Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan özel güvenlik görevlilerinin sendikal tercihlerine müdahale edildiği, bazı işçilerin mevcut sendikalarından istifa ederek başka bir sendikaya geçmeleri yönünde baskı gördükleri ve karşı çıkan çalışanların görev yeri değişikliği ya da işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığı yönündeki iddialar gündeme geldi. Türkiye İş Antalya İl Başkanı Abdullah Kayser, iddiaların son derece ciddi olduğunu belirterek, konunun bütün yönleriyle araştırılması çağrısında bulundu.
İddialara göre belediye bünyesinde görev yapan yaklaşık 200-250 özel güvenlik görevlisi kısa süre içerisinde sendika değişikliği gerçekleştirdi. Aynı süreçte yaklaşık 50 yeni işçinin işe alındığı ve bu kişilerin sendikal tercihleri üzerinden örgütlenme dengesinin etkilenmeye çalışıldığı da ileri sürüldü.
Yaşanan gelişmelerle ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Başkanlığı tarafından müfettiş görevlendirildiği de iddia edilirken, gözler yapılacağı öne sürülen incelemeye çevrildi.
‘Sendikal tercih işçinin özgür iradesidir’
Türkiye İş Antalya İl Başkanı Abdullah Kayser, sendikal örgütlenmenin çalışma hayatının temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, hiçbir işçinin sendika tercihi nedeniyle baskı altına alınmaması gerektiğini söyledi.
Kayser, “Bir işçinin hangi sendikaya üye olacağına, hangi sendikadan ayrılacağına veya sendikasını değiştirmeyeceğine kendisi karar verir. Bu kararın işveren, yönetici, amir ya da herhangi bir başka kişi tarafından yönlendirilmesi kabul edilemez. Hele ki işçinin görev yeri, çalışma koşulları veya iş güvencesi üzerinden baskı kurulması söz konusuysa, bunun mutlaka araştırılması gerekir” dedi.
Sendika değişikliklerinin çok kısa bir zaman içerisinde ve yüksek sayıda gerçekleşmesinin dikkatle incelenmesi gerektiğini ifade eden Kayser, “200-250 civarında çalışanın kısa bir zaman diliminde sendika değiştirdiği iddiası var. Bu değişikliklerin gerçekten çalışanların özgür iradesiyle mi gerçekleştiği, yoksa herhangi bir baskı veya yönlendirme olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır. Bizim talebimiz nettir: İşçinin iradesine dokunulmasın” diye konuştu.
‘İşçinin ekmeği sendika tercihiyle sınanmamalı’
İddiaların en önemli boyutunun, çalışanların iş güvencesi üzerinden baskı görüp görmediği olduğunu belirten Kayser, işçinin ekmeğinin sendikal tercihiyle ilişkilendirilmesinin kabul edilemeyeceğini dile getirdi.
Kayser, “Bir çalışana ‘Bu sendikadan ayrıl’, ‘Şu sendikaya geç’, ‘Geçmezsen görev yerin değişir’ veya ‘İşini kaybedebilirsin’ şeklinde bir yaklaşımda bulunulmuşsa burada ciddi bir sorun var demektir. İnsanların geçim kaynakları üzerinden sendikal tercihlerini belirlemeye zorlanması çalışma barışı açısından da son derece sakıncalıdır” ifadelerini kullandı.
Türkiye İş Antalya İl Başkanı Kayser, işçilerin korku veya baskı altında değil, tamamen kendi iradeleriyle karar verebilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Sendika üyeliği bir pazarlık konusu değildir. İşçinin ekmeğiyle sendika tercihi arasında bir bağ kurulamaz” dedi.
