Antalya Ticaret Borsası (ATB) 4. Grup Meslek Komitesi Üyesi ve Güney Akdeniz Rekolte Tespit Komisyonu Üyesi Zafer Tan, zeytinliklerin korunmasına yönelik kritik uyarılarda bulundu. Aynı zamanda Büyükakça Zeytincilik’in sahibi olan Tan, zeytinliklerin sadece tarımsal bir faaliyet alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Ekolojik değerler, kısa vadeli ekonomik hesapların önünde tutulmalıdır” dedi. Zeytin ağacının binlerce yıldır Anadolu topraklarında bereket, barış ve yaşamın simgesi olduğunu ifade eden Zafer Tan, bu alanların gelecek nesillere aktarılması gereken en önemli doğal miraslardan biri olduğunu vurguladı. Tan, zeytinliklerin biyolojik çeşitliliğin korunmasından kırsal kalkınmaya, iklim değişikliğiyle mücadeleden kültürel mirasın sürdürülebilirliğine kadar pek çok alanda kritik rol oynadığına dikkat çekerek toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu.
Kırsal ekonominin bel kemiği
Türkiye’nin küresel zeytin ve zeytinyağı pazarındaki öncü konumunu hatırlatan Zafer Tan, sektörün ekonomik boyutuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Milyonlarca zeytin ağacı, binlerce üretici aile için temel geçim kaynağı oluşturuyor ve kırsal bölgelerde yerel ekonomiyi canlı tutuyor. Kaliteli üretimin ve üreticinin desteklenmesi durumunda, Türk zeytinyağının uluslararası pazarlarda çok daha güçlü bir konuma ulaşması hedefleniyor.” Zeytinliklerin çevre dostu yapısıyla ekosisteme sağladığı faydalara değinen Tan, uzun ömürlü zeytin ağaçlarının iklim kriziyle mücadeledeki önemini şu sözlerle aktardı: “Zeytinlikler birçok canlı türüne ev sahipliği yapıyor. Toprağın korunmasına, su dengesinin sağlanmasına ve erozyonun önlenmesine önemli katkı sunuyor. Uzun ömürlü zeytin ağaçları, atmosferden karbon depolayarak iklim değişikliğiyle mücadelede doğal bir karbon yutağı görevi üstleniyor. Sağlıklı ekosistemlerin korunması, gelecek nesiller için hayati önem taşıyor.”
‘Ekoloji, ekonomiden öncelikli olmalı’
İklim değişikliği, kuraklık ve doğal afetlerin tarımsal üretimi her geçen yıl daha fazla tehdit ettiğini belirten Zafer Tan, verimli tarım arazilerinin ve su kaynaklarının korunmasının vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Doğayı korumanın uzun vadeli kalkınmanın temel şartı olduğunu ifade eden Tan, “Doğayı korumadan sürdürülebilir bir ekonomi kurmak mümkün değildir. Zeytinlikler sadece bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirasıdır. Bu nedenle ekolojik değerler, kısa vadeli ekonomik hesapların önünde tutulmalıdır. Zeytinliklerin korunması aynı zamanda tarih, kültür ve geleneklerimizin yaşatılması anlamına gelir” diyerek sözlerini noktaladı.