Antalya Haberleri

Likya’dan Kuzey’in ormanlarına; Kültürlerarası yolculuk

Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından kabul edilen ve hayata geçirilen ‘Doğanın İzinde, Kültürlerin Işığında’ projesi için Kaş’tan yürüyen gençler, kuzeyin dağ ve ormanlarına iz bıraktı.  Bu kez adımlar, Likya’dan Kungsleden’a doğru uzadı.

Abone Ol

Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenen ve hayata geçirilen ‘Doğanın İzinde, Kültürlerin Işığında’ projesi, Türkiye'nin güneyinden kuzeyine uzanan eşsiz bir gençlik yolculuğuna sahne oldu. Antalya’nın Kaş ilçesinden yola çıkan Kaş Gençlik Merkezi gönüllüsü gençler, sadece coğrafyalar değil, aynı zamanda kültürler, fikirler ve değerler arasında köprüler kurdu. Projeye öncülük eden Antalya Gençlik Hizmetleri Müdürü Mehmet Ünlü başkanlığındaki heyet, Akdeniz’in büyüleyici doğasında şekillenen gençlik enerjisini bu kez İsveç’in serin dağ ve ormanlarına taşıdı. Gençler, tarihi Likya Yolu’nda edindikleri doğayla uyum ve dayanışma deneyimlerini, İsveç’in kuzeyinde yer alan meşhur Kungsleden rotasında yeniden yaşadı. Yürüyüş sadece fiziksel bir eylem değil, aynı zamanda içsel bir farkındalık ve kültürel etkileşim alanı haline geldi.

Kültürlerarası diyalog güçlendi

Bu unutulmaz yolculuk boyunca gençler yaban hayatı gözlemledi, sürdürülebilirlik temalı atölyelere katıldı, oryantiring gibi doğa sporlarında becerilerini geliştirdi. Aynı zamanda İsveç’in yerli halkı olan Sami topluluğunun yaşam biçimini tanıma fırsatı buldu. Yerel halkla kurdukları samimi bağlar sayesinde kültürlerarası diyalog sadece bir kavram olmaktan çıkarak canlı bir deneyime dönüştü. İsveç’in geleneksel yaz festivali Midsummer’ı Skansen’de kutlayan gençler, etkinlikte Türk kültürünü de temsil etti. Yörük kültürünün simgeleri, geleneksel kıyafetleri ve halk oyunlarıyla adeta bir kültür elçisi gibi davranan gençler, farklılıkların nasıl bir zenginliğe dönüştüğünü yerinde yaşadı.

Güneş altında anlamlı adımlar

Kuzeyde güneşin batmadığı günlerde gerçekleşen yürüyüşler, gençlere alışılmış zaman algısının ötesine geçme deneyimi sundu. 24 saat gün ışığında yürümek, onlara zamanın değil, yaşanan anın değerini sorgulattı. Bu süreçte her adım, sadece bir mesafe değil; bir düşünce, bir farkındalık, bir içsel yolculuk anlamı taşıdı. Her atölyede düşünen, üreten, tartışan ve paylaşan bir gençlik profili ortaya çıktı. Proje, katılımcıların çevre bilinci, toplumsal duyarlılık ve bireysel sorumluluk konularında farkındalık kazanmasına katkı sağladı. Gençler, doğaya ve farklı kültürlere saygılı bireyler olarak yetişirken, aynı zamanda kendi kimliklerini de daha güçlü şekilde keşfetme şansı buldu.

Geleceğe umut taşıyan yolculuk

‘Doğanın İzinde, Kültürlerin Işığında’ projesi, sadece bir kültürel değişim programı değil; gençliğe duyulan güvenin, onların potansiyeline verilen önemin ve geleceğe duyulan umudun yaşayan bir örneği oldu. Gençler, edindikleri bilgi ve deneyimlerle hem kendi geleceklerine hem de topluma yön verecek bireyler olarak yetişmeye devam ediyor.