‘İş Teftiş müfettişi görevlendirildiği iddiası açıklığa kavuşturulmalı’
Kayser, İş Teftiş Başkanlığı tarafından müfettiş görevlendirildiği yönündeki iddianın da önem taşıdığını belirterek, bu konuda kamuoyunun açık biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Eğer gerçekten İş Teftiş Başkanlığı tarafından müfettiş görevlendirildiyse bunun kapsamı ve amacı nedir? Hangi iddialar inceleniyor? Çalışanların beyanları alınacak mı? İşçilerin sendika değişikliklerinin hangi koşullarda gerçekleştiği araştırılacak mı? Bunların tamamının açıklığa kavuşması gerekiyor” diyen Kayser, incelemenin varsa tüm delillerin değerlendirilmesiyle yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Kayser, “İşçilerin beyanları, kurum içi yazışmalar, görevlendirmeler, sendika üyelik ve istifa tarihleri, işçilerin görev yerlerinde yapılan değişiklikler ve varsa yöneticilerin talimatları birlikte değerlendirilmelidir. Böylece ortada gerçekten bir baskı veya yönlendirme olup olmadığı somut şekilde ortaya konulabilir” dedi.
‘50 yeni işçi alımı da araştırılmalı’
Sendika değişikliği iddialarının yanı sıra yaklaşık 50 yeni işçinin işe alındığı yönündeki iddiaların da araştırılması gerektiğini belirten Kayser, personel alımlarının gerçek bir ihtiyaçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ortaya konulmasının önemine dikkat çekti.
Kayser, “Elbette belediyeler personel ihtiyacı doğrultusunda işçi alabilir. Ancak yaklaşık 50 kişinin hangi tarihlerde, hangi ihtiyaç nedeniyle ve hangi pozisyonlara alındığı kamuoyunun bilmesi gereken bir konudur. Bu alımların sendikal yetki süreciyle herhangi bir bağlantısı olup olmadığı da araştırılmalıdır” ifadelerini kullandı.
İşe alınan kişilerin sendikal üyelikleri konusunda herhangi bir yönlendirme yapılıp yapılmadığının da incelenmesi gerektiğini belirten Kayser, “İşe giriş süreci ile sendika üyeliği arasında olağan dışı bir ilişki varsa bunun ortaya çıkarılması gerekir. Gerçek personel ihtiyacı varsa bunun belgeleri vardır. Kadro ihtiyacı, işe alım gerekçesi, görev tanımı ve işe başlama tarihleri incelendiğinde tablo zaten ortaya çıkacaktır” diye konuştu.
‘Muvazaa iddiası varsa bütün yönleriyle incelenmeli’
Yaklaşık 50 yeni işçinin işe alınmasının sendikal yetki dengesini değiştirmek amacıyla gerçekleştirildiği yönündeki “muvazaa” iddiasına da değinen Kayser, bu iddianın yalnızca sözlü tartışmalarla geçiştirilemeyeceğini söyledi.
Kayser, “Ortada böyle bir iddia varsa bunun gerçek olup olmadığı belgeler üzerinden araştırılmalıdır. İşe alınan kişilerin hangi tarihte işe başladığı, hangi görevlerde çalıştığı, sendikaya hangi tarihte üye olduğu ve bu kişilerin işe alınma gerekçeleri incelenmelidir. Sonuçta gerçek neyse ortaya çıkmalıdır” dedi.
‘Kim talimat verdi, kim uyguladı?’
Türkiye İş Antalya İl Başkanı Abdullah Kayser, iddiaların en önemli boyutlarından birinin ise sürecin varsa hangi makam veya kişiler tarafından yönlendirildiği olduğunu ifade etti.
Kayser, “Çalışanlara sendika değiştirmeleri yönünde bir talimat verildiyse bu talimat kim tarafından verildi? İşçilerin karşı çıkması halinde görev yeri değişikliği veya işten çıkarma yönünde bir tehdit olduysa bunu kim yaptı? Amirler veya yöneticiler aracılığıyla böyle bir baskı kurulduysa bunun arkasında herhangi bir yönetim talimatı var mıydı? Bunların tamamı araştırılmalıdır” şeklinde konuştu.
