Grup adına okunan açıklamada, 11. Yargı Paketi’nden çıkarılarak ek maddelerle yeniden gündeme getirilen taslağın; “biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı davranış” gibi muğlak kavramlar üzerinden LGBTİ+ bireyleri hedef aldığı ifade edildi. Taslakta aynı cinsiyetten kişilerin nişan veya evlenme töreni yapmalarının yasaklanması, cinsiyet değişikliği için yaş sınırının 18’den 25’e çıkarılması, beden uyum sürecinin zorlaştırılması ve izinsiz tıbbi müdahalelere para ya da hapis cezası öngörülmesi eleştirildi. Açıklamada, ‘Biyolojik cinsiyet’ ve ‘Genel ahlak’ kavramlarını hangi merciin, hangi ölçütlere göre belirleyeceği sorusu yöneltilerek, bu belirsizliğin keyfi uygulamalara kapı aralayacağı savunuldu. Yaş sınırının yükseltilmesinin trans bireyleri toplumsal hayattan daha da koparacağı belirtilirken, mevcut ayrıştırıcı politikaların LGBTİ+’ları hedef haline getirdiği kaydedildi.
Sloganlarla mesaj verildi
‘Baskılar bizi yıldıramaz’ ve ‘Haklar verilmez direnerek alınır’ sloganlarının atıldığı açıklamada, iktidarın toplumun temel sorunları yerine LGBTİ+ bireylerin bedenine ve kimliğine odaklanmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. Nefret dili ve ayrımcı politikaların can güvenliğini tehlikeye attığı vurgulandı. Basın açıklamasında, nefret suçları ve ayrımcı politikaların Eylül Cansın ve Hande Kader gibi isimlerin yaşadıklarıyla hafızalara kazındığı hatırlatılarak, “Bu politikalar tarihin kara sayfalarına gömülecek” denildi. Özgür Üniversite Hareketi, kanun taslağının geri çekilmesini, trans bireylerin beden uyum süreci ve hormon tedavisine erişimin kolaylaştırılmasını talep ederken, ‘Vardık, varız, var olacağız’ mesajıyla mücadelelerini sürdüreceklerini açıkladı.