Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın himayelerinde çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı’nın ‘Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’nın Antalya etabı, Kepez Belediyesi Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Antalya Valiliği himayesinde düzenlenen organizasyon; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Akdeniz Üniversitesi ile Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliğinde hayata geçirildi. ‘Yerelden ulusala israf ve atık’ temasıyla gerçekleştirilen çalıştayda, çevrenin korunması, doğal kaynakların verimli kullanılması, iklim değişikliğiyle mücadele edilmesi ve yerelden üretilecek çözüm önerilerinin ulusal politikalara dönüştürülmesi amaçlandı. Programa Antalya Valisi Hulusi Şahin, NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ile kamu kurumlarının temsilcileri, akademisyenler, belediye yöneticileri, sivil toplum kuruluşları ve çevre gönüllüleri katıldı.
‘Toplumun tamamının meselesi’
Programın açılış konuşmasını yapan Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Türkiye’nin 81 ilinde gerçekleştirilen çevre ve iklim değişikliği çalıştaylarının yalnızca bir çevre etkinliği olmadığını, şehirlerin geleceğini planlayan ortak akıl platformları olduğunu söyledi. Çevre sorunlarının tek bir kurumun çözebileceği meseleler olmadığını belirten Ağırbaş, kamu kurumlarını, belediyeleri, üniversiteleri, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşları aynı masa etrafında buluşturduklarını ifade etti. İklim değişikliği, su krizi ve atık yönetiminin toplumun tamamını ilgilendiren sorunlar olduğuna dikkat çeken Ağırbaş, çözümün ancak ortak irade ve ortak çalışma kültürüyle mümkün olacağını dile getirerek “Çevre sorunları hepimizin ortak sorunudur. Bu mesele yalnızca kamu kurumlarının değil, toplumun tamamının meselesidir. Geleceği koruyabilmek için ortak akıl üretmek zorundayız” dedi
‘Antalya, zirvelere hazırlanıyor’
Konuşmasında Antalya’nın önümüzdeki dönemde uluslararası çevre toplantılarına ev sahipliği yapacağını açıklayan Ağırbaş, özellikle Akdeniz’deki plastik kirliliğine dikkat çekti. Yakın zamanda Antalya’da gerçekleştirilecek uluslararası toplantıda 14 bakanlık ve çok sayıda kamu kurumunun bir araya geleceğini belirten Ağırbaş, deniz ekosistemini tehdit eden plastik atıkların tüm yönleriyle ele alınacağını söyledi. Birleşmiş Milletler verilerine işaret eden Ağırbaş, her yıl milyonlarca ton plastiğin denizlere karıştığını belirterek, mikroplastiklerin artık doğmamış bebeklerin kanında dahi tespit edildiğini ifade etti. Bilimsel araştırmaların ciddi uyarılar içerdiğini belirten Ağırbaş, mevcut tüketim alışkanlıklarının devam etmesi halinde 2050 yılında denizlerde balıklardan daha fazla plastik bulunabileceğine dikkat çekti.
‘Dedelerimiz bize temiz bir vatan bıraktı’
Konuşmasının önemli bölümünü gelecek nesillere bırakılacak çevre mirasına ayıran Ağırbaş, Hazreti Mevlâna’nın sözlerinden örnek vererek çevre konusunda toplumsal birlik çağrısında bulundu. Bin yıldır bu topraklarda medeniyet kuran bir millet olduklarını belirten Ağırbaş, “Dedelerimiz bize tertemiz bir vatan bıraktı. Aynı emaneti çocuklarımıza bırakmak zorundayız” dedi. Çalıştaylardan çıkacak raporların Antalya Valiliği koordinasyonunda takip edileceğini ifade eden Ağırbaş, Emine Erdoğan’ın çalışmaları yakından takip ettiğini belirterek selamlarını katılımcılara iletti. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen Dünya Sıfır Atık Günü kararının alınmasında dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun önemli katkıları bulunduğunu belirterek teşekkür etti.
