat politikası uygulamaktan geçiyor” dedi. Liman işletmesiyle yapılan görüşmelerde karşılıklı anlayışın önemine dikkat çeken Hacısüleyman, şöyle konuştu: “Biz şikâyet ediyoruz, onlar da yaşadıkları sıkıntıları anlatıyor. Ancak herkes şikâyet ederse hiçbir yere varamayız. Önemli olan çözüm üretmek ve ortak akılla hareket etmektir.”
‘Bu yatırımlar ülke projesi olarak görülmeli’
Limanların, serbest bölgelerin ve lojistik merkezlerin yerel değil ulusal ölçekte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Hacısüleyman, stratejik yatırımların merkezi yönetim tarafından ele alınmasının önemine vurgu yaparak, “Antalya Limanı’nın genişlemesi sadece Antalya’nın meselesi değildir. Bu, Türkiye’nin ihracatıyla doğrudan ilgilidir. Kamulaştırma gerekiyorsa yapılmalı, kamu arazileri gerekiyorsa kullanılmalı. Bu yatırımlar ülke vizyonunun bir parçası olmalıdır.”
‘Kruvaziyer turizmi için uygun değiliz’
Kruvaziyer turizminin ekonomik katkısını önemsediklerini ancak Antalya’nın şehir yapısının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Hacısüleyman, kontrolsüz büyümenin yeni sorunlar doğurabileceğini söyledi. 5 bin yolcunun aynı anda şehir merkezine inmesinin ciddi trafik yükü oluşturabileceğini belirten Hacısüleyman, “Antalya zaten yaz aylarında yoğunluğu yaşayan bir şehir. Kruvaziyer turizmini büyütürken şehir yaşamını da koruyacak bir planlama yapmak zorundayız. Antalya coğrafi olarak yatay bir şehir. Bu yüzden kentimiz kruvaziyer turizmi için uygun değil” diye konuştu.
Barcelona’yı örnek gösterdi
Barcelona gibi bazı şehirlerin bu nedenle kruvaziyer trafiğine sınırlamalar getirdiğini hatırlatan Hacısüleyman, Antalya’nın da kendi dinamiklerine uygun bir model geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasının önemli bölümünü deniz ulaşımına ayıran Hacısüleyman, Antalya’nın denizi yalnızca turizmde kullandığını, ulaşımda ise yeterince değerlendiremediğini söyledi. “Denizle iç içe yaşıyoruz ama denizi ulaşım için kullanamıyoruz” diyen Hacısüleyman, “Antalya’nın coğrafi yapısı bunu zorunlu hale getiriyor. Kara yollarındaki yük her geçen yıl artıyor. Deniz ulaşımı artık alternatif değil, ihtiyaçtır” ifadelerini kullandı.
‘Merkezi yönetim tarafından desteklenmeli’
Kemer’den Kaleiçi’ne, Konyaaltı’ndan havalimanına uzanacak deniz ulaşımı projelerinin mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Hacısüleyman, bu yatırımların yalnızca yerel yönetimlerin imkânlarıyla gerçekleştirilemeyeceğine dikkat çekerek, “Deniz taşımacılığı da liman yatırımları gibi stratejik bir ulaşım projesidir. Bunun merkezi yönetim tarafından desteklenmesi ve gerekli yasal düzenlemelerle hızlandırılması gerekir” dedi.
