Kuru meyvelerin yüzeyi şurup ve yağla kaplanabiliyor. Uzmanlara göre piyasada satılan bazı kuru meyveler, daha parlak görünmesi ve taşımada yapışmaması için şurup ve yağ benzeri maddelerle kaplanabiliyor. Bu durum ilk tüketimde ağızda farklı bir tat ve dişlerde yapışkan bir his oluşmasına neden olabiliyor. Özellikle kayısı ve üzüm gibi kuru meyvelerde, ürünün rengini korumak amacıyla kükürt dioksit (E220) kullanıldığı belirtiliyor. Bu maddenin varlığı, ürünün suda bekletilmesiyle birlikte kokunun azalması ve rengin matlaşmasıyla fark edilebiliyor.
Depolama süreci önemli
Kuru meyvelerin üretimden tüketime kadar geçen süreçte toz, böcek ve uzun süre bekleyen çuvallarla temas edebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle yalnızca görsel olarak temiz görünmesinin yeterli olmadığı vurgulanıyor. Uzmanlar, kuru meyvelerin tüketilmeden önce sıcak suyla durulanmasının hem yüzeydeki kirleri hem de olası kalıntıları azaltabileceğini belirtiyor. Bu işlemin, tüketim sonrası oluşabilecek şişkinlik ve rahatsızlık hissini de azaltabileceği ifade ediliyor.
‘Kullanımda da fark yaratıyor’
Yüzeyde bulunan şeker tabakasının doğrudan tat reseptörlerini etkileyerek iştahı artırabileceği belirtilirken, yıkandıktan sonra tadın daha dengeli hale geldiği ve daha hızlı doyma hissi sağladığı dile getiriliyor. Yıkanmış kuru meyvelerin pişirme sırasında daha iyi sonuç verdiği, kompostonun bulanıklaşmadığı ve yemeklerde istenmeyen koku oluşumunu engellediği ifade ediliyor. Bu nedenle profesyonel mutfaklarda kuru meyvelerin önceden yıkandığı belirtiliyor. Uzmanlar, tüketicilerin kuru meyve tüketirken daha bilinçli davranması ve hijyen kurallarına dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor.