Antalya Haberleri

Sürdürülebilirlik lüks değil, yeni standart

TUDER Başkanı Yahyaoğlu, sürdürülebilir turizmin küresel ölçekte ana akım haline geldiğini belirterek, “Çevreye duyarlı, sosyal açıdan kapsayıcı ve kültürel mirasa saygılı seyahat anlayışı artık bir tercih değil, sektörün yeni standardı. Sürdürülebilirlik eko-turizmle sınırlı bir başlık olmaktan çıktı” dedi.

Abone Ol

Future Market Insights verilerinden derlenen bilgilere göre küresel sürdürülebilir turizm pazarı 2026 yılında 2,3 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşacak. Pazarın 2036 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 22 oranında büyüyerek 17,8 trilyon doları aşması bekleniyor. Turizm Çalışanları Derneği (TUDER) Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, bu büyümenin arkasında gezgin davranışlarındaki köklü değişimin bulunduğunu vurguladı. ‘Gezginler artık yalnızca konforu değil; konakladıkları tesisin karbon ayak izini, yerel halka katkısını ve çevreye duyarlılığını da sorguluyor’ diyen Yahyaoğlu, bunun sektör açısından kalıcı bir dönüşüm anlamına geldiğini ifade etti.

Eko ve yeşil turizm

Rapora göre sürdürülebilir turizm içinde en büyük payı yüzde 41,8 ile eko ve yeşil turizm oluşturuyor. Bu segment; doğa temelli seyahatleri, vahşi yaşam turizmini, koruma bağlantılı konaklamaları ve sertifikalı sürdürülebilir tesisleri kapsıyor. Online rezervasyonların toplam içindeki payı yüzde 62,4’e ulaşırken, bağımsız seyahat edenlerin oranı yüzde 48,6 seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, dijitalleşmenin ve bireysel seyahat planlamasının sürdürülebilir turizmle paralel büyüdüğünü ortaya koyuyor. Küresel ölçekte faaliyet gösteren otel zincirleri de sürdürülebilirlik kriterlerini iş modellerine entegre ediyor. Örneğin Accor gibi uluslararası markalar, enerji verimliliği ve çevre dostu uygulamaları portföy genelinde yaygınlaştırıyor. Yahyaoğlu’na göre bu yaklaşım, sürdürülebilir turizmin “premium niş” olmaktan çıkarak ana akım tatil planlamasının doğal bir parçası haline geldiğini gösteriyor.

Asya Pasifik yükselişte

Sürdürülebilir turizm pazarında bölgesel dinamikler de dikkat çekiyor. Asya Pasifik bölgesi, özellikle Hindistan ve Çin’in güçlü iç ve dış turizm talebiyle en hızlı büyüyen coğrafya olarak öne çıkıyor. Hindistan’ın 2026-2036 döneminde yıllık ortalama yüzde 27,1 büyüme ile en hızlı gelişen pazar olması bekleniyor. Amerika Birleşik Devletleri öncülüğündeki Kuzey Amerika değer bazında en büyük payı elinde bulundururken, Avrupa ise yerleşik sürdürülebilirlik standartları ve güçlü turizm altyapısıyla istikrarlı bir büyüme sergiliyor.

Türkiye için stratejik fırsat

Yahyaoğlu, Türkiye’nin doğal zenginlikleri, kültürel mirası ve dört mevsime yayılan turizm potansiyeliyle sürdürülebilir turizmden daha fazla pay alabileceğini belirterek, “Yerel yönetimler, özel sektör ve çalışanlar ortak bir sürdürülebilirlik vizyonu etrafında birleşirse, Türkiye yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil; nitelikli ve yüksek katma değerli turizm gelirleriyle de öne çıkabilir” şeklinde konuştu. Küresel ölçekte 17 trilyon doları aşması beklenen bu dev pazar, turizm sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralarken; sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlayan destinasyonların rekabette belirleyici olacağı öngörülüyor.