İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi ev sahipliğinde Müze Çalışma Grubu tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında Antalya Arkeoloji Müzesi'nin yıkım kararına dayanak olabilecek bir deprem performans analizi olup olmadığı ve binanın deprem riskine ilişkin açıklamalar yapıldı. Toplantıda konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, Antalya’nın sadece tarihi değerleriyle değil, jeolojik miras niteliğindeki falezleriyle de bir bütün olduğunu ifade ederek kamuoyunun kaygılarını dile getirdi. Karancı, falezlerdeki koruma statüsü değişikliğinin ardındaki büyük şüpheleri de gözler önüne serdi.
Yapı, eserler ve bütçe endişesi
Antalya kamuoyunun müze binasıyla ilgili başlıca endişelerini beş ana başlıkta toplayan Başkan Karancı endişelerini şöyle dile getirdi: “Ödüllü Yapının Akıbeti; Antalya için önemli ve ödül almış bir yapının yıkılmasıyla ilgili duyulan kaygı. Eserlerin Güvenliği; Müze içerisindeki paha biçilmez eserlerin taşınması, korunması, kaybolması, çalınması veya hasar görmesiyle ilgili ciddi endişeler. Yeni Bina Bütçesi; ülkenin ekonomik olarak zorlu bir dönemden geçtiği bu süreçte, yeni bina için ayrılan bütçenin büyüklüğü ve mevcut binanın güçlendirilebilecekken neden yıkıldığı sorusu. Alan Fonksiyonu Değişikliği; Müze alanının ve komşu parsellerin gelecekte farklı bir nitelik taşıyıp taşımayacağı endişesi.”
En çok takip edilen konu
Kamuoyunun gündemine pek gelmeyen ancak Jeoloji Mühendisleri Odası'nın uzun süredir takip ettiği falezlerdeki Koruma Statüsü Değişikliği ise Karancı’nın en çok vurguladığı konu oldu. Başkan Karancı, 2024 Eylül ayından bu yana bu durumla ilgili takipte olduklarını belirterek, şu iddialarda bulundu: “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Değişiklik; Meteorolojinin yanındaki Piri Reis Caddesi'nden denize inen ve varyantlara kadar uzanan kısmın koruma statüsü, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ‘kesin korunacak hassas alandan’ ‘nitelikli korunacak hassas alana’ düşürüldü. Bu değişikliğin sebebini sorguladıklarında, kendilerine bir içecek firmasının platform kuracağı ve bu sebeple böyle bir düzenlemenin yapıldığı bilgisi verildi.”
Jeolojik anormallik
Karancı, 25-30 metrekarelik bir organizasyon için 500-600 metrekareye varan bir alanın koruma statüsünün kaldırılmasının anlamsızlığını vurguladı. Jeolojik Anormallik’inde en dikkat çekici noktanın ise, değiştirilen koruma alanının harita üzerinde adeta bir cetvelle çizilmiş gibi düz bir çizgiyle sınırlandırılması olduğunu söyleyen Başkan Karancı, "Jeolojide böyle kesin mimarideki gibi haritadaki gibi net dümdüz çizgiler yoktur. Bu alana dikkat edin direkt cetvelle çizilmiş Piri Reis Caddesi karşısındadır. Jeolojide böyle bir çizgi bulunması mümkün değildir. Bizim formasyonlarımız hep eğridir cetvelle çizilmiş bir formasyona jeolojide karşılaşmamız çok zordur" diyerek bu durumun jeolojik açıdan açıklanamadığının altını çizdi.
Dava açtıklarını duyurdu
Jeoloji Mühendisleri Odası, bu statü değişikliğinin ardında kamusal alanlarda farklı imar planı tadilatlarıyla başka planların olabileceği endişesini taşıyor. Karancı, alanın doğusuyla batısı arasında jeolojik anlamda hiçbir fark olmadığını, doğada olmayan böyle bir çizginin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle getirilmesini sadece sorgulamadıklarını, aynı zamanda dava açtıklarını da duyurdu. Açılan davanın devam ettiğini, bilirkişi atandığını ve bilirkişi raporunun kamuoyuyla paylaşılacağını belirten Karancı, davanın takipçisi olacaklarının altını çizdi. Antalya'nın tarihi ve doğal değerlerinin bir bütün olarak korunması gerektiğini vurgulayan Karancı, kamuoyunu bu konudaki gelişmeleri yakından takip etmeye davet etti.