‘İnsanlık bir yol ayrımında’
Antalya Valisi Hulusi Şahin, çalıştayda yaptığı konuşmada çevre krizinin yalnızca doğayı değil, insanlığın geleceğini ilgilendiren küresel bir mesele olduğuna dikkat çekti. İnsanlığın bugün kritik bir dönemeçte bulunduğunu belirten Şahin, doğaya karşı sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Çevre sorunlarını insan vücudundaki hastalıklarla örneklendiren Şahin, kontrolsüz büyüyen kanser hücrelerinin zamanla tüm organizmayı yok ettiğini hatırlatarak, “İnsanlık da bugün aynı soruyla karşı karşıya. Bu dünyanın kanseri mi olacağız, yoksa onu yaşatan ve koruyan bir unsur mu olacağız?” ifadelerini kullandı. Sanayi devriminin ardından hızla artan dünya nüfusu ve tüketim alışkanlıklarının doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırdığına işaret eden Şahin, buna rağmen insanlığın sahip olduğu bilinç sayesinde bu süreci tersine çevirebilecek iradeye de sahip olduğunu söyledi. Son 20-30 yılda çevre konusunda önemli bir farkındalık oluştuğunu dile getiren Şahin, uluslararası anlaşmaların ve iklim zirvelerinin de bu bilincin sonucu olduğunu kaydetti.
COP31 sürecini hatırlattı
Antalya’nın, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) sürecinde önemli bir rol üstleneceğini belirten Şahin, kentin çevre ve sürdürülebilirlik alanında dünyaya örnek olabilecek pek çok başarı hikâyesine sahip olduğunu ifade etti. Türk milletinin Anadolu’yu yüzyıllardır koruyarak bugünlere taşıdığına dikkat çeken Şahin, tarihi eserlerin, antik kentlerin ve ormanların korunmasının bunun en önemli göstergeleri olduğunu söyledi. Ancak artan nüfus, turizm, tarım ve sanayi faaliyetleriyle birlikte çevresel baskının da arttığını belirten Şahin, kalkınmanın doğayı tahrip ederek değil, sürdürülebilirlik anlayışıyla gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. “Ne pahasına olursa olsun kazanmayı başarı olarak görürsek sonunda kaybeden yine biz oluruz” diyen Şahin, asıl başarının doğal kaynakları koruyarak üretmek ve gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmak olduğunu ifade etti.
‘Eksiklerimizle de yüzleşeceğiz’
Antalya’nın aynı anda turizm, tarım, ticaret ve sanayiyi başarıyla sürdüren örnek şehirlerden biri olduğunu dile getiren Şahin, yaklaşık 640 kilometrelik sahil şeridinin korunmasının kolay olmadığını ancak kentin bu konuda önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. Kasım ayında düzenlenecek uluslararası toplantılar kapsamında Antalya’nın çevre alanındaki iyi uygulamalarını tüm dünyaya anlatacaklarını belirten Şahin, bunun önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Öte yandan geçmişte yapılan hataların da görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayan Şahin, özellikle Antalya’da zaman içerisinde kaybedilen doğal değerlerin kendileri için önemli bir ders olduğunu ifade etti. “Doğru yaptıklarımızı dünyayla paylaşacağız, eksiklerimizi de açık yüreklilikle konuşacağız” diyen Şahin, çalıştay masalarında ortaya çıkacak önerilerin çevre politikalarına yön verecek önemli bir yol haritası oluşturacağına inandığını kaydetti.
