Reklam
Reklam

Başarının kanseri: Akran zorbalığı

Dr. Uzkut, okullardaki akran zorbalığına (builling) dikkat çekerek, “Builling diğer adıyla  akran zorbalığı, hepimizin çocuklarını ama en önemlisi başarılı çocukları tehdit eden en önemli unsurdur. Okullarda başarının kanseridir” dedi

Başarının kanseri: Akran zorbalığı

Dr. Uzkut, okullardaki akran zorbalığına (builling) dikkat çekerek, “Builling diğer adıyla  akran zorbalığı, hepimizin çocuklarını ama en önemlisi başarılı çocukları tehdit eden en önemli unsurdur. Okullarda başarının kanseridir” dedi

Başarının kanseri: Akran zorbalığı
16 Eylül 2019 - 21:00

Aile Hekimi Doktor Ozan Uzkut, okullardaki akran zorbalığının (builling) sakıncalarını anlatarak önemli uyarılarda bulundu. Uzkut, “Zorbalık yapan çocuk diğerini kimi zaman fiziksel kimi zaman duygusal yönden ‘zayıf’ görür, tahakküm etmeyi ya da acı çektirmeyi amaçlar. Builling diğer adıyla  akran zorbalığı, hepimizin çocuklarını ama en önemlisi başarılı çocukları tehdit eden en önemli unsurdur. Okullarda başarının kanseridir. Bir okulda builling varsa o okulda artık başarıdan söz etmek imkansızdır. Bu konuda gerek öğretmenlerin gerekse velilerin çok uyanık olması gerekmektedir” dedi. ‘Başarılı insanlar, toplumda kıskanç arkadaşları tarafından sevilmez ve dışlanırlar. Bu durum çocuklar için de aynı şekilde geçerlidir’ diyen Uzkut,  “Derslerinde başarılı, çalışkan, zeki öğrenciler (inek,ot) gibi takma isimler takılarak, sporda başarılı öğrenciler (sırık, zürafa, at) gibi isimler takılarak, satranç bilgi yarışması gibi yarışmalarda başarılı olanlar (bilgisayar, zeka küpü) gibi isimler takılarak, oyunlara alınmayarak, kopya vermeye zorlanarak, küçük kusurlarından dolayı alay edilerek dışlanır. Bu yüzden birçok çocuk başarısının zevkini çıkaramadan yalnızlığa itilir, başarılı olmak istemez ve hayata küser. Başarılarını önce saklamaya sonra da ders çalışmamaya, spordan uzaklaşmaya, başarısız olmaya odaklanırlar. Başarılı olmak övünülecek değil adeta alay edilecek bir kusur halini alır. Çocuklarımızda geçen seneler göre başarısızlık, vurdumduymazlık görürsek bunun nedeni builling olabilir” diye konuştu.
 
Bu belirtilere dikkat
Okuldan gelen çocuğun durgun olduğunu gözlemleyen velinin bir an önce konuyu araştırması  gerektiğini öneren Uzkut, “Buillingin mobbinge (iş yerinde taciz, dışlama, bezdirme) göre farkı da akran zorbalığının şiddete kadar gitmesi, çocukların çeteler kurup, taciz etmesi, haraç alması, dövmesi, sıkıştırması, kendisine, kıyafetlerine, kitaplarına zarar vermesi de görülebilmektedir. Builling mobbing gibi psikolojik zarar verdiği gibi farklı olarak fiziksel zarar da verir.  Eğer çocuğunuz sık sık giysileri yırtık, eli yüzü tartaklanmış, morarmış, dayak yemiş olarak geliyorsa, durgunlaşmışsa, konuşmak istemiyorsa ve sürekli mutsuzluk bıkkınlık hali varsa bullinge uğramış olabilir. Maalesef çocuklar bu konuda ketum kalmakta, arkadaşlarını şikayet etmek istememektedir. Zararını ise ömür boyu çekmektedirler. Buillinge uğrayan bir çocuk ömrünün sonuna kadar kendine güvensiz, karar vermekte zorlanan, liderlik vasıflarını yitirmiş olmaktadır. Bu şiddetin başarılı öğrencilerimize yapıldığını düşünürsek ülke olarak toplum olarak da kaybımız olağanüstüdür. Okullarımızın başarılı görünmesindeki en büyük etmen olan, ailelerinin ve akrabalarının göz bebeği olan, toplumu ileri götürecek geleceğin mimarları bu kişiler birer toplum değeridir. Hepimizin hazinesidir” dedi.
 
‘Göz yuman suçludur’
Bu duruma göz yuman öğretmen ve idarecilerin suçlu olduğunu vurgulayan Ozan Uzkut, “Başbakanlığımızın 19 Mart 2011 sayılı genelgesiyle cezalandırılmaktadır. O yüzden okuldaki sınıf öğretmenlerinin rehberlik öğretmenlerinin idarecilerin çok uyanık olması gerekmektedir. Çünkü bullingi yapan öğrenciler kadar bunu önlemeyen, göz yuman, görmezden gelen okul idarecileri ve öğretmenler de suçludur. Mahkemeler bu konuda çok ağır cezalar vermekte ayrıca idari cezalara da uğramaktadırlar. Builling daha çok liselilerde görülse de ortaokul hatta ilkokullarda kişinin özrüyle (yürüyememesi, konuşamaması gözlük takması) ile ilgili builling yapılmakta zaten yaşama tutunmakta güçlük çeken bu çocuklar bundan çok daha fazla etkilenmekte birçok çocuk ağır depresyona hatta intihara sürüklenmektedir. Okullardaki akran zorbalığı yüzünden uyuşturucuya, alkole başlayan çocuk sayısı da inanılmaz boyutlardadır. Buillingi okullarımızdan uzaklaştırmak insanlık görevimizdir” diyerek konuşmasını tamamladı.
Esra ALTUNKES

YORUMLAR

  • 0 Yorum