Politika

Bakan Kurum: İklim değişikliğinde kahraman olmak istiyoruz

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2015 Paris Anlaşması'nda öngörülen küresel ortalama yüzey sıcaklığındaki artışı 1,5 derecenin altında tutma hedefinin önemine işaret ederek, "Hedefi yakalama noktasında atılan adımlar kararlılığımızı tam göstermiyor, daha kararlı olmalıyız. Biz iklim değişikliğinde afetzede olmak istemiyoruz kahraman olmak istiyoruz. Bunun mücadelesini yapıyoruz" dedi

Abone Ol


Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya'nın başkenti Berlin'deki temaslarını sürdürüyor. Bakan Kurum, burada düzenlenen Petersberg İklim Diyaloğu etkinliklerinin son gününde ‘Yüksek Düzeyli Bölüm' başlıklı oturuma katıldı. Programda Bakan Kurum'un yanı sıra Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Uluslararası Enerji Ajansı (IAE) Başkanı Fatih Birol ve iklim değişikliği alanında öne çıkan çok sayıda şirketin üst düzey yöneticisi katıldı. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese de oturuma video mesaj gönderdi.

"Her ülke kendi kendine yetmelidir"
Bakan Kurum oturumda yaptığı konuşmada, iki gün süren toplantılar boyunca konuşulan ve gündeme taşınan konular ve önerilerle motivasyonlarının daha da arttığını ifade etti. Kurum, bugün yaşanan krizlerin enerji arz güvenliğinin sağlanmasında farklı kaynaklara olan ihtiyacı ortaya çıkardığını belirterek, "Bugün yaşadığımız krizler bize bir kez daha gösterdi ki her ülke kendi kendine yetmelidir. Enerji arzını çeşitli enerji kaynaklarıyla elde etmelidir. Ortak hedefimize ulaşabilmemiz için bu konu gerçekten elzem. Biz de ülke olarak azaltımı zor sektörlerde ve bilhassa sanayinin karbonsuzlaştırılmasında, özel sektörün ve uluslararası işbirliğinin önemine inanıyoruz. Tabii COP31'de bu ortaklıkları daha da ileriye taşıma arzusu içerisindeyiz ve bunlara gerçekten küresel bir nitelik kazandırmak istiyoruz" diye konuştu.

"İklim değişikliğinde afetzede olmak istemiyoruz"
COP31 dönem başkanı olarak iklim değişikliği, enerji güvenliği konularında somut adımlar için çaba göstereceklerini belirten Kurum, "Maalesef 1,5 derece hedefini yakalama noktasında attığımız adımlar kararlılığımızı tam anlamıyla göstermiyor. O yüzden daha kararlı olmalıyız. Biz hep şunu söylüyoruz; bu süreçte iklim değişikliğinde afetzede olmak istemiyoruz, hepimiz birer kahraman olmak istiyoruz. Bunun mücadelesini yapıyoruz. Bu kararlıkla Kasım ayında düzenleyeceğimiz zirvemize de herkesi bütün ülkeleri güveni inşa edeceğimiz barışı huzuru dostluğu yeniden tesis edeceğimiz COP31 toplantımıza davet ediyoruz" diye konuştu.