‘En önemli miraslardan biri olacak’
Bilim insanları, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve kamu kurumlarının aynı masa etrafında buluşmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Şahin, çalıştaydan çıkacak sonuçların politika yapıcılar açısından önemli bir rehber niteliği taşıyacağını söyledi. Konuşmasının sonunda Sıfır Atık Hareketi’nin mimarı Emine Erdoğan’a teşekkür eden Şahin, sıfır atık anlayışının Türk kültürünün ve geleneksel yaşam biçiminin bir parçası olduğuna dikkat çekti. Şahin, “Bizim köylerimizde israf yoktu. Atık yoktu. Bugün sürdürülebilirlik dediğimiz anlayış aslında bizim medeniyetimizin özünde vardı. Bu kültürü yeniden güçlendirerek gelecek nesillere aktarmak zorundayız” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı
‘Çocuklar eski Antalya’yı göremiyor’
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise konuşmasında Antalya’nın doğal zenginliklerinin her geçen yıl azaldığını söyledi. Çocukluğunda suyun sokaklardan aktığı, şelalelerin coşkuyla aktığı Antalya’yı yaşadığını anlatan Özkan, bugünün çocuklarının aynı doğal güzelliklere tanıklık edemediğini ifade etti. Akdeniz Havzası’nın küresel ortalamadan daha hızlı ısındığını belirten Özkan, su kaynakları üzerindeki baskının arttığını, bunun tarım, turizm ve doğal yaşam açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Çevre politikalarının temelinde önleyici yaklaşımın yer alması gerektiğini vurgulayan Özkan, kirlenen denizleri temizlemek yerine kirletmemeyi öğrenmenin esas olduğunu dile getirdi. Akdeniz Üniversitesi’nde yürütülen sürdürülebilirlik projelerine de değinen Özkan, kampüste atık yönetimi, enerji verimliliği, geri dönüşüm ve yeşil kampüs uygulamalarının hızla yaygınlaştığını kaydetti.
‘Vicdani ve ahlaki bir sorumluluk’
Antalya Milletvekili ve NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu ise iklim değişikliğinin yalnızca çevreyi değil, gıda güvenliğini, ekonomik kalkınmayı ve gelecek nesillerin yaşam hakkını doğrudan etkileyen küresel bir kriz haline geldiğini söyledi. Atık yönetimi ve israfla mücadelenin vicdani ve ahlaki bir sorumluluk olduğunu belirten Çavuşoğlu, Sıfır Atık Hareketi’nin kısa sürede Türkiye sınırlarını aşarak dünyada örnek gösterilen bir modele dönüştüğünü ifade etti. Uluslararası anlaşmaların önemli olduğunu ancak gerçek dönüşümün şehirlerde başladığını vurgulayan Çavuşoğlu, belediyelerin, üniversitelerin, kamu kurumlarının ve vatandaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Çalıştaylardan çıkacak sonuçların Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedeflerine katkı sunacağını belirten Çavuşoğlu, yerelden yükselen her fikrin ulusal çevre politikalarını güçlendireceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” sözünü hatırlatan Çavuşoğlu, iklim adaletinin sağlanmadan küresel adaletin tesis edilemeyeceğini belirterek, “Bugün ihtiyacımız olan daha fazla tüketmek değil, daha bilinçli yaşamak; israf yerine tasarrufu, ayrışma yerine dayanışmayı tercih etmektir” ifadelerini kullandı.
Çalışma grupları oluşturuldu
Çalıştay kapsamında su yönetimi, tarım, ormanlar, enerji, ulaşım, döngüsel ekonomi, atık yönetimi, biyolojik çeşitlilik, çevre eğitimi, sürdürülebilir şehircilik, yeşil finansman, yerel yönetimler ve iklim değişikliği başlıklarında çok sayıda çalışma grubu oluşturuldu. Her masada hazırlanan önerilerin raporlaştırılarak Çalıştay Sonuç Konferansı’nda kamuoyuna açıklanacağı, ardından ilgili kurumların koordinasyonunda uygulama sürecine geçileceği bildirildi. Antalya’da gerçekleştirilen Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayı, çevre politikalarının yalnızca kamu kurumlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğu mesajıyla tamamlandı. Katılımcılar, çevrenin korunmasının gelecek kuşaklara karşı en büyük sorumluluklardan biri olduğuna dikkat çekerken, Antalya’dan çıkan ortak akıl ve çözüm önerilerinin Türkiye’nin çevre ve iklim politikalarına önemli katkılar sunması bekleniyor. Öte yandan toplantıda, Vali Hulusi Şahin başkanlığında Antalya Sıfır Atık Koordinasyon Kurulu kurulacağı açıklandı.