Antalya Haberleri

Eğitim-İş’te Acar güven tazeledi

Eğitim-İş Antalya Şubesi’nin 6. Olağan Genel Kurulu geçekleştirildi. Mevcut Başkan Sadık Acar, delegelerin büyük desteğiyle yeniden başkanlığa seçilirken, kongreye katılan siyasi isimler ve sendika liderleri eğitimdeki çöküşe ve örgütlü mücadelenin önemine dair tarihi mesajlar verdi.

Abone Ol

Eğitim-İş Antalya Şubesi’nin 6. Olağan Genel Kurulu, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde eğitim emekçilerinin katılımıyla adeta bir demokrasi şölenine dönüştü. Genel kurulun Divan Kurulu üyeliklerini Yeliz Toy, önceki dönem şube başkanlarından Fatin Iltar ve Habibe Önal üstlendi. Genel Kurulun açılış konuşmalarını Yeliz Toy gerçekleştirdi. Toy, “Antalya örgütünün mücadelesine tanıklık etmek büyük bir onur. Eğitim-İş genel kurulları, dayanışmanın ve kararlılığın yeniden üretildiği özel günlerdir” dedi. Açılış konuşmasında Eğitim-İş’in kuruluş felsefesine ve Antalya’daki devasa büyümesine dikkat çeken Sadık Acar, “Eğitim-İş, 17 Ekim 2005’te laik, demokratik, bilimsel, kamusal ve ulusal eğitim mücadelesi hedefiyle kuruldu. Bizler 1 Kasım 2020’de görevi devraldığımızda 3 bin 107 üyemiz vardı. Etkili sendikacılık anlayışıyla hedefimizi yetkili sendika olmak olarak belirledik. 2022’de Konyaaltı’nda yetkiyi koruduk; 2023’te Akseki, Alanya, Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı, Kemer ve Kaş ilçelerinde yetkiyi alarak Antalya Milli Eğitim’de 7 bin 818 üye ile birinci sendika olduk. Cumhuriyetimizin 100. yılında Antalya’yı Türkiye’nin ‘Kutup Yıldızı’ haline getirdik” dedi.

Şubeleşme ve hukuki mücadele

Başkan Acar, genel merkezle yaşanan şubeleşme krizine de detaylıca değindi: "10 Kasım 2023’te üye sayımız 8 bin 545’e ulaştığında, genel merkez Antalya örgütünün bilgisi dışında şubeleşme kararı aldı. Bu karar örgüt yapımızda ciddi kırılmalara yol açtı ancak biz bu hukuksuz uygulamaya karşı yargıya başvurduk. Açılan dava sonucunda Antalya’da kurulan 3 No’lu şubeler iptal edildi ve 8 Ağustos 2026 tarihli mahkeme kararıyla bu şubeler kapatıldı. Kaldığımız yerden, 9 Kasım 2023’teki yönetim yapımızla mücadeleye devam ediyoruz. 2025 yılı itibarıyla üniversiteler dahil toplam 8 bin 916 üye ile üçüncü kez il genelinde yetkili sendika olmanın gururunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, sendikal mücadelenin toplumsal boyutuna vurgu yaparak eğitimdeki yozlaşmayı eleştirdi. Kamacı, “Artık bu ülkede demokrasi istiyoruz ve demokrasi paydasında buluşan herkesin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugün buradayız çünkü sendikal mücadele sadece bir kesimin değil, toplumun tamamının meselesidir. Eğitim-İş, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesindeki eğitim anlayışının taşıyıcısıdır. Ancak bugün Atatürk’ün mirasına yönelik sistemli bir unutturma politikası yürütülüyor. Biz ‘Atatürk ilke ve inkılapları’ değil, ‘Atatürk ilke ve devrimleri’ diyeceğiz” şeklinde konuştu.

‘Sahada gücümüzü göstermeliyiz’

Başkan Kamacı, örgütlü gücün sahaya yansıması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Antalya’da 500 bin emekli var ancak protesto için sahaya çıktığımızda bin kişi oluyoruz. Oysa on binlerce kişi olmalıyız çünkü bizi takip ediyorlar, kaç kişi olduğumuzu izliyorlar. Eğer gerçek gücümüzü sahada gösterebilirsek Türkiye’de iktidar değişimi mümkün olacaktır. Bugün eğitimde büyük bir değersizleşme ve enflasyon var. Bir anaokulu öğrencisinin maliyeti 20-25 bin liraya ulaştı. Üniversite mezunu olmak artık iş bulmaya yetmiyor. Mart ayında 350 bilim insanının katkısıyla eğitim deklarasyonumuzu açıklayacağız. Köy okullarını yeniden açarak Cumhuriyet’in eğitim anlayışını tekrar canlandıracağız” dedi.