‘Daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz’
Antalya’nın hızla büyüdüğünü, yeni havalimanı kapasitesinin ve artan turist sayısının ulaşım altyapısını zorlayacağını dile getiren Hacısüleyman, planlamanın bugünden yapılmaması halinde önümüzdeki yıllarda çok daha büyük sorunlarla karşılaşılacağını kaydederek, “Yüzde 10’luk bir turist artışı bile şehir trafiğini ciddi şekilde etkileyebiliyor. Yeni havalimanı kapasitesiyle birlikte Antalya çok daha fazla ziyaretçi ağırlayacak. Bu insanları hangi yollarla taşıyacağız? Alternatif ulaşım koridorlarını bugünden oluşturmak zorundayız” şeklinde konuştu. Hacısüleyman, Antalya’nın liman, deniz ulaşımı, lojistik ve ulaşım yatırımlarının günlük ihtiyaçlar üzerinden değil, gelecek 30-40 yılı kapsayan stratejik bir bakış açısıyla planlanması gerektiğini vurgulayarak, “Bu şehir ortak akılla yönetilmeli. Antalya’nın geleceğini bugünden inşa etmek zorundayız” ifadelerini kullandı.
‘Günü kurtaran anlayışa ihtiyacımız yok’
ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk ise, Antalya’nın geleceğinin ancak ortak akıl ve kurumlar arası iş birliğiyle şekillenebileceğini belirterek, liman, serbest bölge, Kaleiçi ve ulaşım projelerinin kentin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Toplantıda konuşan Öztürk, Antalya’nın artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışa ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Kentte önemli bir yönetim boşluğu hissedildiğini ifade eden Öztürk, Antalya’nın sorunlarının ancak tüm kurumların aynı masa etrafında buluşmasıyla çözülebileceğini söyledi. “Bu şehirde çok değerli insanlar var” diyen Öztürk, “Yıllardır Antalya için emek veren iş insanları, sivil toplum kuruluşları ve kurum temsilcileri burada bulunuyor. Antalya’nın bugün en büyük ihtiyacı ortak akıldır. Kişisel ya da kurumsal anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp, Antalya’nın ortak çıkarlarında buluşmak zorundayız” dedi.
‘Antalya kimliğinde buluşmalıyız’
Kentin ortak meselelerinde siyasi görüşlerin geri planda bırakılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, herkesin Antalya kimliğinde buluşması gerektiğini dile getirerek, “Toplantılarda herkes memleketini söylüyor; Kayseriliyim, Adanalıyım, Diyarbakırlıyım diyor. Hepimizin doğduğu şehir farklı olabilir ama artık hepimiz Antalyalıyız. Antalya’nın menfaatleri söz konusu olduğunda aynı masada buluşabilmeliyiz” şeklinde konuştu. Antalya Limanı’nın yalnızca ticari bir tesis olmadığını belirten Öztürk, “Antalya Limanı bu şehrin en önemli stratejik değerlerinden biridir. Yıllardır limanın geliştirilmesi konuşuluyor. Bugün hâlâ yüklerin boş gidip dolu dönmesi, altyapı eksiklikleri ve kapasite sorunları gündemde. Artık bu yatırımların tamamlanması gerekiyor. Liman işletmesinin taahhüt ettiği yatırımların da hızlandırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
‘Kaleiçi ve Yat Limanı birlikte yönetilmeli’
Kruvaziyer turizminin Antalya için önemli bir fırsat olduğunu belirten Öztürk, tarihi Kaleiçi dokusuna zarar vermeden yeni çözümler geliştirilebileceğini söyleyerek, “Kaleiçi önüne platform sistemiyle kruvaziyer gemilerinin yanaşabileceği modeller dünyada uygulanıyor. Tarihi yapıya zarar vermeden böyle bir sistem Antalya’da da tartışılabilir. Bu konunun teknik olarak değerlendirilmesi gerekiyor.” Kaleiçi, Yat Limanı, Balbey ve çevresinin tek bir yönetim anlayışıyla planlanması gerektiğini ifade eden Öztürk, mevcut çok başlı yapının süreci yavaşlattığına değinerek, “Bugün Kaleiçi’nde farklı kurumların yetkisi var. Bu yapı karar alma süreçlerini zorlaştırıyor. Kaleiçi, Yat Limanı ve çevresi tek merkezden yönetilecek bir modele kavuşturulmalı” diye konuştu. Konuşmaların ardından katılımcılar söz alarak Antalya’nın sorunlarıyla ilgili düşüncelerini aktardı.