Manavgat eski Belediye Başkanı Şükrü Sözen’in tutuklandığı soruşturmada iş insanı Erdem Buzkan’ın motosikletle getirdiği paraları Sözen’in çanta ile teslim aldığı anlar kameraya yansımış, söz konusu görüntüler çok konuşulmuştu. Sosyal medya hesabı üzerinden konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sözen, şu sözlere yer verdi: “Son günlerde bazı basın yayın organları ile sosyal medya mecralarında, şahsım hakkında gerçeği yansıtmayan iddialar, çarpıtılmış görüntüler ve ifadeler üzerinden yürütülen haberler nedeniyle bu açıklamayı yapma zaruretim doğmuştur. Beni tanıyan herkesin ilk bakışta dahi dış görünüşümden anladığı üzere, söz konusu görüntüler belediye başkanlığı görevimi teslim ettikten yaklaşık 1,5 yıl sonraya aittir. Uzun süreli arkadaşlığım olan iş insanı Erdem Buzkan’ın işyerinde illegal para trafiği gerçekleştirmekle itham edildiğimiz haberler tamamen gerçek dışı ve itibarımızı zedelemeye yöneliktir.”
‘Şahsıma ait döviz’
Erdem Buzkan ile aralarında arkadaşlık ilişkisinin dışında herhangi bir ticari birliktelik veya ortaklık bulunmadığını öne süren Sözen, “Görüntülerde Erdem Buzkan’ın kendi işyerine getirdiği para ile ilgili hiçbir bilgim ve alakam yoktur. Erdem Buzkan ile aramızda arkadaşlık ilişkisinin dışında herhangi bir ticari birliktelik veya ortaklık asla bulunmamaktadır. Yakın çevremde ekonomik olarak ilerleme kaydeden herkesle beni ticari olarak ortak ilan etme çabasında olan zihniyetin amacının bilincindeyim. Şahsım görevde bile değilken, halka açık ve kalabalık bir ortamda, işyeri güvenlik kamerası kayıtlarının, sanki illegal bir para alışverişi varmış ve gizli kameralarla gün yüzüne çıkartılmış gibi bir algıyla basına servis edilmesi akla ve mantığa aykırı olup, manidardır. Erdem Buzkan iş insanıdır, aktif ticari hayatından dolayı banka ve döviz büroları ile ilişkileri oldukça iyidir. Arkadaşlığımız nedeniyle zaman zaman döviz alım satım işlemlerimde bana yardımcı olmuştur. Servis edilen görüntüler, vergi ödemelerim için getirdiğim şahsıma ait dövizi arkadaşımın işyerinde bozdurma işleminden ibarettir. Bazı çevrelerin siyasi saiklerine ulaşmak amacıyla, bir bütün halinde basına servis edilen görüntülerin zaman dilimleri de birbirinden farklıdır. Benim Erdem Buzkan’ın işyerinde bulunduğum sırada kesinlikle dışarıdan bir para getirilmesi olmamıştır. Bu görüntülerin bağlamından koparılarak, zaman ve içerik itibarıyla çarpıtılarak sunulması, devam eden soruşturma süreciyle ilgili kamuoyunda yanlış bir algı oluşturma amacını açıkça ortaya koymaktadır. 15 yıl süreyle Manavgat halkının bana emanet ettiği belediye başkanlığı görevini sorumluluk bilinciyle ve şerefle taşıdım. Yanlış bir davranışın içinde bulunarak hemşehrilerimin bana duymuş olduğu güvene asla ihanet etmedim” ifadelerine yer verdi.
Sözen, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Görev sürem zarfında sayısız kez gerek Sayıştay gerek Mülkiye Müfettişleri tarafından denetimlere tabi tutuldum. Yapılan incelemelerin hiçbirinde şahsım adına tek bir usulsüzlük tespiti yapılmadı. Görevi bıraktığım tarih olan 31.03.2024 tarihi itibarıyla hakkımda açılmış tek bir tahkikat ve soruşturma bulunmamaktaydı. Görev sürem sona erdikten yaklaşık 1,5 yıl sonra başlatılan bir soruşturma sebebiyle sizlerden ayrı tutulmaktayım. Soruşturma dosyasında gizlilik kararı olması nedeniyle, aleyhime isnat edilen suçlamaların kapsamını ve dayanaklarını tüm yönleriyle bilme imkânım dahi bulunmamaktadır. Tüm bunlara rağmen hukuka ve yargı sürecine olan saygım, adalete olan inancım gereği sabırla ve sükûnetle soruşturma sürecinin tamamlanmasını beklemekteyim. Hatırlayacağınız üzere, daha önce de şahsımla hiçbir ilgisi olmayan ve hakkımda takipsizlik kararı verilen bir soruşturma konusunun, şuan tutuklu bulunduğum soruşturma kapsamında ikametimde yapılan aramada ele geçirilmiş gibi basına servis edilmesi de ileriye yönelik siyasi hedefi olan çevrelerin hakkımızda yürüttüğü alçakça algı operasyonunun açık bir göstergesidir. Tüm bu algı operasyonlarına karşı hiçbir zaman başımı öne eğmedim, bundan sonra dimdik durmaya devam edeceğim.”
‘Masumiyet karinesini zedeliyor’
“Soruşturma süreci devam ederken yapılan bu yöndeki yayınlar sadece şahsımı değil, adı geçenlerin adil yargılanma hakkını ve masumiyet karinesini de zedelemektedir. Tüm kişi ve kurumların bu ilkelere ve hukuk kurallarına saygı göstermesi gerekmektedir. Değerli hemşehrilerim, hayatımın hiçbir döneminde, ne kamu görevim sırasında ne de sonrasında, hukuka aykırı bir oluşumun içinde yer almadım. Tüm yaşamım şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda geçmiştir. Bugün de aynı inanç ve kararlılıkla yargı sürecinin sonunda gerçeğin tüm açıklığıyla ortaya çıkacağına yürekten inanıyorum. Benim veremeyeceğim hiçbir hesabım yoktur. Adalete olan güvenim tamdır. Gerçekler, er ya da geç ortaya çıkacaktır. Esas mahkemeler halkının vicdanıdır. Vakti geldiğinde, her şeyi siz değerli dostlarımla açık ve net bir şekilde paylaşmaktan çekinmeyeceğimin de bilinmesini isterim.”