Açıklamasında basının tarafsız ve bağımsız kalmasının toplumsal bir gereklilik olduğunu vurgulayan Vedat Küçük, özgür bir medya ortamı olmadan gerçek bir demokrasiden bahsedilemeyeceğini ifade etti. Küçük, "Özgür, bağımsız ve tarafsız bir basın, halkın doğru bilgiye ulaşma hakkının en büyük teminatıdır. Gazetecilerin özgürce kalem oynatamadığı, sansürün ve baskının hüküm sürdüğü bir toplumda demokrasi sekteye uğrar" dedi.
Zorlu şartlar ve artan baskılar
Basın emekçilerinin günümüzde karşı karşıya kaldığı zorluklara dikkat çeken Küçük, Türkiye’deki mevcut durumu özetleyerek, “Basın emekçileri, kamuoyunu bilgilendirmek adına her türlü zorlu koşulda görev yapmaktadır. Ancak ne yazık ki bugün ülkemizde gazeteciler üzerindeki sistematik baskılar, ifade özgürlüğüne yönelik engellemeler ve yaygınlaşan sansür uygulamaları basın özgürlüğünü ciddi boyutta tehdit ediyor. Bu baskıcı iklim, mesleğin icrasını imkansız hale getirmektedir” şeklinde konuştu. Sadece siyasi baskıların değil, ekonomik koşulların da basın özgürlüğünü kısıtladığını belirten Küçük, gazetecilerin çalışma hayatındaki hak gasplarına vurgu yaptı. Düşük ücretler, işten çıkarmalar ve sendikasızlaştırma politikalarının basın sektörünü derinden sarstığını ifade eden Küçük, çözüm önerilerini anlatarak, “Basın emekçilerinin sendikal örgütlenme hakları önündeki engeller kaldırılmalıdır. Gazetecilerin ekonomik kaygı gütmeden görev yapabilmesi için iş güvenceleri sağlanmalıdır. Mesleki bağımsızlığı koruyacak yasal ve idari düzenlemeler hayata geçirilmelidir” dedi. DİSK olarak her zaman basın çalışanlarının yanında saf tuttuklarını hatırlatan Vedat Küçük, "Gerçeklerin karartılmadığı, basının susturulmadığı ve gazetecilerin kalemlerinin özgürce kağıtla buluştuğu bir Türkiye için mücadelemiz sürecek. Tüm basın emekçilerinin 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutluyorum” dedi.