Kayser, iddiaların herhangi bir kişi hakkında kesin hüküm oluşturacak şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini de belirterek, “Burada bizim yaptığımız herhangi bir kişiyi suçlamak değildir. Biz işçinin hakkının korunmasını istiyoruz. Bir iddia varsa devletin yetkili kurumları bunu araştırır, delillere bakar ve sonucunu ortaya koyar. Bizim talebimiz şeffaf ve tarafsız bir incelemedir” dedi.
‘Başkan vekili ve yöneticilerin açıklama yapması önemli’
İddiaların odağında olduğu öne sürülen Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Behiç Özdemir ve Zabıta Dairesi Başkanı Yakup Önder’in de kamuoyuna açıklama yapmasının önemli olduğunu belirten Kayser, “İsimleri geçen herkesin kendisini açıklama hakkı vardır. İddialar varsa cevapları da kamuoyuna açık şekilde verilmelidir” ifadelerini kullandı.
Kayser, “Kimse peşinen suçlanmamalıdır. Ancak kimsenin de ciddi iddiaların üzerinin kapatılmasını istememesi gerekir. Eğer baskı olmadıysa bunun açıkça ortaya konulması, baskı olduğu yönünde iddia varsa da bunun araştırılması gerekir” dedi.
‘Sendikal özgürlük kırmızı çizgimizdir’
Türkiye İş Antalya İl Başkanı Abdullah Kayser, sendikal hakların siyasi veya idari tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini belirterek, çalışma hayatında sendikal özgürlüğün korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.
Kayser, “Bizim için mesele hangi sendikanın daha fazla üyesinin olduğu değildir. Mesele işçinin özgür iradesidir. Bir işçi istediği sendikaya üye olabilmeli, istediği zaman yasal çerçevede sendikasından ayrılabilmeli ve bunu yaparken işini kaybetme korkusu yaşamamalıdır” diye konuştu.
‘Antalya kamuoyu gerçeğin ortaya çıkmasını bekliyor’
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki iddiaların yalnızca sendikalar arasındaki bir üye sayısı veya yetki tartışması olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Kayser, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ortada 200-250 çalışanın kısa sürede sendika değiştirdiği yönünde bir iddia var. Yaklaşık 50 yeni işçinin aynı dönemde işe alındığı yönünde bir iddia var. Çalışanlara baskı yapıldığı ve görev yeri veya işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya bırakıldıkları yönünde iddialar var. Bir de İş Teftiş Başkanlığı tarafından müfettiş görevlendirildiği iddiası bulunuyor. Bunların tamamı araştırılmalıdır.”
Kayser, “Biz Türkiye İş olarak işçinin yanında olmaya devam edeceğiz. İşçinin iradesinin baskı altına alınmasına, ekmeğinin sendikal tercihine bağlanmasına karşıyız. Yetkili kurumların yapacağı incelemenin sonucunu bekliyoruz. Eğer ortada bir hukuksuzluk varsa sorumlularının ortaya çıkarılması, yoksa da iddiaların gerçeği yansıtmadığının kamuoyuna açıklanması gerekir” dedi.
‘Beklentimiz şeffaflık ve adalet’
Abdullah Kayser, sürecin sağlıklı şekilde sonuçlandırılabilmesi için belediye yönetimine, sendikalara ve yetkili kurumlara çağrıda bulunarak, “Kimse işçinin ekmeği üzerinden hesap yapmamalıdır. Sendikal tercihler üzerinden baskı kurulmasına izin verilmemelidir. İşçiler korkmadan, çekinmeden ve herhangi bir bedel ödemek zorunda kalmadan sendikal tercihlerini yapabilmelidir. Antalya’da çalışma barışının korunması için herkes sorumlulukla hareket etmelidir” ifadelerini kullandı.
Kayser, son olarak kamuoyunun beklentisinin açık olduğunu belirterek, “İddialar araştırılsın, gerçek ortaya çıksın. Kim haklıysa onun hakkı teslim edilsin. İşçinin hakkı ve hukuku korunarak süreç tamamlanmalıdır. Bizim talebimiz budur” dedi.