Coşar: Devrim yapmak zorundayız

CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, eğitim emekçilerinin hakları ve mülakat sistemi üzerine sert açıklamalarda bulunarak, “Size düşen görev, bu karanlık düzene karşı mücadele vermek ve eğitimi yeniden nitelikli hale getirmektir. Ülkemizin en büyük sorunları hukuksuzluk ve ekonomik krizdir; eğitim de bunların hemen yanındadır. Atanmayan öğretmenlerin sayısı milyonlara yaklaştı. ‘Mülakatı kaldıracağız’ diyenler, bugün yine mülakatla eğitim emekçilerimizi mağdur ediyor. Mevcut yönetim sorunları çözmekten çok uzaktır” dedi. Coşar, eğitimde fırsat eşitliğinin yok edildiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Eskiden parasız ve eşit eğitim vardı, şimdi ise eğitim halkın geniş kesimleri için imkansız hale geldi. MESEM adı altında getirilen sistem, çocuk işçiliğinin önünü açıyor. 2024 ve 2025 yıllarında 16 çocuğumuz bu sistemde hayatını kaybetti. Bizler bu çarpık düzenle mücadele ederken, CHP olarak eğitim politikalarında devrim yapacağız ve sizlerle beraber omuz omuza olacağız” dedi. Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Eğitim politikalarına ve laikliğe yönelik tehditler arttığına dikkat çekerek. “Ramazan etkinlikleri adı altında yayımlanan genelgelerle eğitim emekçileri üzerinde baskı kurulmaya çalışılıyor. Eğitim-İş bu politikalara karşı mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir” dedi.

Sendikal yapıda birliğin önemi

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu önceki dönem Genel Başkanı ve Serik Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Balık, örgütlü mücadele ve değişim vurgusu yaptı. Konuşmasına Eğitim-İş Antalya Şubesi’nin 4 kişiyle başlayıp 9 bin 200 üyeye ulaşan başarı hikayesini hatırlatarak başlayan Mehmet Balık, sendikal yapıda birliğin önemine değindi. Geçmişte Adana’da yaptığı şubeleşme hamlesini "en büyük hatam" olarak nitelendiren Balık, "Nasıl bir ilin tek bir valisi ve il başkanı varsa, sendikanın da tek bir şubesi olması daha güçlü bir yapı sağlar. İdari ve sendikal yapının uyumlu olması başarının anahtarıdır" dedi. Sendikadaki ‘iki dönem’ kuralının önemine dikkat çeken Balık, görev devrinin örgütlere dinamizm kattığını belirterek, “ Belli bir süre görev yaptıktan sonra bayrağı bir başka arkadaşımıza bırakabilmeliyiz. 'İlla ben olacağım' demek yerine bu kuralları uygulayabilirsek başarıya ulaşırız. Sadık Başkanımız da bu son döneminde görevini başarıyla yürütecektir” diye konuştu. Köy okullarının yeniden açılması projesine tam destek veren Balık, köylere sadece öğretmen değil, aynı zamanda sağlık görevlisi ve uzmanların da gönderilmesi gerektiğini vurguladı.

‘Emekle sulanan çiçek güzel kokar’

Kongreleri sendikaların ‘Bayramı ve düğünü’ olarak niteleyen Türk İş Antalya İl Başkanı Yol İş Sendikası 1 No’lu Şube Başkanı Cemil Ünal, "Biz konfederasyon olarak hiçbir zaman 'memur fazla alıyor' demedik, her zaman 'işçi az alıyor' dedik. Çünkü emekle, alın teriyle sulanan çiçek güzel kokar. Sınıf bilinci her şeyden önce gelir. Atanmayan öğretmenlerimizin mücadelesine de sonuna kadar katılıyoruz. 2010 yılında Antalya’da başlattığımız taşeronla mücadeleyi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar taşıyıp kazandık. Ancak bugün taşeronlaşma ne yazık ki iki katına çıktı. Okullardaki personelden sağlık sektörüne kadar her yerde emek sömürüsü var. Buna hep beraber, meydanlarda 'dur' diyeceğiz. En kötü sendika bile sendikasızlıktan iyidir. Eğitim-İş’in başarısıyla mutlu oluyoruz, her zaman yanınızdayız” dedi. Cemil Ünal, örgütlü mücadelenin ve birliğin her türlü baskıya karşı en büyük özgürlük olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Antalya Şube Başkanı İbrahim Daş, eğitim emekçilerinin ve sendikaların Cumhuriyet değerlerini savunmada tarihsel bir sorumluluğu olduğunu vurguladı. Daş, iş güvencesini zayıflatan düzenlemelere ve kayyum–yolsuzluk söylemleri üzerinden yürütülen sürecin üniter yapıyı tehdit ettiğini belirterek, “Bu süreçte tarafsız kalmak mümkün değil. Emekten ve Cumhuriyet’ten yana ortak mücadele zorunludur” diyerek konuşmasını tamamladı.