Antalya Haberleri

Sendikalaşma oranı yüzde 13,79’da kaldı

Temmuz 2026 sendikalaşma istatistiklerini değerlendiren Kamu Çalışanları Platformu, Türkiye’de 17 milyon 630 bin işçiden yalnızca 2 milyon 432 bininin sendika üyesi olduğuna dikkat çekerek, sendikalaşma oranının ise yüzde 13,79 seviyesinde kaldığını belirtti

Abone Ol

Kamu Çalışanları Platformu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından açıklanan Temmuz 2026 sendika istatistiklerine ilişkin bir değerlendirme yayımladı. Açıklamada, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında açıklanan verilere göre Türkiye’de kayıtlı 17 milyon 630 bin 475 işçiden yalnızca 2 milyon 432 bin 789’unun sendika üyesi olduğu, sendikalaşma oranının ise yüzde 13,79 seviyesinde kaldığı belirtildi. Platform, ortaya çıkan tablonun çalışanların büyük bölümünün hâlâ örgütlü çalışma hayatının dışında bulunduğunu gösterdiğini ifade ederek, sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Açıklamada, çalışanların ücretlerinin artırılması, sosyal haklarının geliştirilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesinde sendikal örgütlenmenin ve toplu iş sözleşmesi sisteminin vazgeçilmez öneme sahip olduğu vurgulandı. Çalışanların haklarının kalıcı şekilde korunabilmesi için sendikal örgütlenmenin yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığı belirtilen açıklamada, toplu iş sözleşmelerinin yalnızca ücret artışı sağlayan bir mekanizma olmadığı, aynı zamanda iş güvencesi, sosyal haklar ve çalışma barışının korunması açısından da temel bir unsur olduğu kaydedildi.

‘Bölgesel asgari ücret doğru değil’

Platform, son dönemde kamuoyunda tartışılan bölgesel asgari ücret önerilerine de karşı çıktı. Aynı işi yapan çalışanların yalnızca yaşadıkları bölgeye göre farklı ücret almasının sosyal devlet anlayışı ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmayacağı belirtilen açıklamada, bu uygulamanın çalışma hayatında yeni adaletsizliklere yol açabileceği ifade edildi. Değerlendirmede, çalışanların refahını artırmanın yolunun ücretleri bölgelere göre farklılaştırmak değil, toplu iş sözleşmesi kapsamını genişletmek ve sendikal örgütlenmeyi güçlendirmek olduğu vurgulandı. Kamu Çalışanları Platformu, etkin bir toplu iş sözleşmesi sisteminin bulunduğu ülkelerde asgari ücretin temel ücret belirleyicisi olmaktan çıktığını belirtti. Açıklamada, toplu sözleşmeler sayesinde çalışanların asgari ücretin üzerinde ücret ve sosyal haklara kavuşmasının hedeflendiği ifade edilerek, gelir seviyesinin yükseltilmesi için sendikal örgütlenmenin daha fazla desteklenmesi gerektiği dile getirildi.

‘Ücretler arasındaki makas büyüyor’

Platform açıklamasında, Türkiye’de çalışanların yaşadığı ekonomik sorunlara da dikkat çekti. Açlık ve yoksulluk sınırları ile ücretler arasındaki farkın her geçen gün arttığı belirtilirken, çalışanların alım gücünün giderek düştüğü ifade edildi. Vergi dilimi uygulamalarının çalışanların gelirlerini olumsuz etkilediği kaydedilen açıklamada, kamu işçilerinin toplu sözleşme süreçleri, tayin hakkı, meslek kodu mağduriyetleri ve çalışma hayatını ilgilendiren birçok sorunun uzun süredir çözüm beklediği belirtildi.

‘Üye sayısı değil, haklar öncelik olmalı’

Kamu Çalışanları Platformu, yetkili sendika ve konfederasyonlara da önemli mesajlar verdi. Açıklamada, sendikal mücadelenin temel amacının yalnızca üye sayılarını artırmak ya da yetki istatistiklerinde öne çıkmak olmaması gerektiği ifade edildi. Sendikaların asli görevinin çalışanların ekonomik ve sosyal haklarını geliştirmek, ücretlerin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması için mücadele etmek ve çalışma hayatındaki sorunlara kalıcı çözümler üretmek olduğu belirtilen açıklamada, sendikal hareketin çalışanların beklentilerine daha güçlü şekilde cevap vermesi gerektiği vurgulandı. Platform, yıllardır devam eden birçok temel sorunun çözülememesinin çalışanlar arasında hayal kırıklığı oluşturduğunu belirterek, yetkili sendika ve konfederasyonların görevlerini ne ölçüde yerine getirdiğinin kamuoyu tarafından sorgulandığını ifade etti. Açıklamanın sonunda ise çalışanların beklentisinin istatistiklerle övünülmesi ya da üye sayılarına odaklanılması olmadığı vurgulanarak, hak kayıplarının önlenmesi, gelir adaletinin sağlanması ve çalışma hayatının kronik sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi çağrısında bulunuldu. Kamu Çalışanları Platformu, sendikal mücadelenin ancak çalışanların yaşam standartlarını yükselten somut adımlarla anlam kazanacağını belirterek, tüm tarafları çalışma hayatının gerçek gündemine odaklanmaya davet etti.