Birol: "Dünya bugünkü krizden de çıkış yılı bulacaktır"
‘Yüksek Düzeyli Bölüm' başlıklı oturumun konuşmacılarından biri olan IEA Başkanı Birol ise İran savaşı sonrası ortaya çıkan gelişmelere işaret etti. Birol, "Gelmiş geçmiş en büyük enerji krizini yaşıyoruz. Son 50 yılda üç tane kriz oldu. Birisi 1973 petrol krizi, diğeri 1979 petrol krizi ve Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan 4 yıl önceki doğal gaz krizi. Ancak İran savaşı dolayısıyla kaybettiğimiz miktar bütün üç önceki krizin toplamından daha fazla. Bir de üstüne üstlük kimyasallar, gübreler, helyum, kükürt çok büyük meseleler haline geldi" dedi.
Geçmiş yıllardaki krizlerden dünyanın hep bir çıkış yolu bularak yoluna devam ettiğini hatırlatan Fatih Birol, "Tarihe baktığınızda 70'lerdeki krizlerden sonra enerji sektöründe çok büyük bir stratejik tepki verilmişti. Krizden önce ortalama bir araba dünyada 100 kilometre gitmek için yaklaşık 20 litre benzin yakıyordu. Sonra ne oldu? Araba sanayisi değişti ve tüketim 10 litreye indi, verimlilik arttı. Brezilya'da biyoenerjideki başarı o krizden doğdu. Avrupa'da, Kuzey Amerika'da Japonya'da nükleer santrallerin yüzde 40'ı, hep o krizlere cevaben kuruldu. Ne olacak biliyor musunuz, bu krize de bir cevap vereceğiz. 50 yıl öncesine kıyasla çok fazla mevcut teknoloji var" değerlendirmesinde bulundu.
Birol, "Benim beklentim bugünkü enerji krizine de benzer bir tepki verilmesi. Bir yanda ekonominin her alanında, diğer yanda araba üretiminde, elektrik alanında ve sanayi sektöründe böyle bir değişim ve tepki bekliyorum. Artık görev hükümetlere düşüyor. Hükümetler enerji politikalarını öyle bir tasarlayacak ki hem mevcut sektörlerin rekabetçiliğini muhafaza edecekler hem kendilerini geliştirecekler ve geleceğe hazırlayacaklar. Bundan daha iyi bir fırsat olamaz" dedi.

Avustralya'dan Türkiye'ye tebrik
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese de yaptığı konuşmada ülkesiyle birlikte Türkiye'nin COP31 başarısı için birlikte hareket ettiğine işaret ederek, "Türkiye'yi COP31 ev sahibi olarak kutluyorum. Aynı zamanda başkanı Murat Kurum'a da teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Hep birlikte temiz enerjinin ekonomik fırsatlarına ulaşmak için iklim değişikliğinin getirdiği zorlukları birlikte çözmeye çalışıyoruz" dedi.
Albanese 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek COP31 zirvesinin başarılı olmasını da temenni etti.

Merz: "Dünyanın dört bir yanında insanlar için refah oluşturmak istiyoruz"
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de Petersberg İklim Diyaloğu'nun yüksek düzeyli katılımcı bölümünde yaptığı konuşmada, dünyadaki hızlı jeopolitik ve ekonomik değişimlere dikkat çekti. Almanya'nın iklim değişikliğinin ciddiyetinin farkında olduğunu ve bu sorunun çözümüne güçlü bir katkı yapmaya kararlı olduğunu ifade eden Merz, "Paris Anlaşması'na olan bağlılığımız, iklim hedeflerimize ulaşana kadar devam edecektir" dedi.
Merz, "İhtilaflar yaşanmakta, yeni savaşlar çıkmakta ve bu da süregelen ekonomilerin maliyetlerini artırmakta. Aşırı hava olayları ve iklim bozulmaları tedarik zincirlerini ve kritik altyapıları olumsuz etkilemektedir. Üstüne üstlük devam etmekte olan Orta Doğu krizi günlerinde coğrafi ve ekonomik konuları da gözden kaçırmamak gerek. Ancak bu şekilde geleceği öngörülebilir hale getirebiliriz. Almanya, Avrupa ve bütün ülkeler bir araya gelirsek dünyamızı daha güvenli ve daha yaşanabilir hale getirebiliriz. Dünyanın dört bir yanında insanlar için daha fazla refah oluşturmak istiyoruz ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar ortaya koymak istiyoruz. Bunun için birbirimize güvenmemiz gerekiyor" diye konuştu.

Alman Bakan Schneider'den Avustralya ve Türkiye'ye teşekkür
Almanya Çevre, İklim Değişikliği, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanı Carsten Schneider de konuşasında Avustralya ve Türkiye'ye teşekkür ederek, "İki gün süren toplantılarla bize Antalya'da neler olacak, neler bekleyebiliriz, bunun fragmanını gösterdikleri için teşekkür ederiz. Kasım ayında Antalya'da olacağız, yenilenebilir enerji alanında gidecek yolda çalışmaya devam edeceğiz" sözlerini kullandı.