Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği desteğiyle bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen fuarın açılışına, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleymanoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Açılışta konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, coğrafi işaretli ürünlerin artık yalnızca kültürel miras olarak değil, dev bir ekonomik alan olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Dünyadaki ekonomik büyüklüğe dikkat çeken Şahin, “Coğrafi işaretler ekonomisi dünyada yaklaşık 300 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Avrupa Birliği’nde bu rakam 100 milyar euro civarında. Sadece bir ürün üzerinden konuşursak, İtalya’nın parmesan peynirinden elde ettiği gelir 3 milyar euroyu buluyor” dedi.
‘Pastadan daha fazla pay almalıyız’
Türkiye’nin bu büyük pastadan daha fazla pay alması gerektiğini ifade eden Şahin, tescilin tek başına yeterli olmadığını dile getirerek, “Ürünlerimizi tescilleyelim, koruma altına alalım ama bununla yetinmeyelim. Bu ürünleri pazarlayalım, markalaştıralım ve ekonomiye güçlü şekilde kazandıralım. Asıl mesele burasıdır. Ayrıca milli kültürümüz büyük bir zenginliktir, bir derya gibidir. İçinde sayısız renk, desen ve değer barındırır. Bu çeşitlilik bizim en büyük zenginliğimizdir. Bu ürünlerin her biri bize aittir, bizimdir ve bu değerleri korumak hepimizin sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
‘Sırada pazarlama ve tanıtım var’
Coğrafi işaretlerde önemli mesafe kat edildiğini ancak sürecin henüz tamamlanmadığını belirten Şahin, yeni dönemin yol haritasını da şu şekilde ortaya koydu; “Bugüne kadar tescil konusunda ciddi bir ilerleme sağladık. Ancak işimiz burada bitmiyor. Bundan sonra tanıtım, pazarlama ve markalaşma süreçlerine odaklanmalıyız. Yolumuz uzun ama doğru yoldayız. Artık zincir marketlerde coğrafi işaretli ürünler için özel reyonlar oluşturulmalı. Bu ürünlerin menşei ve tescil bilgileri açık şekilde yer almalı. Bu hem üreticiyi korur hem tüketiciyi bilinçlendirir. Antalya yılda 17 milyondan fazla turist ağırlıyor. Bu, Türkiye’nin dünyaya açılan yüzüdür. Nasıl misafirimize en güzel sofrayı kurarsak, burada da ülkemizin en değerli ürünlerini en iyi şekilde sunmalıyız. YÖREX’in sadece ticari değil, aynı zamanda kültürel bir misyon taşıyor. Çocuklarımızın elinden tutup bu fuara getirelim. Dedelerinin, atalarının hangi değerleri ürettiğini görsünler. Bu bilinç olmadan bu mirası yaşatamayız.” Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir konuşmasında yerel ürünlerin kültürel anlamına dikkat çekti, “Her ürün sadece bir tüketim ürünü değildir. Toprağın, emeğin ve kültürün bir yansımasıdır” dedi.
Ali Çandır: YÖREX bir hikâyedir
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır da açılıştaki konuşmasında, YÖREX’in 2009 yılında başlayan bir vizyonun ürünü olduğunu söyledi. “YÖREX, Anadolu’nun hikâyesidir. Emeğin değer bulduğu, kültürün kimlik kazandığı bir platformdur” diyen Çandır, fuarın artık küresel pazarlara açılan bir kapı haline geldiğini ifade etti. Çandır, coğrafi işaretlerde önemli sayıya ulaşıldığını ancak yeni hedefin değiştiğini belirterek, “Artık mesele sadece sayı değil. Mesele kaliteyi artırmak, katma değer üretmek ve bu ürünleri dünya markası haline getirmektir” dedi. Fuarda ikili görüşmelerle üreticilerin doğrudan alıcılarla buluştuğunu ifade eden Çandır, fuarın ticari yönüne de dikkat çekti.
‘Coğrafi işaretli ürünler patladı’
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise YÖREX’in Türkiye’de coğrafi işaret bilincini artırdığını vurguladı. “Son 16 yılda coğrafi işaretli ürün sayımız 18 kat artarak bin 800’ün üzerine çıktı” diyen Hisarcıklıoğlu, 46 ürünün Avrupa Birliği’nden tescil aldığını belirterek şöyle devam etti: “Bu ürünler sadece kültürel değer değil, aynı zamanda ihracat potansiyeli yüksek ürünlerdir. Yerel kalkınmayı destekler, istihdamı artırır ve kadın girişimciliğini güçlendirir.” dedi
‘Antalya fuar şehri olmalı’
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleymanoğlu da, Antalya’nın fuarcılıkta daha güçlü bir konuma gelmesi gerektiğine işaret etti ve “Bu şehir yılda milyonlarca turisti ağırlıyor. Böyle bir potansiyele sahipken neden bir fuar şehri olmayalım?” dedi. Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, coğrafi işaretlerin korunmasının yanı sıra markalaşmanın da büyük önem taşıdığını kaydetti. Durak, “Bu süreç kısa vadede sonuç vermez. Sabır, emek ve süreklilik ister” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından tüm protokol ve davetliler açılışını yaptıkları fuar alanını gezdi.