Politika

Bakan Göktaş: Aile, insanın dünya ile tanıştığı ilk kapıdır

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Aile, insanın dünya ile tanıştığı ilk kapıdır. Kimliğin, aidiyetin, merhametin, sorumluluğun, dayanışmanın ilk öğretildiği yerdir. Fakat çağımızda aile, çok katmanlı bir baskı altında" dedi

Abone Ol

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) iş birliğiyle düzenlenen 1'inci Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı'nın kapanış töreni İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. 'Türkiye'de ve Özbekistan'da Ailenin Güçlendirilmesi Temelli Devlet Politikaları' temasıyla düzenlenen konferansın kapanış toplantısına; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanı Sharipov Kongratbay Avezimbetovich, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Züleyha Mahkamova, KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Canan Sarı, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. İsrafil Kurulay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Necip Şimşek, Buhara Devlet Teknik Üniversitesi Rektörü Siddiqova Sadoqat G'afforovna, Özbek Kadın Hakları Koruma Derneği Başkanı Ozoda İslomova ile çok sayıda akademisyen ve davetli katıldı. Konuşmaların ardından İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Necip Şimşek, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a ve Buhara Devlet Teknik Üniversitesi Rektörü Siddiqova Sadoqat G'afforovna'ya hediye taktim etti. İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. İsrafil Kurulay'da KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar'a hediye taktim ettikten sonra tören aile fotoğrafının çekilmesinin ardından son buldu.

‘ÖZBEKİSTAN İLE HER AŞAMADA İKİLİ İŞ BİRLİĞİMİZİ GELİŞTİRMEYİ ÖNEMSİYORUZ’

Programda konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Konferans boyunca; aile yapısındaki değişimi, evlilik ve ebeveynliği destekleyen mekanizmaları, kuşaklar arası dayanışmayı ve sahada etkisi kanıtlanmış iyi uygulamaları değerlendirdik. Türkiye olarak Özbekistan ile her aşamada ikili iş birliğimizi geliştirmeyi oldukça önemsiyoruz. Bu kapsamda bakanlık olarak bizde Özbekistan ilgili kurumlarımız ile iki anlaşma imzaladık. Bu anlaşmalarımızı taşımaktan oldukça mutluyuz" dedi.

'YILLARCA DOĞURGANLIK HIZININ AZALTILMASI İÇİN ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLDÜ'

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Aile, insanın dünya ile tanıştığı ilk kapıdır. Kimliğin, aidiyetin, merhametin, sorumluluğun, dayanışmanın ilk öğretildiği yerdir. Fakat çağımızda aile, çok katmanlı bir baskı altında. Bu noktada, meseleye iki pencereden bakmak zorundayız. Birincisi, demografik dönüşüm penceresidir. Yıllarca ülkemizde aile planlanması adı altında, doğurganlık hızının azaltılması için çalışmalar yürütüldü. Bugün yaşadığımız düşük doğurganlık oranları, bu yaklaşımın birikmiş bir sonucudur. Türkiye’de doğurganlık hızının 2024’te 1,48’e düşmesi, nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmenin artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor. Birçok Avrupa ülkesi düşük doğurganlık düzeyine 200 yılda inerken, Türkiye bu noktaya 60 yıl gibi kısa bir sürede geldi" ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE DOĞURGANLIK HIZI EN ÇOK DÜŞEN DÖRDÜNCÜ ÜLKEDİR’

Bakan Göktaş, "Türkiye; Çin, Arjantin ve Kuveyt’ten sonra doğurganlık hızı en çok düşen dördüncü ülkedir. İlk evlenme yaşının yükselmesi, evlilik ve boşanma göstergelerindeki değişim, aileyi güçlendiren 'önleyici ve destekleyici' politikaları daha da kritik hâle getiriyor. İkincisi, günlük hayatın kırılganlıkları penceresidir. Aileyi sadece bir değer olarak değil. Aynı zamanda sosyal refahı büyüten, birliği ve beraberliği güçlendiren bir sistem olarak ele almak zorundayız. Bu anlayışla Türkiye’de aile politikalarımızı merkeze alarak stratejik planlama, kurumsal koordinasyon ve sahada erişilebilir hizmet üçgeninde güçlendiriyoruz. Bu doğrultuda demografik dönüşümden dijitalleşmeye, refahtan afet dayanıklılığına uzanan geniş bir çerçevede aileyi merkeze alan koruyucu-önleyici politikalar yürüyoruz. Ayrıca kurumlarımız arasında ortak hedef ve ortak dil kuruyor, her haneye temas eden hizmet ağımızı daha da güçlendiriyoruz. Aile Eylem Planımızla, aileye erişim ve hizmet kapasitemizi büyütürken de iki temel ilkeye dayanıyoruz. Yakınlık ve süreklilik. Yakınlık; hizmetin, ailenin kapısına kadar gidebilmesi demektir. Süreklilik ise; bir defalık müdahale yerine, aileyle 'Hayatın akışı içinde' yol yürümek demektir. Çocuğu aile yanında desteklemek, ebeveyni güçlendirmek, riskleri erken tespit etmek ve aileye rehberlik etmek bu yaklaşımın omurgasıdır" şeklinde konuştu.

