Özel, CHP TBMM Grup Yönetim Kurulu toplantı salonunda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaretine ilişkin soruya, "Ümit ediyorum, Devlet Bey bu meseleden duyduğu rahatsızlığı ifade etmiştir. Çünkü Devlet Bey'in değerlendirmelerini önemli buluyorum. Onun dışında Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı aynı gün değişmişlerdi ve eş zamanlı göreve başladılar. Sonra yaşadığımız sürece bakınca da o kabine değişikliğinin bize özel olduğunu anladık" diye konuştu.

‘KENDİMLE İLGİLİ ENDİŞEM YOK’

Özel, dokunulmazlığının kaldırılması konusuyla ilgili, "Ben yıllardır Meclis’teyim. Böyle bazı gerilimli dönemler olur. O dönemlerde hep dokunulmazlıklar konuşulur. Meclis’in bitmeyen, bayatlamayan haberi fezleke geldiği haberidir. Her zaman son dakikadır. Ondan sonra bu şekilde devam eder. O yüzden bir endişem yok. Zaten kendisiyle ilgili endişe duyan, Cumhuriyet Halk Partisi gibi bir partinin genel başkanlığına soyunmaz. O yüzden kendimle ilgili herhangi bir endişem yok. Ama Türkiye'de çok partili yasal yaşamın geleceği açısından endişem var. Kamu düzeni açısından. Sabah erken kalkanın seçilmişlere müdahale edebildiği bir düzen bu. Bunu bir asli hukuk hakimi ya da o kabul etmezse bir istinaf mahkemesi başkanı, istinaf mahkemesi heyetini ayarlayan istediği seçilmişi ve istediği seçimi yok hükmünde sayabilir. Çünkü biliyorsunuz ceza davasını da beklemediler. Hukuk davasının ceza davasını beklememesi ve onun önünden, onun bir kararı varmış gibi karar vermesi tamamen bir hukuksuzluk. Ama benim endişem Türkiye demokrasisi açısından. Çok partili, yarışmalı, demokratik rejim açısından endişem var. Kendi açımdan bir şey yok. Onu içeriden de izlesem dışarıdan da izlesem zaten gönlüm katlanmaz" diye konuştu.

‘Siyasetin en asil görevi vicdanlara dokunmak‘
‘Siyasetin en asil görevi vicdanlara dokunmak‘
İçeriği Görüntüle

‘YARGITAY'DAKİ BAŞVURUYU ÇEKSİN’

Özel, CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın tedbir kararı kalkmadan kurultay yapılamayacağına ilişkin ifadeleriyle ilgili, "Partinin butlan yönetimi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı ile tandem oynuyorlar. Yani bir oyun planı içinde tandem oynuyorlar. Birinin sıkıştığı yere öbürü yetişmeye çalışıyor. Bu kurultayla ilgili kurultayın delegelerle yapılamayacağı kadar bir durum ortaya çıkmaksızın butlan kararı vermişsin. Sonra bu bin delege, harekete geçiyor ve notere gidiyor. Öğle saatlerine geldiğimizde 550’yi geçmişti. Hatta ‘550’yi geçti’ haberini doğrularken 600’lere yaklaşmıştı. Şu anda herhalde 804 net gelmiş, ulaşmış, ıslak imzalı delege imzası var. 900’e, bine doğru gidiyor. Tabii karşımızda meşru siyasi rakiplerimiz yok. O yüzden tüm değerlendirmelerini doğru bir ciddiyetle yanıtlamak zor. ‘Karar kesinleşmediği için kurultay yapamayız’ diyorlar. Kardeşim kararın kesinleşmesi Yargıtay başvurusuna bağlı. Bizim avukatı azledip dünün davacısı, bugünün davalısına dönmüş. Davalı hak arasın diye verilen bir yolu, kendi kullanıyor. O zaman avukatın bize sorsun. Yargıtay’daki başvuruyu çeksin. Karar kesinleşti işte. Ondan sonra getirsin kurultay yapsın. Yani bin yolu var. Önemli olan iyi niyet olsun" dedi.

'CHP’NİN SORUNU SOKAĞIN SESİNİ DUYMAMAK’

Siyasette sokağın sesinin önemli olduğunu ifade eden Özel, "CHP'nin sorunu, sokağın sesini duymamak veya sokağa rağmen bir şey yapmak. Ben, ‘Sokağın değişim talebini duyuyorum ve bir şekilde bu seçimi kazanacağımıza inanıyorum’ demiştim. O yüzden kimin ne dediğinin ne kumpas kurduğunun bir önemi yok. Sokak kazanır. Sokağa rağmen bir şey olmaz. Orada oturursunuz. Bugünkü durum ortada. Yani sokakta 0,01’siniz. Oy karşılığı olarak demiyorum, bir kişi çıkıp da savunamıyor yapılanı. Ali Karaali Kayseri delegesi, bugün gelmiş, helallik istiyor. Geçen kongre en sertti. Kemal Bey'in yanında yer almayan herkesi en sert eleştiriyordu. Dedi ki; ‘Bir baktım Kayseri’ye düşmanlık yapmayan, partiyi birinci parti yapan, Kayseri'de 4 belediye kazanan, Kayseri’de meydanı Abdullah Gül'den, Tayyip Erdoğan'dan fazla dolduran bir genel başkan var. Ben bu adama nasıl ihanet edeceğim şimdi dedim’ dedi. İlk imzayı sabah 08.02’de o vermiş. Bugün de geldi, sarıldık. En katı delegeler ilk imzaları atıyor. Yanımıza gelen, ‘Geçen kurultayda nasip olmadı. Bu kurultayda sizinleyiz’ diyenlerin hepsi bugün buradaydı. Bu rüzgarın karşısında kimse duramaz. Duran kendi kaybeder. Biraz da partiye zaman ve oy kaybettirir. Sonrasında telafi ederiz" değerlendirmesinde bulundu.

