Rus fenomen Tatiana Ozolina’nın ölümünde mahkeme kararı
Rus fenomen Tatiana Ozolina’nın ölümünde mahkeme kararı
İçeriği Görüntüle

Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği (SAYD), Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanarak TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu gündemine getirilen “Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi”ne tepki gösterdi. SAYD Başkanı Mehmet Gem, düzenlemenin yalnızca dijitalleşme ve kayıt dışılıkla mücadele başlığı altında değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Gem, teklifin mevcut haliyle Türkiye’de faaliyet gösteren yaklaşık 17 bin seyahat acentasının geleceği açısından ciddi riskler barındırdığını ifade etti. Yabancı platformlara Türkiye’de şirket kurma zorunluluğu olmaksızın doğrudan otel ve uçak bileti satma imkânı verilmesinin, 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nun uygulama alanını daraltacağını savundu. Mehmet Gem, Türkiye’de yıllardır mevzuata uygun şekilde faaliyet gösteren seyahat acentalarının ağır yükümlülükler altında çalıştığını belirterek, yabancı dijital platformlara daha farklı bir rejim uygulanmasının adil olmadığını söyledi. Gem, “Türkiye’de faaliyet gösteren yerli seyahat acentaları vergi, istihdam, belge, denetim ve tüketici sorumluluğu başta olmak üzere çok sayıda yükümlülüğü yerine getirirken, yabancı platformlara şirket kurma zorunluluğu dahi getirilmeden pazarın kapılarının açılması kabul edilemez” dedi.

‘Tüketicinin güvencesi zayıflıyor’

Teklifte yer alan düzenlemelerin tüketici açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Gem, uçak bileti ile konaklamanın birlikte satışının “paket tur” kapsamı dışında bırakılmasının ciddi bir hukuki boşluk oluşturacağını öne sürdü. Mehmet Gem, bu durumun iptal, rötar, ayıplı hizmet veya tüketicinin konaklama noktasında mağdur olması gibi durumlarda vatandaşın sahip olduğu koruma mekanizmalarını zayıflatabileceğini belirterek, “Vatandaş parasını ödediği hizmetle ilgili sorun yaşadığında karşısında sorumlu ve ulaşılabilir bir muhatap bulabilmelidir. Tüketicinin haklarını zayıflatacak bir sistem kurulmasına izin verilmemeli” ifadelerini kullandı. Mehmet Gem, teklifin elektronik ticaret alanındaki düzenlemeler bakımından da eşitsizlik yaratabileceğini savundu. Yerli elektronik ticaret platformlarının 6563 sayılı Elektronik Ticaret Kanunu kapsamında çeşitli yükümlülüklere tabi tutulurken yabancı rezervasyon platformlarının bu sorumluluklardan muaf tutulmasının rekabet dengesini bozacağını söyledi. Gem, “Türkiye’de faaliyet gösteren herkes için eşit hukuk uygulanmalıdır. Yerli şirketlere ağır sorumluluklar yüklenirken yabancı şirketlere ayrıcalıklı bir alan oluşturulması, rekabeti ortadan kaldırır” diye konuştu.

Teklifte yabancı platformlar için öngörülen belge ücretine de dikkat çeken Gem, iki yıl için 5 milyon TL seviyesindeki bir ücretin Türkiye’nin turizm ekonomisinin büyüklüğü karşısında sembolik kaldığını ifade etti. Türkiye’nin turizm gelirleri, tüketici verileri, rezervasyon hareketleri ve sektörel istihdamın stratejik değer taşıdığını vurgulayan Gem, “Milyarlarca dolarlık turizm pazarının yalnızca sembolik bir harç karşılığında küresel şirketlere açılmasını doğru bulmuyoruz” dedi.

‘Milli turizm datası korunmalı’

Gem, dijital platformların yalnızca rezervasyon gerçekleştiren aracılar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu şirketlerin elde ettiği tüketici ve turizm verilerinin de stratejik önem taşıdığını söyledi. Türkiye’nin turizm hareketlerine ilişkin verilerin yabancı şirketlerin kontrolüne geçmesinin uzun vadede sektörün geleceği açısından ciddi bir risk oluşturabileceğini dile getiren Gem, kamu otoritesinin bu konuda daha güçlü güvence mekanizmaları oluşturması gerektiğini kaydetti. Mehmet Gem, düzenlemenin bu haliyle yasalaşması halinde seyahat acentalarının yanı sıra tüketicilerin ve Türkiye’nin turizm ekosisteminin zarar görebileceğini belirterek, teklifin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Gem, “Biz dijitalleşmeye karşı değiliz. Teknolojiyle, şeffaflıkla ve kayıt dışılıkla mücadeleyle ilgili düzenlemeleri destekliyoruz. Ancak bunun adı dijitalleşme olurken Türkiye’nin turizm pazarını, verisini ve istihdamını küresel tekellere teslim eden bir model oluşturulmamalı. Buna izin vermeyeceğiz. Sektörümüzün önünü kapatacak, tüketicinin güvencesini zayıflatacak ve milli turizm datasını kontrolümüz dışına çıkaracak bir düzenleme istemiyoruz. Türkiye’nin turizm geleceğini korumak zorundayız” dedi.

Muhabir: Esra ALTUNKES