‘AİLEYE DOKUNAN HER POLİTİKA BİR 'GELECEK POLİTİKASI'DIR'

Bakan Göktaş, "Aileye dokunan her politika esasında bir 'Gelecek politikası'dır'. Yıl boyunca düzenlediğimiz 19 binden fazla etkinlikle, ailenin değerini yeniden hatırladık. 2025 yılında aile dostu bir ekosistem inşa etmek için, eğitim, sağlık, çalışma hayatı, sosyal hizmet, yerel yönetimler ve dijital dönüşüm başlıklarında aileyi güçlendiren adımlar attık. Evlenecek gençler ve aileleri desteklemek için 2 bin 47 kurumla iş birliği yaptık. Hem kadın hem erkek memurların, çocukları ilköğretim çağına gelene kadar yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarını sağladık. Aile diplomasisini dünya gündemine taşıyarak, Türkiye’nin bu alanda öncülük etmesini sağladık. Öyle ki, bugün pek çok ülke, yürüttüğümüz tüm bu çalışmaları referans alarak kendi politikalarını şekillendiriyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Mısır Nijerya ve Birleşik Arap Emirlikleri, 2026 yılını 'Aile Yılı' ilan ederek bu yaklaşımı benimsiyor" dedi.

'İKİ GÜN BOYUNCA AİLE POLİTİKASININ YAŞAM DÖNGÜSÜ ELE ALINDI'

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde önümüzdeki dönemi Aile ve Nüfus 10 Yılı ilan edilmesi için Türkiye olarak girişimlerde bulunduk. Bu anlamda 2025 Aile Yılı, ortak iradenin somutlaştığı, fikirden eyleme, söylemden uygulamaya geçişin yılı oldu. 2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda da, bu adımlar kalıcı bir stratejiye dönüştüreceğiz. Bugün bu konferansı önemli kılan nokta şudur. Biz aileyi güçlendirmeyi, bir ülkenin tek başına gerçekleştireceği politika değil. Bölgesel dayanışmayla büyütülecek bir ortak hedef olarak görüyoruz. Her iki ülkenin birikimi etrafında, iki gün boyunca, 'Aile politikasının yaşam döngüsü' ele alındı. Burada konuşulan tüm başlıklar bize şunu gösterdi, aileyi güçlendirme politikası, eğitimden sağlığa, güvenlikten kalkınmaya kadar bütün alanları kapsayan bir insan sermayesi stratejisidir" diye konuştu.

'AİLE YALNIZCA SOSYAL POLİTİKALARIN BİR BAŞLIĞI DEĞİLDİR'

KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, "İki ülkenin, farklı disiplinlere mensup akademisyenleriyle, aile konusunu etraflıca ele aldık. Bu süreçte yapılan tartışmalar ve değerlendirmeler, ailenin ne kadar kritik ve çok boyutlu bir alan olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki bu buluşma, akademik bir toplantı olmanın ötesine geçerek; ortak iradenin ve güçlü bir vizyonun somutlaştığı bir zemine dönüştü. Ortaya çıkan bu tablo, aileyi güçlendirme konusundaki kararlılığımızın ne denli sağlam ve samimi olduğunu bir kez daha gösteriyor. Mevcut sorunları ayrıntılı ve sistematik biçimde analiz ettik. Böylece geleceğe yönelik ortak, net ve sürdürülebilir bir yol haritası da ortaya koymuş olduk. Aile yalnızca sosyal politikaların bir başlığı değildir. Aile, toplumun istikrarıdır. Aile, kuşakları birbirine bağlayan en temel bağdır. Hele ki Türkiye ve Özbekistan gibi gönül bağı güçlü iki kardeş ülke söz konusu olduğunda, bu sorumluluk daha da derin bir anlam kazanıyor. Çünkü aileyi güçlendirmeye yönelik her ortak adım, iki ülke arasındaki iş birliğini; aynı zamanda toplumlarımızın istikrarını, kuşaklarımızın geleceğini ve ortak değerlerimizin sürekliliğini doğrudan ilgilendirir" dedi.

'KADEM OLARAK 13 YILDIR KADIN HAKLARI ALANINDA ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORUZ'

KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, "KADEM olarak 13 yıldır kadın hakları alanında çalışmalar yürütüyoruz. Bu yolculuk boyunca gördük ki; kadının güçlenmesi ile ailenin güçlenmesi birbirine rakip değil, tam aksine birbirini tamamlayan iki süreç. Bu nedenle çalışmalarımızda hem aile bütünlüğünü ve dayanışmasını önemsiyor, hem de kadının aile içindeki güvenliğini, onurunu ve iyi oluş hâlini vazgeçilmez kabul ediyoruz. Biz, şiddetsiz ve güvenli bir aile ortamının, toplumun en güçlü dayanağı olduğuna inanıyoruz. Kadının fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak güvende olmadığı bir yapının sağlıklı bir aile üretmesi mümkün değildir. Bu yüzden bir yandan kadınların eğitim, istihdam ve liderlik alanlarında temsilini desteklerken; diğer yandan aile içi şiddetin önlenmesi, farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması ve koruyucu mekanizmaların güçlendirilmesi için projeler yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE AİLE KURUMUNUN GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK GÜÇLÜ BİR İRADE ORTAYA KOYMAKTADIR'

KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, "Bizler bir sivil toplum kuruluşu olarak bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça görüyoruz: Ailenin korunması ve güçlendirilmesi için; ortak değerler etrafında buluşmaya, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmaya, politikalar geliştirmeye ve iyi uygulama modellerimizi paylaşmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Türkiye, son yıllarda aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik kararlı ve güçlü bir irade ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım uygulama alanında da somut karşılık bulmaktadır. Aile Destek Merkezleri, kadınların ve gençlerin eğitim ile istihdama katılımını desteklerken; evlilik ve çocuk sahibi olma süreçlerini kolaylaştıran teşvikler, artırılan doğum izinleri, esnek çalışma modelleri ve kreş destekleriyle ailelerin ekonomik yükü hafifletilmektedir. Türkiye, aile politikalarında bütüncül, kapsayıcı ve insana dokunan bir yaklaşımı giderek daha belirgin şekilde güçlendiriyor" diye konuştu.