Antalya Haberleri

Talasemide 30 yıllık mücadele

Akdeniz Kan Hastalıkları Vakfı (AKHAV) 30’uncu yılını kutlarken, Başkan Prof. Dr. Duran Canatan yürütülen önleme projeleriyle Antalya ekonomisine yıllık 6 milyon dolar, ülke ekonomisine ise toplamda 60 milyon dolar tasarruf sağlandığını açıkladı.

Abone Ol

Akdeniz Kan Hastalıkları Vakfı (AKHAV), kuruluşunun 30. yıl dönümünü, 'Dünya Talasemi Günü' ve 'Vakıflar Haftası' kapsamında düzenlenen görkemli bir panel ve törenle kutladı. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cumhuriyet Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte konuşan AKHAV Başkanı Prof. Dr. Duran Canatan, vakfın 30 yıla sığdırdığı başarıları ve gelecek projelerini kamuoyuyla paylaştı. Vakfın 7 Mayıs 1996’daki kuruluşundan bugüne kat edilen yolu özetleyen Prof. Dr. Duran Canatan, uygulanan önleme projeleri sayesinde Antalya ve Türkiye ekonomisine devasa katkı sağlandığını vurguladı. Canatan, "Antalya’da talasemi önleme projesi olmasaydı bugün 1100 hasta olacaktı ancak çalışmalarımızla bu sayı 600’de kaldı. Bu sayede Antalya ekonomisine yıllık 6 milyon dolar, Türkiye genelinde ise engellenen 5 bin doğumla devlet bütçesine 60 milyon dolarlık bir tasarruf sağladık" dedi.

Bilim dünyasına iki dev eser

Vakfın sadece saha çalışmalarıyla değil, bilimsel yayınlarla da dünyaya yön verdiğini belirten Canatan, Cumhuriyetin 100. yılına ithaf edilen 'Talasemi ve Hemoglobinopatiler Tanı, Tedavi ve Önlem' kitabı ile bu yıl yayımlanan 'Talaseminin 100 Yılı' kitaplarının 22 ülkeden 100 bilim insanının katkısıyla hazırlandığını ifade etti. Bu çalışmaların sonucunda vakfa, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından Ali Bahar adına düzenlenen 'Bilim Ödülü' verildi.

Akdeniz Manşet’e teşekkür

Ödülü 'Türkiye'nin Nobel'i' olarak nitelendiren Prof. Dr. Duran Canatan konuşmasını bitirirken, 30 yıldır vakfın sesini duyuran basın mensuplarına ve özellikle Akdeniz Manşet Gazetesi’ne desteklerinden dolayı özel olarak teşekkür etti. Gelecek vizyonuna dair ipuçları veren Prof. Dr. Canatan, 2026 yılı hedefleri arasında uluslararası ortaklıkların ön planda olduğunu söyledi. AB Projesi; İtalya (Sicilya), İspanya (Barselona) ve Bulgaristan (Sofya) üniversiteleriyle ortaklaşa yürütülecek yeni bir Avrupa Birliği projesi için başvuruların yapıldığı ve sonuçların yaz aylarında beklendiği açıklandı. Belediye iş birliklerinde ise 'Önce Talasemi Testi, Sonra Nikah' kampanyasının Türkiye Belediyeler Birliği ile iş birliği içinde tüm Türkiye’ye ve Avrupa’ya yayılması hedefleniyor. 2025 yılında 7 ilçede tamamlanan farkındalık eğitimlerinin, yerel yönetimlerle birlikte artarak devam edeceği belirtildi.

​'Talasemi artık kader değil'

​Panelin bir diğer önemli ismi olan Talasemi Federasyonu Genel Başkanı Doç. Dr. Defne Ay Tuncel, 'Talasemide Güncel Gelişmeler' başlıklı konuşmasında hastalığın tedavi sürecindeki devrim niteliğindeki değişimlere dikkat çekti. Eskiden talaseminin sadece kan transfüzyonuna bağımlı bir süreç olarak görüldüğünü belirten Tuncel, günümüzde kök hücre nakli ve yeni nesil ilaç tedavileriyle hastaların yaşam kalitesinin ve süresinin dünya standartlarına ulaştığını ifade etti.

‘Testler hayati önem taşıyor'

Panelin laboratuvar ve tanı boyutunu ele alan Prof. Dr. Sibel Kulaksızoğlu, talasemide demir yükü tayinindeki güncel gelişmeleri aktardı. Hastaların yaşam süresini ve kalitesini belirleyen en kritik faktörlerden birinin vücutta biriken demirin doğru yönetilmesi olduğunu vurgulayan Kulaksızoğlu, demir yükü kontrolünün, kişiye özel izlemenin altını çizerek, "Laboratuvar sonuçları sadece birer rakam değil, hekimin tedavi yol haritasını belirleyen en güçlü rehberdir. Gelişen teknolojiyle birlikte demir yükünü artık çok daha erkenden tespit edebiliyoruz" dedi.

'Vakıf medeniyeti yaşatılıyor'

Panelin protokol konuşmaları bölümünde söz alan Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Mevlana Çakıral ise AKHAV’ın 30 yıllık serüveninin bir 'iyilik hareketi' olduğunu belirterek, vakıf kültürünün toplumsal sağlıktaki yerine dikkat çekti. Çakıral, sivil toplum kuruluşlarının devletin yükünü hafifletmedeki rolünün hayati olduğunu vurguladı ve şunları söyledi; "Bizler bir vakıf medeniyetinin mirasçılarıyız. AKHAV’ın bugün burada sergilediği 30 yıllık azim, ecdadımızdan gelen 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturunun modern bir yansımasıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak, sağlığın korunması ve toplumsal bilincin artırılması yolunda atılan her adımın yanındayız."