‘MÜZAKERE KANALI HİÇ AÇILMADI’

Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile iletişim kanalının kopması ya da müzakere kanalının kapanmasına ilişkin soru üzerine, "Maalesef müzakere kanalı hiç açılmadı. Bu artık parti içi bir mesele değil, Türkiye'nin demokrasi meselesi. Butlan kararından sonra televizyonlar, Kemal Bey’in beni arayacağını yazdı. Sonra biz bir toplantıya girdik, çıkınca çağrısını gördüm. Sonra kendisini aradım, dedim ki ‘Buyurun beni aramışsınız.’ Dedi ki ‘Karar çıkarsa arayacağımı söylemiştim kamuoyuna, onun için aradım. Ne diyorsunuz?’ ‘Neye efendim’ dedim. ‘Ne yapmak lazım şimdi’ dedi. ‘Kurultay yapmak lazım’ dedim. Dedi ki ‘Yapamazsın diyorlar.’ ‘Efendim siz isterseniz yapılır’ dedim. ‘O zaman tamam, arkadaşlar otursun konuşsun. En uygun zamanda yapalım.’ Ben de dedim ki ‘En uygun zaman en kısa zaman. Bu işi uzatmaya dair bir niyet duyuyorum. Bu büyük bir felaket getirir.’ Tabii o an Kemal Bey mevzunun farkında değil” ifadelerini kullandı.

'LİSTE ÇARESİZLİĞİ ÇAĞRIŞTIRIYOR'

Özel, Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı MYK’yı da değerlendirerek, "Beklenen belki 4-5 tane görev kabul etmeyen arkadaşı duydum, siz de duymuşsunuzdur. Onlar tarihi bir duruş göstermişler. Herkes ve onlar çok önemli şeyler söylemişler. Onun dışında belki 1 ya da 2 ismin görev kabul etmeyeceklerini daha önceden söylemişler veya daha doğrusu Kemal Bey ile hareket etmeyeceklerini söylemişlerdi. Şimdi ben o listeyi gördüğümde liste bir çaresizliği çağrıştırıyor. Bizim gölge kabineye 'kalabalık, partiyi öyle yönetemezsin' deyip, '7 kişiyle bu partinin yönetilmesi lazım' deyip, '7 kişilik MYK açıklayacağım' diye yola çıkıp, 19 kişilik MYK açıklıyorsan, MYK'ndaki insanları MYK üyesi yapmıyorsan yanında tutamıyorsun demektir. Uçak mühendisleri bilir, her uçuştan önce bütün parçaları yoklayacağım. Kemal Bey her sabah parçaları yoklaması lazım" dedi.

'İKİNCİ BİR PARTİ LAZIM OLABİLİR'

Yeni partiyi bir ‘felaket senaryosu’ için düşündüklerini ifade eden Özel, "Butlan yaptı, baskın seçim yapıyor veya partinin 2 dönem üst üste kongre yapmamasını, seçime girme yeterliliğinin kaybı olarak nitelendiriyor. O zaman yeni partiniz yoksa büyük bir şok yaşarsınız. Yani hazırda bir şeyin olması lazım. İkinci bir parti daha hazır etmek lazım olabilir. Onda bir sorun yok. Ama 'Cumhuriyet Halk Partisi'ni bırakıp bu partiye geçiyoruz' diye bir kararlılığımız, bir başlangıcımız yok. Bunun adı Cumhuriyet Halk Partisi'ni aşan bir büyük yürüyüş, iktidar yürüyüşü. Ama bu partiyi terk ederek değil, partide mücadele ederek yapacağız bunu. Aslında burada büyük bir fırsat var. Şu anda parti zaman kaybediyor. Çünkü seçim yaklaşıyor her geçen gün. Ben 182 bin tane sandık görevlisi atamışım. Seçimden 2,5 yıl önce seçime 2 yıl kala da sandığın programının eğitimini vermişim. Durmaması için hazırlık yapıyoruz da falan. Ama parti zaman kaybediyor. Ama şu anda zemin ve kan kaybetmiyor. Niye? Çünkü Özgür Özel ve arkadaşları bu kamuoyu desteğiyle birlikte partinin içindeler, grup toplantısı yapıyor, otobüsün üstünde, sokakta ve 'buradayız' diyor" açıklamasında bulundu.

Kaynak: DHA