Ergenlik, insan hayatının en fırtınalı dönemi olarak tanımlanıyor. Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun, bu dönemde bedensel gelişimin, ruhsal gelişimin fersah fersah önüne geçtiğini hatırlatarak, “Beynin planlama, dürtü kontrolü ve sağlıklı karar vermeden sorumlu bölgesi olan prefrontal korteks (kaptan köşkü), 20-25 yaşına kadar gelişimini tamamlamıyor. Bu durum, ergenlerin neden sıra dışı ve rasyonel olmayan davranışlara meyilli olduğunu bilimsel olarak açıklıyor” dedi.

‘Freni zayıf bir otomobil gibi’

Ergenlik çağındaki gençlerin nöropsikolojik gelişim süreçlerini tamamlamadan madde bağımlılığı ve siber zorbalık tehdidiyle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Altun, ailede ve okulda zedelenen ‘adalet algısının’ gençleri şiddete ve bağımlılığa iten en büyük tetikleyici olduğu konusunda toplumu uyardı. Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın verilerini hatırlatan İsa Altun, “Ergen beynini ‘freni zayıf bir otomobile’ benzetiyor. Beyindeki fren mekanizması olan GABA sistemi zayıfken, gazı temsil eden glutamat sistemi oldukça aktiftir. Bu hassas dengeye alkol veya madde kullanımı eklendiğinde, beyindeki ‘kaptan köşkü’ tamamen devre dışı kalıyor. Madde etkisi altındaki genç, öfkesini kontrolsüzce dışa vuruyor ve gerçeklikten kopan mağduriyet senaryoları üreterek şiddete yöneliyor. Adalet algısı bozulursa şiddet kaçınılmaz oluyor. Bir genç hem evde hem de okulda haksızlığa uğradığını, sesinin duyulmadığını veya baskı altında olduğunu hissederse; aidiyet ihtiyacını yanlış gruplarda ve maddelerde aramaya başlıyor. Sıcak, tutarlı ve sınırları net çizilmiş bir ebeveynlik tarzının yokluğu, genci siber zorbalığın ‘anonim cesaretine’ veya şiddetin ‘sahte gücüne’ teslim ediyor” diye konuştu.

Antalya'da yarın hava nasıl olacak? 20 Nisan Pazartesi
Antalya'da yarın hava nasıl olacak? 20 Nisan Pazartesi
İçeriği Görüntüle

‘Travmaya Duyarlı Okul’ modeli

Geleneksel eğitim modellerinin okul şiddetini önlemede yetersiz kaldığı belirtilen Altun, “ABD gibi ülkelerde yaygınlaşan ‘Travmaya Duyarlı Okul’ modeli öneriliyor. Bu modelde akademik başarının yanı sıra; mindfulness (bilinçli farkındalık) uygulamaları, sosyal-duygusal öğrenme programları, öğrencilerin sorunlarını anonim olarak iletebileceği dijital çözüm merkezleri ön plana çıkıyor” dedi. İsa Altun, toplumdaki kutuplaşma ve öfke dilinin gençler üzerindeki etkisini ‘çember etkisi’ olarak nitelendirerek, “En iç halkadaki yöneticilerin ve liderlerin kullandığı sert dil, dalga dalga büyüyerek en dış halkadaki gençlere ulaşıyor. Rol model olarak öfkeyi ve güç gösterisini gören ergenler, şiddeti normal bir hak arama yöntemi olarak benimsiyor. Çözüm ise; hukuki, sosyal ve ahlaki normların aileden okula kadar bir bütün olarak korunmasında yatıyor” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Esra ALTUNKES