Türk siyasi hayatına yakın zamanda katılan Yeniden Doğuş Partisi, Antalya’da ilk toplantısını yaptı. Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Muhammed Dursun Bulut, Antalya İl Başkanı Enes Altun ile birlikte Antalya’da gazetecilerle bir araya geldi. Henüz yeni bir parti olduklarını ve ilerleyen zamanlarda teşkilatlanma çalışmalarını tamamlayarak siyaset arenasında boy göstereceklerini ifade eden Bulut, 2025 yılının Aralık ayında kurulduklarını belirterek, “Yeniden Doğuş Partisi, milletimizin beklentilerine, gençlerimizin gelecek kaygısına, esnafımızın ekonomik mücadelesine ve toplumun her kesiminde hissedilen değişim ihtiyacına cevap vermek amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdürmekte. Bugün Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu siyaset anlayışı; ayrıştıran değil birleştiren, sorunları erteleyen değil çözüm üreten, milleti sadece seçim dönemlerinde hatırlayan değil her zaman sahada olan bir anlayıştır. Yeniden Doğuş Partisi olarak bizler; siyaseti makam, mevki veya kişisel çıkar alanı olarak değil, millete hizmet etmenin en güçlü yollarından biri olarak görüyoruz” dedi.
Dikkat çeken açıklamalar
Özellikle ekonomi, adalet, gençlerin geleceği, Antalya’daki turizm modeli ve çözüm süreci tartışmaları hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulunan Bulut, “İnsanların konuşurken korkmadığı bir Türkiye istiyoruz” ifadesini kullandı. Türkiye’de siyasetin gerçek sorunlardan uzaklaştığını savunan YDP Genel Başkanı Bulut, mevcut siyasi iklimin toplumu yorduğunu söyledi. Vatandaşın geçim derdi yaşadığı bir ortamda siyasetin farklı gündemlerle meşgul olduğunu dile getiren Bulut, “Türkiye siyaseti şu anda kavga ekseninde ve kutuplaştırılmış bir siyasi sürecin içinde. Geçmişte yaşanan siyasi kavgaların ülkeye ne kaybettirdiğini görüyoruz. Bugün de aynı tablo devam ediyor. Vatandaş eve kaç ekmek götüreceğinin hesabını yaparken, birileri hangi ihaleyi alacağını, nereden rant sağlayacağını düşünüyor. Türkiye’nin artık bu kavga siyasetiyle vakit kaybetmemesi gerekiyor. Bugün siyaset konuşmuyoruz, siyasi karakterlerin ortaya koyduğu magazinsel tartışmaları konuşuyoruz. Vatandaşın gündemi ekonomi, işsizlik ve geçim derdi ama siyaset başka bir yerde ilerliyor” ” diye konuştu.
‘Siyasetçi hesap verebilir olmalı’
Yeniden Doğuş Partisi’nin temel hedeflerinden birinin ‘hesap sorulabilen bir siyaset anlayışı’ oluşturmak olduğunu vurgulayan Bulut, şöyle devam etti: “Siyasetçinin hesap verebilir olması gerekiyor. Vatandaş da oy verdiği kişiyi takip etmeli, hesap sormalı. Türkiye’de bugün insanlar konuşurken bile yargılanma korkusu yaşıyor. Bir cümle kurarken ‘Acaba başıma bir şey gelir mi?’ endişesi taşıyor. Böyle bir ülkede gerçek anlamda demokrasi olmaz. Türkiye’de yargıya duyulan güven de ciddi şekilde zedelendi. Hem iktidar, hem muhalefet seçmenlerinin adalet sistemine yönelik endişeleri var. Bugün adalet konusunda sadece muhalif kesim değil, iktidara oy veren vatandaşlar da rahatsızlıklarını dile getiriyor. İnsanlar doğru da olsa yanlış da olsa adil şekilde yargılanmayacağını düşünüyor. Bu durum toplum adına çok endişe verici. Benim de devam eden bir yargı sürecim var. Ümraniye’de orman arazisindeki bir imar uygulamasını kamuoyuna duyurmak adına bir video çektik. Ne özel mülkteydik ne de yasaklı bir alandaydık. Ancak üç güvenlik görevlisinin müdahalesiyle karşılaştık ve bugün hâlâ yargılamam devam ediyor. İnsanlar artık yargının adaleti değil baskıyı temsil ettiğini düşünüyor.”
‘Turizm rekor kırıyor ama..’
Konuşmasında Antalya’daki ekonomik tabloya da değinen Bulut, turizm rakamlarının yükselmesine rağmen vatandaşın aynı oranda kazanç elde edemediğini söyledi. Bulut, “Antalya geçen yıl yaklaşık 17 milyon turist ağırladı. Şimdi sormamız gereken soru şu: Bu turist hangi esnafa fayda sağladı? Turizm gelirleri belli zincir oteller arasında dönüyor. Mahalle esnafına, küçük işletmelere yeterince yansımıyor. Ayrıca turizm sadece birkaç aylık bir sezona sıkışmış durumda. Bu da Antalya ekonomisini kırılgan hale getiriyor. Antalya’da üç-dört aylık bir turizm sezonu var. Geri kalan süreçte şehir adeta hayalet kente dönüşüyor. Turizm çalışanı, taşımacı, esnaf, sezonluk işçi yılın geri kalanında ne yapacak? İnsanlar birkaç ay çalışıp kalan aylarda ayakta kalmaya çalışıyor. Antalya’nın sadece deniz turizmine bağlı kalmaması gerek. Sağlık, spor ve kültür turizminin geliştirilmesi gerek. Turizmi 12 aya yaymak zorundayız. Antalya’nın potansiyeli çok büyük. Eğer bunu başarabilirsek hem istihdam artar, hem de ekonomik gelir toplumun daha geniş kesimlerine yayılır. Bu arada tarımın da turizmle entegre edilmesi lazım. Antalya’nın üretim gücüyle turizm gücü bir araya getirilmeli. Çiftçinin ürettiği ürün doğrudan turizm ekonomisinin parçası olmalı” diye konuştu.
‘Uzun soluklu yeni bir hareket’
Partinin teşkilatlanma süreci hakkında da bilgi veren Bulut konuşmasını şöyle sürdürdü; “Biz bir günü kurtarmaya çalışan bir siyasi hareket değiliz. Uzun soluklu bir yapı kuruyoruz. Şu anda birçok ilde görüşmelerimiz devam ediyor. Her önüne gelenle değil, gerçekten sahada karşılığı olan insanlarla yol yürümek istiyoruz. Türkiye genelinde teşkilatlanma çalışmalarımız devam ediyor. Seçimlerden çok kalıcı bir siyasi ekol oluşturmayı hedefliyoruz. Bugün seçime girmezsek yarın gireriz ama mesele seçim değil. Mesele bu ülkede uzun vadede güven veren bir siyasi hareket oluşturabilmek. Sahada olmayan siyaset başarı sağlayamaz. Ben de sahadan gelen biriyim. Siyaset masa başında değil halkın içinde yapılmalı. Biz hazineden yardım alan bir parti değiliz. Kendi imkanlarımızla mücadele ediyoruz. Giresun’daki sondaj faciasında da sahadaydık. Vatandaş bize ‘Sizi çağırmadık ama geldiniz’ dedi. Çünkü siyasetçinin halkın acısına dokunması gerekiyor.”
‘Çözüm süreci PKK ile olmaz’
Toplantıda çözüm süreci tartışmalarına ilişkin görüşleri de sorulan YDP Genel Başkanı Bulut, “Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiçbir insanla çözüm süreci yürütmüyorum. Çünkü hepimizin sorunu aynı. Eğitimde sorun varsa hepimizin sorunu, ekonomide sorun varsa hepimizin sorunu. Çözüm süreci denilen şey eğer terör örgütüyle yürütülüyorsa bunu doğru bulmam” yanıtını verdi. Terörle mücadelede devletin kararlı olması gerektiğini savunan Bulut, “Devlet vatandaşını öncelemeli, şehit ailelerini öncelemeli. Eğer dağa çıkan insanlar varsa bunun sebeplerini ortadan kaldıracak olan da yine devlettir” dedi. Ailesinin geçmişte cephede şehitler verdiğini belirten Bulut, siyasete de bu bilinçle girdiğini kaydederek, “Çanakkale Cephesi’nde ve Erzurum Cephesi’nde şehit vermiş bir ailenin evladıyım. Bu ülkenin evlatları olarak kimsenin bizi ötekileştirmesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu. Toplantının sonunda partinin temel hedefini anlatan Bulut, “Biz milletimizin umudunu yeniden büyütmek için buradayız. Gençlerin enerjisini, halkın iradesini ve Türkiye’nin yeniden ayağa kalkma gücünü temsil ediyoruz. Türkiye’nin yeniden doğuşuna inanıyoruz” diyerek konuşmasını tamamladı.