Büyük Birlik Partisi (BBP) Antalya İl Başkanı Mustafa Yılmaz, “Kim yaparsa yapsın yanlış yanlıştır. Kimden gelirse gelsin yolsuzluk iddiası araştırılmalıdır. Siyasi kimlik hiç kimseye dokunulmazlık sağlamamalıdır” dedi. Büyük Birlik Partisi (BBP) Antalya İl Başkanı Mustafa Yılmaz, son dönemde kamuoyunun gündeminde geniş yer bulan fon tartışmaları ve yüksek miktarlı para hareketlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Tartışmaların kişi, parti veya siyasi aidiyet üzerinden yürütülmesinin doğru olmadığını ifade eden Yılmaz, asıl meselenin hukuk, adalet ve kamu vicdanı çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Yılmaz, özellikle ortaya atılan iddiaların ‘Dış güçler’, “CIA’ veya ‘MOSSAD’ gibi gerekçeler üzerinden açıklanmaya çalışılmasının kamuoyunun temel sorularına cevap vermediğini söyledi. Devletin kurumlarının görevinin, ortaya çıkan iddiaları siyasi değerlendirmelerden bağımsız şekilde incelemek olduğunu belirten Yılmaz, şeffaflığın ve hesap verebilirliğin demokratik hukuk devletinin temel unsurları arasında bulunduğuna dikkat çekti. Yüksek miktarlı para hareketlerinin söz konusu olduğu her durumda kamuoyunun cevap beklediği soruların açık olduğunu dile getiren Yılmaz, “Para nereden geldi, nereye gitti, kim biliyordu, kim sorumluydu ve devletin ilgili kurumları ne yaptı?” sorularının mutlaka yanıtlanması gerektiğini ifade etti. Yılmaz, iddiaların doğruluğunun veya yanlışlığının ancak etkin ve şeffaf bir inceleme sonucunda ortaya çıkabileceğini belirterek, herhangi bir kişi ya da siyasi yapı hakkında peşinen hüküm verilmemesi gerektiğini de söyledi. Ancak aynı şekilde siyasi kimlik, makam veya güç sahibi olmanın soruşturulması gereken bir iddianın üzerini kapatmak için gerekçe haline getirilemeyeceğini kaydetti.
‘Kim yaparsa yapsın yanlıştır’
BBP’nin siyasi anlayışının kişiler üzerinden değil, ilkeler üzerinden şekillendiğini belirten Mustafa Yılmaz, partisinin bu konudaki yaklaşımının açık ve değişmez olduğunu söyledi. Yılmaz, “Bizim için mesele kişiler veya partiler üzerinden değil, hukuk, adalet ve kamu vicdanı üzerinden değerlendirilmelidir. Kim yaparsa yapsın yanlış yanlıştır. Kimden gelirse gelsin yolsuzluk iddiası araştırılmalıdır” ifadelerini kullandı. Siyasi mücadele ile hukuki süreçlerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, bir kişi veya siyasi yapının hedef alınmasının da, herhangi bir kişi ya da yapının siyasi konumu nedeniyle korunmasının da doğru olmadığını dile getirdi. Yılmaz, Türkiye’de kamuoyunun güvenini güçlendirecek en önemli unsurlardan birinin herkesin hukuk önünde eşit olması olduğunu söyledi. Siyasi kimliği, makamı veya sahip olduğu güç ne olursa olsun hiç kimsenin hukuk karşısında ayrıcalıklı konuma getirilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, kamuoyunda soru işareti oluşturan iddiaların açık biçimde araştırılmasının önemine dikkat çekti.“Hiçbir siyasi kimlik, hiç kimseye dokunulmazlık sağlamamalıdır” diyen Yılmaz, hukukun kişilere göre değişmemesi gerektiğini ifade etti. Yılmaz, kamu kaynaklarının veya büyük miktarlı finansal hareketlerin söz konusu olduğu iddialarda devletin ilgili kurumlarının görevlerini eksiksiz yerine getirmesinin kamu yararı açısından zorunlu olduğunu kaydetti.
‘Devlet kalıcı, siyasi iktidar geçici’
Siyasetin temel amacının belirli kişileri veya grupları korumak olmadığını belirten Yılmaz, siyasi iktidarların ve siyasi dengelerin zaman içerisinde değişebileceğini, ancak devletin ve hukuk düzeninin kalıcı olduğunu söyledi. Yılmaz, “Siyasi iktidarlar geçicidir; devlet, hukuk ve millet kalıcıdır” diyerek, siyasetin kişileri koruma mekanizmasına dönüştürülmesinin uzun vadede siyaset kurumunun tamamına zarar vereceğini ifade etti. Siyasi partilerin önceliğinin kendi mensuplarını korumak değil, kamu yararını gözetmek olması gerektiğini dile getiren Yılmaz, siyasetin güvenilirliğinin ancak adalet ve şeffaflık ilkeleriyle korunabileceğini söyledi. Fon tartışmaları üzerinden yürütülen siyasi polemiklerin, kamuoyunun asıl beklentisinin önüne geçmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, tartışmaların sloganlar veya karşılıklı suçlamalar üzerinden değil, somut bilgi ve belgeler üzerinden yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Yılmaz, “Dış güçler, CIA, MOSSAD” gibi ifadelerin ortaya atılmasının, eğer ortada ciddi para hareketlerine ilişkin iddialar varsa, bu hareketlerin kaynağı ve akıbeti konusunda cevap bekleyen soruları ortadan kaldırmayacağını söyledi. Kamuoyunun bilmek istediği konuların açık olduğunu belirten Yılmaz, iddiaların hangi kişi veya siyasi çevreyle ilgili olduğuna bakılmaksızın hukuki çerçevede incelenmesi gerektiğini vurguladı.
‘Biz hakkın ve adaletin tarafıyız’
BBP Antalya İl Başkanı Mustafa Yılmaz, partisinin geçmişte olduğu gibi bugün de aynı ilkesel çizgide durduğunu belirterek, siyasi değerlendirmelerde çifte standarda karşı olduklarını söyledi. Yılmaz, herhangi bir kişi ya da siyasi yapının sırf kendilerine yakın olduğu gerekçesiyle savunulamayacağını, aynı şekilde siyasi rakip olduğu için de hukuki süreç tamamlanmadan suçlu ilan edilemeyeceğini ifade etti. ‘Bizim tarafımız şahısların değil, hakkın ve adaletin tarafıdır’ diyen Yılmaz, Türkiye’nin güçlü bir hukuk devleti olabilmesi için herkesin aynı ölçüyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. BBP’nin siyasi anlayışının temelinde adalet, hakkaniyet ve devlet anlayışının bulunduğunu belirten Yılmaz, gündeme gelen her iddianın aynı hassasiyetle ele alınması gerektiğini ifade etti. Yılmaz, açıklamasının sonunda BBP’nin tavrının değişmediğini belirterek, “Kim yaparsa yapsın yanlış yanlıştır. Kimden gelirse gelsin yolsuzluk iddiası araştırılmalıdır. Siyasi kimlik hiç kimseye dokunulmazlık sağlamamalıdır. Büyük Birlik Partisi olarak dün olduğu gibi bugün de aynı yerdeyiz: Doğruya doğru, yanlışa yanlış” mesajını verdi. BBP Antalya İl Başkanı Mustafa Yılmaz, bu yaklaşımın yalnızca gündemdeki tartışmalar açısından değil, Türkiye’de siyasete ve kamu kurumlarına duyulan güvenin korunması açısından da önemli olduğunu belirterek, hukukun üstünlüğünün herkes için aynı şekilde işletilmesi gerektiğini vurguladı.





